Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Diğer Bilim Dalları > Edebiyat ve Türkçe > Edebiyat ve Türkçe Makaleleri

Edebiyat ve Türkçe Makaleleri Türkçe ve Edebiyat Bilimiyle İlgili Yazılan Akademik Makaleler

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28 Ağustos 2013, 01:32   #1
Özel Üye
Rita - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13 Nisan 2010
Konular: 1877
Mesajlar: 2.019
Aldığı Beğeni: 12
Beğendikleri: 0
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart âşik paşa (1272-1333)

Edebiyatçılar edebi eserler Aşık Paşa kimdir Aşık paşa hayatı



Âşık Paşa’nın asıl ismi Ali’dir. “Aşık” şiirlerinde kullandığı mahlasıdır. Babası “Baba Muhlis” olarak bilinen Muhlis Paşa’dır. 1272’de Kırşehir’de doğduğu rivayet edilmekle beraber doğum yeri kesin belli değildir.

Âşık Paşa’nın Anadolu’daki tesiri şairliğinden ziyade şeyhliği, sofiliği sebebiyle olmuştur. İyi tahsil gören Âşık Paşa, Arapça ve Farsça gibi devrin ilim ve sanat lisanlarından başka Ermenice ve İbranice gibi dilleri de bildiği anlaşılmaktadır. Tasavvuf inanışlarını sünnî inanışlarla birleştirmeye çalışan Âşık Paşa, dönemin Tasavvuf düşüncesini söylemeye en müsait dili Farsça olmasına rağmen o, eserlerini Türkçe ile yazmıştır.
Âşık Paşa’nın Türkçeciliği
Âşık Paşa, Türkçeyi yalnız halka hitap etmekte bir araç olarak kullanmamış, Türkçeye layık olduğu kıymeti de vermiş; bilerek ve şuurlu olarak eserlerini Türkçe yazmıştır. Nitekim Garibname adlı eserinde bu bilinci şöyle ifade eder:
Kamu dilde var idi zabt ü usûl
Bunlara düşmüş idi cümle ukul
Türk diline kimesne bakmaz idi
Türklere hergiz gönül akmaz idi
Türk dahı bilmez idi bu dilleri
İnce yolu o ulu menzilleri
O dönemde çeşitli sebeplerle Arapça ve Farsça gibi dillerin tercih edildiğini söyleyen Âşık Paşa, Türkçenin kullanılmayışından yakınmaktadır. Bir milletin dilini öğrenmenin o millete karşı gönül yakınlığı uyandırdığına dikkat çeken Âşık Paşa, edebiyatta Türkçe kullanılmamasının Türklerin de sevilmesine engel olduğunu belirtiyor. Âşık Paşa’ya göre bunda o kadar ileri gidilmiştir ki; Türkler dahi kendi dillerini bilmemekte, Türkçe ile ne ince ne yüce eserler verilebileceğini akıl edememektedirler.

Nihat Sami Banarlı’ya göre Âşık Paşa, Türk diline önem vermekle beraber bu dili kullanırken büyük sanat gösterememiş, mısralarına gereken ahengi verememiştir. Esasen Âşık Paşa şair ve sanatkâr olmak bakımından kuvvetli bir şahsiyet değildir. Hayalleri dar, söyleyişleri lirizmden mahrumdur. Tamamiyle didaktik mahiyetteki eserlerinin çekici tarafı, inanmış ve samimi bir insanın, oldukça geniş bir kültürle birleştirerek ifade ettiği konuların önemindedir.

