Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > İslam Tarihi > Emeviler

Emeviler Emeviler Dönemi İslam Tarihi ve Gelişmeler.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11 Haziran 2014, 23:30   #1
Özel Üye
Rita - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13 Nisan 2010
Konular: 1877
Mesajlar: 2.019
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Mervan ve Şii örgütleri

Vaktaki Süfyan ordusu, Muaviye ve başka arkadaşları gibi, sebei kuvveti, Nebei kuvveti, rafizi kuvvetini teşkil ettiler. Peşinde de bunlara saldırıp, kendilerine düşman etmek istediler. Müslümanlar, Muaviye ve etbaına itiraz etmekten kaçmak zorunda kaldılar. Ta ki Rafizîlikle, Şiilikle ve bozuk itikatlarla ittiham edilmesinler. Çünkü Şiilerde de bozuk itikadlar var. Sebebe gelince; Muaviye'nin emri ile Medine valisi olan Hakem oğlu Mervan şeytani bir hile ile ismini Cafer'i Tayyar'la değiştirerek acem memleketlerine girdi. Oradaki has müslümanları bozmak için veya ifrata sevk etmek için veya hulul, tenasuh ve tecessüminançlarını onlara aşılamak için çok kitaplar tasnif etti. Ve o memleketlerde yaydı. Kısmen de olsa bu fitneliğinde başarılı oldu. (Şerh-ul Akaid haşiyesinde Suyuti tarihinden nakledildiği üzere s. 232)

İsmi Arabistan'da Mervan ve aynı anda vahiy kâtipliği de yapan Acem'de Caferi Tayyar ile değiştirilen ve Muaviye tarafından Medine'nin başına vali olarak musallat edilen ve Hz. Osman’ın (r.a) şehadetinden sonra acem memleketlerine kaçıp onları kandırmak için kendisini Cafer'i Tayyar olarak tanıtan ve Acem’de çok bozuk itikatlara ait tasnifler yaparak kitaplar yazıp (Suyuti tarihinde yazıldığı üzere) oradaki tertemiz müslümanları yirmi iki şii fırkalara bölen ve sonra Muaviye ile birleşip Medine'ye vali olarak gönderilen ve kâtip iken Kur'an-ı Kerim’deki Âli İmran kelimesini " Ali Mervan " ile değiştiren şahıs, hiçbir zaman Muaviye'nin emir ve iradesi dışına çıkmamıştır. Bundan anlaşılıyor ki; o yirmi iki Şii fırkaların tesisinde Muaviye'nin rolü çok büyük olmuştur. Bu fırkalar, İslam kurallarına göre son derece küfür ve irtidat, fısk şirk ve fucurda iken Âli Rasûlün aşırı sevgi ve muhabbetini ve onlar yüzünden bazı ihmal edilmiş Âli Rasûlün hak ve müstehaklarını müslümanlara karşı büyük bir kalkan ve muhkem bir sed olarak kullanmışlardır.

Çünkü bir yanda 12 imamlara hâşâ hâşâ İlâh dediler, öbür yanda kıyamet denilen bir şey yoktur, Kur'anın bahsettiği Cennet iyi huylu bir insan, Cehennem dedikleri ise kötü huylu biri imiş gibi gayri Müslimlerin dahi İslam'a karşı işlemedikleri cinayetleri bunlar işlediler. Demek bunlar, tamamen başkası tarafından Âli Rasûlü harcatmak için kurulmuş örgütlerdir. İrâde ve hâkimiyetleri yoktur. Çünkü Âli Rasûl itikadında kıyamet vardır. Cennet vardır, Cehennem vardır, imamlar hâşâ hâşâ ilâh olarak ortaya atılmamışlardır. Ve bu itikadı kabul etmemişlerdir. Kabul edenlerin bir kısmını da Abdullah İbni Sebe gibi ateşe atıp yakmışlardır. Yine de Âli Rasûl kendilerini bu sapıkların elinden kurtaramamışlardır. Demek bu fırkalar düşman tarafından Âli Rasûlü harcatmak için kurulmuş örgütlerdir. Emir ve iradeleri Mervan ve Muaviye gibi insanların ellerindedir. Çünkü örgütler amirlerine bakarlar onlarda irade hâkimiyeti söz konusu olmaz. Bu örgütlerin hedefleri; yalnız Âli Rasûlü bitirmek ve ortadan kaldırmaktır. Aba ehlini dağıtmak, Âlin meâlini yok etmek, ümmet manasında kullanmak ve Müslümanları Âlin bazı hak ve müstahaklarından uzak tutmaktır. Ve Âli Resûle karşı şu fırkalar tarafından işlenen şirk ve tapıcılık cinayetini kaldırmak için Âli Rasûlün ortadan kaldırılması ve yok edilmesinin gerekli olduğu imajının Müslümanlara verilmesidir.

