Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > İlkçağ ve Medeniyetleri Tarihi > Mezopotamya Uygarlıkları > Asurlar

Asurlar Asurlar Uygarlığı Hakkında Detaylı Bilgiler..

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 25 Nisan 2013, 19:03   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.412
Aldığı Beğeni: 4
Beğendikleri: 20
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır
Standart 1. Dünya Savaşı ve Paris Barış Konferansında Asuriler

1. Dünya Savaşı ve Paris Barış Konferansında Asuriler

Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılacağına ilişkin beklentileri güçlendirdi. Bu durumda, İmparatorluk bünyesindeki tüm topluluklar gibi, Asurîler/Süryaniler de Osmanlı sonrasına ilişkin arayış içine girdiler. Aslında Ruslar daha savaştan önce bölgedeki Ermeni, Asurî ve Kürt topluluklarla ilişkiye girmişti. Hatta 1912 yılında, İran'da yaşayan Asurîlerin önemlice bir bölümünün Moskova Ortodoks Kilisesi'ne bağlandıklarını görüyoruz. Savaş başlar başlamaz, Nesturîlerin dinsel önderi Mar Şimun Benyamin, Tiflis'e giderek Kafkasyadaki Rus orduları başkomutanı Grandük Nikola ile görüştü. Oradan Moskova'ya giden Benyamin, bizzat Çar II. Nikola tarafından da kabul edildi. Bu görüşmelerde Ruslardan önemli bazı güvenceler alan Asurîler, herhangi bir baskı ve zorlamayla karşılaşmadıkları halde, yasal hükümetleri olan Osmanlı yönetimine karşı ayaklanarak Rus Ordusu ile işbirliği yaptılar. Osmanlı topraklarına giren Rusların 1915 yılının Nisan ayında geri çekilmesi üzerine, Osmanlı Ordusu, kendisine ihanet eden Asurîlere karşı bir cezalandırma operasyonu gerçekleştirdi. Büyük çoğunluğu, İran'a, soydaşlarının yaşadığı Urumiye'ye kaçtılar. Bu sırada, özellikle Kürt aşiretlerinin saldırıları nedeniyle bazı kayıplar da verdiler. Nüfusunun büyük çoğunluğunu Asurîlerin oluşturduğu 20 bin nüfuslu Gavar (Yüksekova) kasabası ile Hakkâri ve Van'a bağlı 30-40 kadar Asurî köyü boşaldı. Ortaya çıkan can kaybının miktarı ile ilgili birçok spekülasyon vardır. Asurîler 1922 yılında kayıplarının 275 bin olduğunu ileri sürmüşlerdi. Ama bu rakam, -tıpkı "Ermeni soykırımı"na ilişkin savlarda olduğu gibi- zaman içinde aritmetik bir hızla artarak, günümüzde 750 bine ulaştı. Gerçekte, 275 bin rakamının bile, o dönemde bölgede yaşayan Asurîlerin toplam sayısı dikkate alındığında aşırı abartılı olduğu bellidir. Ama onlar da, Ermenilerden esinlenerek, bu dönemde kendi ihanetlerinin karşılığı olarak uğradıkları can kayıplarını "Asurî soykırımı" olarak adlandırmakta ve bu yolla, yine tıpkı Ermeniler gibi, Batı'nın desteğini sağlamaya ve küçük topluluklarını bir arada tutmaya çalışmaktadırlar.
Ruslar geri dönüp, bölgeyi denetim altına alınca, Urumiye'de toplanmış olan Asurîlerden üç tabur oluşturarak Osmanlı Ordusu'na karşı kullandılar. 1917 devriminden sonra Rus Ordularının dağılması, Asurîleri korumasız durumda bıraktı. Bunun üzerine onlar da İngiltere'nin koruması altına girmeye çalıştılar. Bu yöndeki girişimleri sonuç verdi ve Urumiye'ye gelen İngiliz İstihbarat Servisi görevlisi Yüzbaşı Gracey, 1917 yılının Aralık ayı ile 1918'in Ocak ayında Asurî ileri gelenleriyle bir dizi görüşme yaptı. ABD'nin Urumiye Konsolosu John Shedd ve Rusya'nın Urumiye Konsolosu Basil Nikitine'in de katıldığı bu görüşmelerde Yüzbaşı Gracey, Türklere karşı örgütlü silahlı direnişlerini sürdürmeleri halinde savaştan sonra bağımsızlıklarını kazanmalarında onlara yardımcı olunacağını vaat etti. Bu amaçla onlara para ve silah sağlandı.