ESERLERİ
1.Garibname: Âşık Paşanın en tanınmış eseridir. Eserin adını İranlı şair Senâî’nin aynı adlı eserinden almıştır. 12 bin beyitlik bu eser ahlâkî, tasavvufî, didaktik bir eserdir. Eserin başında Farsça mensur bir mukaddime vardır. Bu bölümden sonra Kâinâtın yaratılışından bahseden bir bölüm, Hz Muhammed için naat ve diğer İslam büyükleri için kasidelerden oluşan diğer bölümler gelir. Asıl eser 10 bölüme (bab) ayrılmıştır. Her bab da ayrıca 10 destan halinde yazılmıştır.
Birinci Bab’da Allah gibi bir olan mevzular,
İkinci Bab’da dünya ve âhiret, yer ve gök, ten ve can gibi iki olan şeyler
Üçüncü Bab’da mâzi, hâl ve istikbâl gibi üç olan şeyler
Dördüncü Bab’da ateş, hava, su ve toprak gibi dört olanlar
Beşinci Bab’da beş his, beş ibadet gibi sayısı beş olanlar,
Altıncı Bab’da dünyanın 6 günde yaradılışı gibi sayısı altı olanlardan
Yedinci Bab’da yedi kat gökler gibi sayısı 7 olanlardan
Sekizinci Bab’da sekiz cennet gibi sayısı 8 olanlardan
Dokuzuncu Bab’da dokuz nefis gibi sayısı 9 olanlardan,
Onuncu Bab’da on sayısının kâmil oluşundan bahsedilir.
2.Fakrnâme
3.Vasf-ı Hâl
4.Hikâye
5.Kimya Risalesi

ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER
GAZEL
Ey pâdişâh ey pâdişah çün ben beni virdüm sana
Genc ü hazinem kamusı sensin benim öndin sona
(Ey Tanrı! Mademki, ben kendimi sana verdim, o halde baştan sona kadar varım yoğum hep sensin)
Evvel dahi bu akl ü can senünle idi asl ü kân
Âhir geru sensin mekân üş varuram senden yana
(Önce de bu akılla canın mayası ve ocağı seninle birlikteydi; eninde sonunda varacağım yer de sen olduğun için işte sana doğru gidiyorum)
Senden sana varur yolum senden seni söyler dilüm
İllâ sana irmez elüm bu hikmete kaldum tana
(Yolum senden gelip sana varır; dilim senin sözlerinle seni söyler. Fakat, bir türlü elim sana ermiyor. Bunun neden böyle olduğuna şaştım kaldım)
Bu hikmeti kim ne bile bilse dahı gelmez dile
Bu âh ile bu zâr ile gözüm yaşı nice dina
(Bunun sebebini kim ne bilsin? Bilse bile anlatılamaz ki! Böyle ağlayıp sızlamakla gözümün yaşı nasıl dinsin?)
Dursam senünle dururam baksam senünle görürem
Her kancaru kim yürürem gönlüm yüzi senden yana
(Ayağa kalksam seninle kalkarım, baksam seninle görürüm. Nereye gitsem gönlümün yüzü hep senden yanadır.)
Sensin bana cân ü cihan sensin bana genc-i nihân
Sendendür assı vü ziyân ne iş gelür benden bana
(benim için can ve cihan sensin; benim için gizli hazine sensin. Kazanç ve zarar olarak benden bana ne geliyorsa, senden geliyordur.)

Söz söyleden dilümde sen hükmeyleyen dilümde sen
Alıveren elümi sen cümle işim öndin sona
(Dilimden söz söyleten, gönlümde hükmeyleyen sensin. Baştan sona kadar bütün işlerimde yardımcım sensin)
Vezin: Müstef’ilün/müstef’ilün/müstef’ilün/müstef’ilün
İLAHİ
Devlet dakı sensin bana devran dakı sensin bana
Değdi bana senden bu aşk, döndü yüzüm senden yana
Devletlü başın tacısın, dervişlerin mi’râcısın
Dün gün cânum muhtâcısın, dindür seni sevmek bana
Doldum senin fikrün ile, dirlüklerüm şükrün ile
Dilüm senün zikrün ile dek durmasun önden sona
Dermânda bu Âşık cânı diler göre her dem seni
Dolınma iy devlet güni didârunı göster bana

__________________
Liêbe KømmT.. Liêbe GêhT ..
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
asik, âşik, pasa, paşa

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 04:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2021, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.