Bunun içindir ki, bazı Emevi ve Abbasi halifeleri tarafından çarşıların ortasında Âli Rasûle, bunlar tarafından dinsizlikle tapma hareketinde bulunulurken, tapanlar değil tapılan Âli Rasûl'den olan o masum zevatı kiramlar çarşının ortasında öldürülmüşlerdir.

Buna tarih kitapları şahittir. Bu fırkalar yüzünden bazı Müslümanlar içtihatlarını yanlış bir zemine oturtmuşlardır. Çünkü bu içtihatlara göre, bu tapış hareketinin söndürülmesi için Âli Rasûlü ezdirip aciz bırakmak lazım imiş. Ta ki aciz gösterilmeleri ile tapıştan uzak durulsun. Hâlbuki Âli Rasûl'ün bu tapışta bir parmağı olsaydı, bu yanlış içtihada bir yer verilebilirdi. Ancak Âli Rasûl'ün, bu tapış davası ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Zaten bu batıl fırka ve örgütler, Âli Rasûlü yok etmek ve aciz bırakmak için böyle bir yol seçmişler, profesyonelce taktik ve manevralar geliştirerek uygulamışlardır. Müslümanları da Âli Rasûl hakkında yanlış yanlış içtihatlara sevk edip kendi tuzaklarına çekmişlerdir. Ben bu makalenin sahibi bir evladı Rasûl olarak âcizane bu haberi veriyorum. Şu 2008 tarihine kadar, şu kâfir fırkalar Müslümanlara karşı bu Âli Rasûlü harcatma meselesinde büyük bir başarı elde etmişlerdir. Âli Rasûl tamamen bunların ellerine teslim edilmişlerdir. Biz o fırkaları tarif ederken dikkat ederseniz, hepsi kendi küfriyatını ve batıl inancını izhar ettiği zaman hemen Âli Rasûl'den bir imamı veya bir âlimi veya avamı nas arasında şöhret bulmuş bir evladı Rasûlü işin içine çekerek ve o sapık görüşüne bulaştırarak hareket etmişlerdir. Çünkü onların hedefi kendi fikirlerini açıklamak ve söylemek değil, belki Âli Rasûlü harcatmak ve Müslümanların nazarından düşürtmektir. Müslümanları Âli Rasûl'den kaçırtmaktır. Bundan apaçık anlaşılır ki; bu örgütler Âli Rasûlün etkisiz bırakılması ve tasfiye edilmesi için Muaviye ve Mervan gibi Ehli Beyt düşmanları tarafından kurdurulmuştur. İradeleri yoktur örgütselcilik vardır. Emir ve iradeleri Muaviye ve Mervan gibi amirlerin ellerindedir. Allah'ın inayetiyle o fırkaları kısa bir yön üzere izah etmeye çalışacağım. Şii fırkalar merkez olarak üçdür: Ğullat, Zeydiye ve İmamiyeler.


Ğullatlar onsekiz fırkaya çıkmıştır. Zeydiyeleri üçdür, İmamiyeleri ise birdir. Yekûnu yirmi iki fırka olur.

__________________
Liêbe KømmT.. Liêbe GêhT ..
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
mervan, orgutleri, sii, örgütleri, Şii

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2019, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.