Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Diğer Bilim Dalları > Biyoloji > Biyoloji Makaleleri

Biyoloji Makaleleri Biyoloji Bilimiyle İlgili Yazılan Akademik Makaleler

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02 Mart 2013, 02:46   #1
Özel Üye
SimHa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: İstanbul
Konular: 720
Mesajlar: 941
Aldığı Beğeni: 13
Beğendikleri: 0
SimHa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Feromonlar

Hayvanlar âlemine verilmiş mühim hususiyetlerden birisi, bulunduğu çevrenin farkında olmalarıdır. Böylece bir hayvan hem kendi hemcinsleriyle haberleşir, hem de diğer hayvanlardan haberdâr olur; onlarla olan dostluk-düşmanlık, av-avcı gibi münasebetlerini ayarlar. Bizim ileri teknoloji ve elektronik bilgilerimizle kısmen yakalayabildiğimiz haberleşme ve karşı tarafa tesir etme gibi girift problemleri, çeşitli mekanizmalar kullanarak çözmüştür.
Hayvanlarhaberleşmede kimyevî bir dili kullanırlar.
Feromonlar, bir canlıdan salgılandıktan sonra aynı türden başka canlılarda davranış değişikliklerine yol açan, aralarında haberleşmeyi sağlayan koku benzeri, ama kokusuz kimyevî maddelerdir. Feromon kelimesinin sözlüklere girmesi 1950′lerden sonra olmuştur. Dişi bir kelebeğin (Lasioampa quercus) salgıladığı bir maddenin erkek kelebekleri çektiğini ve ortamda bulunan diğer kokuların bunu engelleyemediği ilk olarak 1800′lerin son yıllarında gözlenmişse de, ilk feromon 1956 yılında bulunmuştur.


Bu, yetişkin ipek böceklerine ait güçlü bir cinsî çekim feromonuydu. Bir Alman araştırma ekibi bunu izole edebilmek için 20 yıl çalıştı. Ekip, 500.000 dişi güvenin karnındaki bezleri aldıktan sonra ilginç bir madde buldu. Bu maddeden çok küçük bir miktar bile erkek güvelerin dişileri çekebilmek için hususî bir dans hareketine başlamaları için yeterliydi. Bu madde erkek güvelere ‘yanıma gel’ mesajı iletiyordu ve kilometrelerce öteden bile tesirini gösteriyordu. Araştırmacılar, tek bir dişi güvenin, kesesindeki feromonun tamamını bırakması durumunda, çok kısa sürede bir milyar erkeği kendine çekebileceğini hesapladılar.

Bir dişi hayvanın, üreme zamanını erkek hayvanlara bildirerek onları yanına çağırmayı, karıncaların sosyal hayatlarını düzenlemeyi, kraliçe arı hariç bütün dişi arıların üremelerini engelleyerek onları işçi olarak çalıştırmayı sağlayan feromonlar, canlıların yaratılış gâyelerine uygun olarak görevlerini yapmalarında önemli roller üstlenmişlerdir.
Feromonlar son derece tesirli, kokusuz, uçucu maddeler oldukları için salgılandıktan sonra diğer canlılar bundan istemeden de olsa etkilenirler. Birşeyden çok şeyi farklı farklı hususîyetlerle yaratan Hikmeti Sonsuz Rabbimiz, feromonları da her türe has bir dizaynla yaratmıştır. Feromonlar genellikle şu şekilde sınıflandırılabilir:

Toplanma feromonları: Erkek ve dişileri bir araya toplanmaya çağırır. Göç etmeden önce toplanmayı ve gıdaların bulunduğu yerin keşfedildiğini haber vermede kullanılır.

Alarm ve ikaz feromonları: Yaklaşan bir tehlikeyi haber vermede kullanılır.

Yumurta bırakmayı engelleyici feromonlar: Aşırı nüfus artışını engellemek için dişi hayvanlar tarafından yayılır. Belli bir müddet sonra nüfusun çok fazla olduğu müthiş bir programla hesaplanarak, canlının üremesi durdurulur.

Mekân sahiplenme feromonları: Birçok memeli hayvan arasında bir hayat ve faaliyet sahasını belirlemede kullanılır.

Üreme feromonları: Üremek için karşı cinsi çeker. Bu feromonlar türlerin nesillerinin devamı için önemlidir.

Takip feromonları: Çeşitli maksatlar için yolları işaretler, karıncaların gıda bulması buna güzel bir örnektir.