Asurîler, İngilizlerden aldıkları destekle bir süre Ermenilerle birlikte Osmanlı Ordusu'nun ilerlemesini durdurmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. Dinsel önderleri Mar Şimun Benyamin, 3 Mart 1918'de, beraberindeki 2770 Asurî ile birlikte Batı İran'daki Hoy kentinde Simko unvanıyla bilinen İsmail Ağa'nın lideri olduğu Şikak adlı Kürt aşiretinin savaşçıları tarafından öldürüldü. Bu olaydan sonra başsız kalan ve dağılan Asurîler, Hamadan üzerinden Irak'ın İngiliz işgali altına girmiş olan bölgelerine kaçmaya çalıştılar. Ama bu kaçış sırasında da, çevredeki Müslüman, özellikle Kürt aşiretlerinin saldırıları ve salgın hastalıklar yüzünden önemli kayıplar verdiler. Kayıpların sayısı ile ilgili olarak yine çelişkili bilgiler verilmekle birlikte, bu sayının yaklaşık 20 bin civarında olması olanaklı görünüyor. 26 bini Nesturî ve Keldanî, 14 bini ise Ermeni olmak üzere, 40 bin Hıristiyan 1918 yılı Ağustos ayında İngilizlere sığındı. Sığınmacıların sayısı Eylül'de 50 bini buldu. Kasım ayında, Diyala Nehri üzerinde Bakuba Kampı'nı kuran İngilizler, sığınmacıları buraya yerleştirdiler. Kamp sakinlerinin 35 bini Nesturî-Keldanî, 15 bini ise Ermeni idi.
Başlangıçta, İngilizlerin Asurîlerle ilgili ciddi hesapları vardı. Büyük Zap Irmağı'nın kuzeyinde, kendi korumaları altında özerk bir devlet kurarak, bu devletin Lübnan'dakine benzer bir düzenlemeyle yönetilmesini tasarlıyorlardı. Bu amaçla, İngiltere'nin Mezopotamya'daki işgal güçleri komutanı Orgeneral William Marshall, Gavar (Yüksekova) ve Çölemerik'in işgal edilmesini önerdi. Ancak bu öneri, mevcut koşulların sığınmacıların yerleştirilmelerine uygun olmadığı gerekçesiyle geri çevrildi.
Asurîler, Birinci Dünya Savaşı'nda, özerk ya da bağımsız bir devlet beklentisiyle Rusların ve İngilizlerin vaatlerine kapılarak, yüzlerce yıldır yönetimi altında göreli bir özgürlük ve güvenlik içinde yaşadıkları Osmanlı yönetimine başkaldırmakla bir tür kumar oynamışlardı. 1915-1918 yılları arasında çektikleri acıların ve uğradıkları kayıpların temelinde bu olgu yatmaktaydı. Şimdi, son birkaç kuşaktır bu beklentiyi onlara aşılayan "koruyucuları"ndan ödedikleri bedelin karşılığını isteme zamanının geldiğini düşünüyorlardı. Bu amaçla, Birinci Dünya Savaşı sonunda Paris'te toplanan Barış Konferansı'na dört temsilci heyeti gönderdiler. Ancak, bölgenin geleceğine ilişkin hesapları Asurîlerinkiyle çelişen İngilizler, bu heyetlerin Paris'te isteklerini dile getirmelerini çeşitli yöntemlerle engellemeye çalıştılar. İran delegasyonu içinde yer alan Asurî heyetinin toplantıya katılması engellendi. Mezopotamya Nesturîlerini temsilen Paris'e gelen, öldürülen Mar Şimun Benyamin'in kız kardeşi Sırma Hanım, görüşmelerde bulunma bahanesiyle Londra'ya çağırıldı ve Konferans'ın sonuna kadar orada alıkondu. Buna karşın, konferansa Keldanîler adına katılan Keldanî Katolik Kilisesi temsilcileri Said Namık ve Rüstem Necib, Asurî isteklerini anlatma olanağını buldular. İstekleri, Musul, Urumiye, Diyarbakır ve Urfa vilayetlerini içine alan; batıda Fırat Nehri, kuzeyde Van Gölü, doğuda Zagros Dağları, güneyde Bağdat yakınlarına dek uzanan geniş alanda, Batılı bir gücün mandatsı altında önce özerk, sonra bağımsız bir Asurî Devleti'nin kurulmasıydı. ABD delegasyonu içindeki Asurî heyeti de, kurulacak devletin, Trablusşam üzerinden Akdeniz'e çıkışının sağlanması gerektiğini belirtti. Asurîlerin, bölgedeki toplam sayılarıyla orantısız olan bu isteklerini doğal olarak kimse ciddiye almadı.

Kaynak: İhsan Şerif Kaymaz, ALDATILAN BİR HALKIN TRAJEDİSİ: ASURÎLER (SÜRYANİLER), Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

serhatocak bu mesaja teşekkür etti
__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
asuriler, baris, barış, dunya, dünya, konferansinda, konferansında, paris, savasi, savaşı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 21:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.