Arılar, karıncalar gibi böcek türlerinde feromonlar, haberleşme vasıtası olarak sosyal hayatın düzenlenmesinde ve üremede çok önemli rol oynamaktadır. Daha yüksek organizasyonlu yaratılışa sahip hayvanlar iletişimde ses ve vücut hareketlerini kullansalar da feromonlar, çeşitli davranışların belirlenmesinde önemini korumaktadır.

Bir böcekte 9-10 g veya daha az miktarda feromon bulunur. Bugün 1.000′in üzerinde feromon çeşiti tespit edilmiştir. Bunlar başlıca böceklerde, aynı zamanda kabuklu eklembacaklılar, örümcekler, balıklar, kurbağalar, sürüngenler ve memelilerde bulunmuştur. Kuşlarda ise bulunamamıştır.

Mucizevî bir ürün olan balı ve harika mimarisi olan peteği ile arılarda; ana arı feromonları, çiftleşme feromonları, alarm feromonları, ayak içi feromonu gibi feromonlar başta olmak üzere otuzbir farklı feromonun mevcut olduğu tespit edilmiş olup, bunlardan sadece onüç tanesinin özellikleri bilinmektedir.

Ana arı feromonları işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesine mâni olarak onların düzen içerisinde çalışmasını sağlar. Üreme feromonları evlenme uçuşu sırasında erkek arıları etkiler, feromon yoğunluğunu takip eden erkek arılar ana arıya ulaşır ve onunla birleşirler.

Koloninin müdafaasıyla alâkalı bir işçi arı rahatsız edildiğinde veya yuvası için bir tehlike sezdiğinde, karın bölgesini kaldırarak iğne çemberini açar, iğnesini çıkarır ve bir damla zehir salgılar. Kanatlarını hızlı bir biçimde çırparak alarm feromonlarının yayılmasını sağlar. Böylece diğer arılar uyarılır ve tehlike kaynağı araştırılarak hücuma geçilir.

İkinci bir alarm feromonu olan

heptanon adlı bileşik, işçi arıların çene bezlerinde üretilir. Ana arılar, erkek arılar ve petekten yeni çıkmış genç işçi arılar,
heptanon üretemezler. Arıların heptanonu niçin ve ne zaman kullandıkları henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, kovan içine giren yabancı ve yağmacı arıların 2- heptanon ile işaretlendiği, çiçekler üzerine sürülen
heptanonun arıların bu çiçeklere yaklaşmasını önlediği, arıların nektarı alınmış çiçekleri bu madde ile işaretleyerek diğer arıların uğramasını engelledikleri sanılmaktadır.

Nasanof feromonu, işçi arıların 7. karın halkası bölgesinde bulunan salgı bezlerinden salgılanır. Tarlacı işçi arılar çok zengin bir kaynak bulduklarında bu feromon ile kaynağın yerini işaretleyerek diğer arıların kaynağı kolayca bulmasını sağlar. İzci arıların bulduğu yeni yuva yerleri diğer arılar tarafından kolaylıkla bulunur.

Termitler de yuvada işlerin iyi gitmesi ve düşman istilâsında alarm verilmesi gibi işler için feromon salgılarlar. Kraliçe termit diğer dişilerin üremesini durdurmak ve cemiyetin birliği için diğerlerinin üremesini durdurucu feromon salgılar.

Ergin çöl çekirgesi erkeklerinin salgıladığı bir feromon, diğer cinsin tam olgunlaşmamış olan fertlerinin olgunlaşmasını, yani er ve yumurtalık bezlerinin birbirine denk gelecek şekilde olgunlaşmasını sağlar.

Bir erkek ve dişi kelebek birbirlerini fark ettikleri anda, karşılıklı haberler göndermeye başlar. Erkek kelebeğin gâyesi dişinin bir yere konmasını ve üreme için hazırlanmasını sağlayabilmektir. Bazı türlerde dişi, erkeğin yaklaşmasını onaylamak maksadıyla karın bölgesini kanatların arasından yukarı doğru kaldırır. İnsanların koku olarak idrâk edebildikleri bazı uyartılar kelebekler tarafından kimyevî kelimelerle yerine getirilir.

Memelilerde de feromonlar, çeşitli davranışların belirlenmesinde kullanılır. Dişilerden salgılanan feromonların erkekleri cezb ettiği, erkeklerden salgılanan feromonların ise üreme zamanının başlamasını ve yumurtlamayı düzenlediği bilinmektedir. Meselâ, erkek hayvanın bulunmadığı sürülerde dişi koyun ve keçilerin yumurta üretme zamanlarının bozulduğu belirlenmiştir.

Feromonların, memeliler içerisinde en çok kemirgenlerin davranışları üzerinde tesirli olduğu bilinmektedir. Dişi farelerin üreme zamanlarının erkek farelerin varlığı ile başladığı ve düzenlendiği hattâ eşinden başka erkek sıçanla yaşamaya başlayan dişi gebe sıçanların düşük yaptığı, bilinen bir gerçektir. Araştırmacılar dişi farelere, erkek farelerin idrarı koklattırıldığı zaman ergenliğe daha çabuk ulaştıklarını bulmuşlardır. Ayrıca, farelerde feromonların bilgi aktarmada bile rolü olduğu bilinmektedir.

Memelilerden tüysüz köstebek faresi yuvadaki diğer dişiler üzerine tesirli olan bir feromon salgılayarak onların cinsiyet gelişmelerini durdurur. Yeraltında yaşayan bu hayvan, futbol sahası büyüklüğünde bir alana galeriler açar. Kraliçe köstebek faresi 10 yıl süre ile 3 ayda bir yavrular. 80 köstebek faresi onun kontrolü altındadır.

İnsan feromonları
İnsan feromonları diğer canlılarda olduğu gibi karşı cinsi cezbeden hususî yaratılmış kimyevî maddelerdir. Aslında insanlar bunu hissetmezler. Feromonları algılamakla vazifeli vomeronazal organ, (VNO) burun tabanına yerleşmiş çift taraflı bir alıcıdır ve feromonları hissederek beynin hipotalamus kısmına nakleder. İnsanda, hâmilelik, annelik davranışları ve sosyal münasebetlerde tesirli olan bir sistemdir. Feromonların ay halinin düzeninde rolü olduğu, kadınlarda hissiyat değişiklikleri yaptığı, anne-bebek bağını artırdığı, eşler arasındaki yakınlaşmayı artırdığı gözlenmiştir.

İnsanlararası münasebetlerde ve davranışlarda, koku duyusunun belirleyici bir tesiri olduğu savunulurken, koku almayan hastalarda bu durumu açıklamada bir eksiklik göze çarpmaktadır. Son çalışmalarla VNO’nun bu eksiği giderebileceği ve şuurlu olarak fark edilmese de hissî uyarıların davranışları etkileyebileceği ileri sürülmüştür. İnsanlararası feromonal tesirler, uzun yıllardan beri savunulmakta ve bunun cinsiyete has olduğu düşünülmektedir.

İnsanların feromonları, derinin çeşitli bölgelerinden (koltuk altı, kasık vs gibi) yayılmaktadır.

Birlikte çalışan kadınlar arasında görülen toplu âdet görme veya erkeklerle aynı ortamda çalışan kadınlarda görülen düzensiz âdet görme feromonal tesire örnek verilebilir. Bu konuda yapılan deneyler kadınlar arasında hormonal durumla ilgili bilgileri taşıyan kimyevî maddelerin geçişi olduğunu düşündürmektedir. Feromonal tesirlerin birbirlerinden hoşlanan, birbirleri ile iyi geçinen, ortak çalışma isteği içinde olan kişiler arasında daha güçlü olduğu da anlaşılmıştır.

Tespit edilmiş insan feromonları vomeroferinler steroidler gibi çeşitli moleküler yapıdadır.

Erkekler kadınlara nazaran daha yoğun miktarlarda androsteneidion salgılarlar. Kadınlar bu maddeye erkeklerden daha duyarlıdırlar.

Monti-Bloch’un yaptığı bir çalışmada, Amerikan Psikoloji Topluluğu’nun tanımladığı davranış şeklini değerlendiren 70 sorudan ibaret bir psikolojik test, vomeroferin yapısındaki androsteneidion uygulanmasından önce ve sonra kadınlarda yapılmıştır. Neticede bu vomeroferinin istatistikî olarak önemli ölçüde kadınlarda negatif davranışların azalmasına, rahatlamayı artırdığına, kendini iyi hissetmeyi sağladığına şahit olunmuştur.

Birçok memeli türünde VNO uyarısının; gebelik, ergenlik çağı gibi fizyolojik hâdiselerde tesirli, üreme ile âlâkalı hormonların salınımına sebep olduğu bilinmektedir. İnsanda da vomeroferinlerin LH (Lüteinizan hormon), FSH (Folikül stimüle edici hormon) ve testosteron salınımının seviyesini değiştirdiği deneyle gösterilmiştir.


Sentetik olarak üretilen bazı insan feromonlarının tesiri, bunları üreten firmalar tarafından mübalâğalı bir şekilde reklam edilse de, bu husustaki ilmî veriler çok kesin ve çarpıcı değildir. Ancak zamanla bu maddelerin tesir mekânizmalarının daha iyi anlaşılabileceğine, bilhassa eşler arasındaki ruhî uyum ve anlaşma ile bu maddeler arasında bir paralellik olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek olduğu görülmekedir.

Büyük bir ihtimal ile ruhî değişimlerin zamanla vücudun kimyasını da değiştirdiği ve ailevî münasebetlerin işleyişine tesir ettiği de gösterilebilir. Belki de birbirlerini sevmeyen, kalbî ve ruhî uyumsuzluk içinde olan eşlerin ruhlarındaki sıkıntı ve çarpık duygular onların kimyasını bozarak feromonlarını değiştirmektedir.

__________________
SimHa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02 Mart 2013, 14:45   #2
Özel Üye
SimHa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: İstanbul
Konular: 720
Mesajlar: 941
Aldığı Beğeni: 13
Beğendikleri: 0
SimHa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Feromon (Aşk Kokusu)



İlişkiler Feromon adı verilen moleküller tarafından tayin ediliyor. Aşkı bile kontrol eden bu zerrecikler, burnu uyararak beyne sinyal gönderilmesini sağlıyor. Karşı cinsi uyarmak, feromonlarla mümkün. Telepati meğer feromondan ibaretmiş...

Feromon zerrecikleri burun içinde bulunan VNO merkezini uyararak uyarının cinsine göre beynin gerekli bölgelerine sinyal gönderilmesini sağlıyor Bilim- kurgu filmlerini anımsatan denemeler ABD'nin dünyaca ünlü Harvard, Massachussets ve Chicago Üniversitesi araştırma laboratuvarlarında yapıldı.

Feromon ilişkileri
Feromon moleküllerinin nasıl çalıştığı konusunda kesin bir bilgi edinilmemesine rağmen bazı böceklerin, arı ve güvelerin kilometrelerce uzaktan karşı cinsi tespit ederek sinyal göndermeleri ve buluşmaları Feromon'lara bağlanıyor. Bir diğer araştırmaya göre eskilerin telepati dediği olay modern tıpta Feromonlarla açıklanıyor.

Birlikte oturan kadınların adet günlerinin aynı zamana rastlaması, tek başına yaşayan erkeklerin sakal ve saçlarının geç çıkması, birlikte yaşayan insanların birbirlerine benzer davranışlar göstermeleri feromonlar sayesinde oluyor. Harvard ve Massachussets üniversitelerinde fareler üzerinde yapılan deneylerde TRP2 adı verilen moleküllerin Feromonların kimyasal sinyallerini sinirsel sinyale dönüştürme gücüne sahip olduğu saptandı.

Bir süre önce ABD'de satışa çıkan Pher-Amore isimli aşk şampuanı da henüz kanıtlanmamış olsa bile aynı esası uyguluyor. Beyinde cinsel uyarı sağlayan şampuandaki feromonlar şampuanı kullanan kişinin karşı cinse ilgi duymasını sağlıyor. Chicago Üniversitesinde yapılan bir başka deneyde ise adet gününde kadınların koltuk altlarından alınan ter ve koku örneği iki ay süreyle günde bir kez adet günü aynı güne denk gelmeyen kadınlara koklatıldı. Deneyin neden yapıldığı konusunda bilgi sahibi olmayan kadınlar iki ay sonra ter ve beden kokusunu bilmeden kokladıkları kadınla aynı adet gününü paylaştılar. Araştırmalar henüz başlangıç safhasında. Bilim adamları ve önde gelen tıp otoriteleri birkaç yıl içinde Feromonların gizemini çözeceklerini söylüyor. Başarılı olurlarsa döllenme, kısırlaştırma, doğacak çocukların cinsiyetini tayin etmek ameliyat gibi yöntemler yerini feromonlara bırakacak.

Modern dünyanın süratine kendini kaptıran hızlı düşünürler karşı cinsi uyarmanın da feromonlarla mümkün olacağını söylüyor. Kimbilir belki aşkın temeli de Feromonların gizeminde yatıyor.

__________________
SimHa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
feromonlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2021, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.