Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Dinler Tarihi > İslamiyet (Müslümanlık)

İslamiyet (Müslümanlık) İslamiyet Hakkında Tüm Bilgiler Bu Bölümde.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03 Şubat 2012, 20:23   #1
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 04 Aralık 2011
Konular: 316
Mesajlar: 872
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Arrow İlk Mevlid Kandili Nerede Kutlandı?


İslam'ın mesajlarını halka sunan son peygamber Hz. Muhammed'in doğumunu anma ve kutlamak için düzenlenen törenler, tarihte ilk kez Mısır'da Fatımiler döneminde başladı.

Doğum, doğum yeri ve doğum vakti anlamlarına gelen "mevlid" kelimesi, Hz. Muhammed'in doğumunu anlatmak için kullanılıyor. "Mevlid-i Nebi" olarak da anılan ve Türkiye'de Mevlid Kandili olarak bilinen gece, Müslüman alemi için büyük önem taşıyor.

İslam'ın mesajlarını halka sunan son peygamber Hz. Muhammed'in doğumunu anma ve kutlamak için düzenlenen törenler, tarihte ilk kez Mısır'da Fatımiler döneminde başladı. Çok geçmeden Eyyubiler tarafından da benimsenen kutlama programlarında çeşitli törenler ve şenlikler yapıldı. Tarihteki kutlamalarda, dönemin ve bölgenin alimleri, şairleriyle din ve devlet işlerinde yararlık gösterenlere, Türk-İslam devletlerinde çok eski bir gelenek olarak görülen ve hükümdarlar tarafından taltif için hazırlanan elbiseler (hil'atler) giydirildi ve hediyeler verildi.

Fatımiler Devleti (Arapça: الدولة الفاطمية al-Dawla al-Fātimīya ya da فاطميون Fātimīyūn; 909 - 1171), Tunus'ta kurulduktan sonra merkezi Kahire'ye taşıyan ve Fas, Cezayir, Libya, Malta, Sicilya, Sardinya, Korsika, Tunus, Mısır, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye'de egemenliğini kuran Şii meşrebinin İsmailî mezhebine bağlı devlet.

Mevlid törenleri daha sonra İslam dünyasında yaygınlık kazanarak günümüze kadar devam etti. Esasen Hz. Peygamberin doğum yıl dönümünü kutlama maksadıyla başlayan mevlid töreni giderek, Kadir, Mi'rac, Regaib ve Berat gecelerinde veya sünnet, evlenme, ölüm, deprem gibi önemli olaylar vesilesiyle yapılmaya başlandı ve toplumsal gelenekte yer alan önemli bir dini-kültürel öge oldu.

Osmanlı, kandili Mevlid Alayı'yla kutlardı

Osmanlılar döneminde ''mevlid töreni''ne ayrı bir önem verildi. Osmanlı'nın ileri döneminde ''Mevlid Alayı'' diye anılan görkemli törenlerde şeyhülislam, vezirler ve diğer askeri ve mülki erkan, büyük müderrisler, belli bir düzen içinde Rebiülevvel ayının 12'sinde Sultan Ahmed Camii'nde yerlerini alırlardı.

Padişahın gelmesinden sonra vaazlar verilir, mevlidhanlar tarafından Süleyman Çelebi'nin yazdığı mevlid okunur ve bu esnada Medine'den getirtilen hurmalar camidekilere ikram edilirdi.

Ehli Sünnet'e göre Peygamberimiz (sav) Rebiülevvel ayının 11'ini 12'sine bağlayan gece dünyaya gelmiştir. Ehlibeyt kaynaklarında ise bu tarih 16'sını 17'sine bağlayan gecedir. Buna göre iki rivayete göre İslam peygamberi (sav)'in doğum günü olarak bilinen Rebiulevvel ayının 12 ile 17. günleri arası, vahdet haftası olarak adlandırılmıştır. Dünya Müslümanları Allah resulü (sav)'in mübarek varlığı ekseninde birleşmeyi ve böylece İslam dünyasının güçlü bir vahdetle ilerleyip gelişmesini arzu etmektedir.




Rita bu mesaja teşekkür etti
EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28 Mayıs 2012, 22:52   #2
Moderator
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 09 Mayıs 2012
Konular: 49
Mesajlar: 188
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Berk53 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Yaşar nuri geçen hafta saba tumer ın programına çıkmış kadır gecesı harıcı kandıller mevlıt regaıp fılan Kuranda islamda yoktur dıye bagırıyodu

EmpiRes bu mesaja teşekkür etti
Berk53 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28 Mayıs 2012, 23:00   #3
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 04 Aralık 2011
Konular: 316
Mesajlar: 872
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
Berk53 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yaşar nuri geçen hafta saba tumer ın programına çıkmış kadır gecesı harıcı kandıller mevlıt regaıp fılan Kuranda islamda yoktur dıye bagırıyodu
Adam prof. olm .d Neyse konuyla alakasız muhabbete dönüşmesin

EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Mayıs 2012, 12:53   #4
Yeni Üye
aynştayn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2011
Bulunduğu yer: Eskişehir
Konular: 83
Mesajlar: 195
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
aynştayn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Evet doğru da söylemiş kuranda ve İslamda böyle bir şey yoktur. Olması da gerekmez zaten. Biz Müslümanlar bu önemli gecelerde gerçekleşen olaylara sevindiğimiz için kutluyoruz zaten. Bir nevi fani insanların doğum günlerini, yahut evli çiftlerin evlilik yıl dönümlerini kutlaması gibi bir şey. Aynı kapıya çıkıyor yani. Kandil gecelerinde Müslümanlar için önemli olaylar yaşandığı için Müslümanlar buna sevinmişler (haklı olarak) ve dini çerçevede kutlamışlar. Kutlamak için illa kuranda geçmesi gerekmez..

__________________
Akıllı insan düşündüğü herşeyi söylemez, fakat söylediği herşeyi düşünür.
aynştayn isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Mayıs 2012, 13:02   #5
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 04 Aralık 2011
Konular: 316
Mesajlar: 872
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Kuran'da 'kandil' nasıl açıklanıyor?

İlahiyatçı Doç Dr. Nihat Hatipoğlu, geçtiğimiz hafta tartışılan ve bazı kişilerin 'kandil kutlamalarının hurafe olduğunu, dini bir dayanağının olmadığı' iddialarına açıklık getirdi.

Kandiller ve şefaat meselesi

Bu hafta iki konuda hayli soru aldım. Sanıyorum zaman zaman gündemde olan konular okuyucularımızın dikkatini çekiyor ve bu konularla ilgili görüşümüzü merak ediyorlar. Ben de bu konulara genel hatlarıyla temas etmek istiyorum.

Kandiller hurafe mi?

Bazı kişiler kandil kutlamalarının hurafe olduğunu, dini bir dayanağının olmadığını söylerler. Kandillerle ilgili Kuran-ı Kerim’de bir açıklama olmadığını da görüşlerine delil olarak sunarlar.

Peki, bu görüş doğru ve isabetli mi? Bizce değil. Kuran-ı Kerim tabii ki Türkçe’de kullandığımız kandil ifadesini kullanmaz. Bunun Arapça karşılığı olan "mübarek gece" (Duhan 44/3; Kadir 97/1-2-3) ifadesini kullanır. Kuran-ı Kerim’in indirildiği geceye işaret edilirken şöyle buyurulur: "Apaçık olan kitaba andolsun ki, biz O’nu (Kuran-ı Kerim’i) mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. (...) Her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. (Duhan 2-7)." Yine Kadir Gecesi’nin, bin geceden hayırlı olduğu Kuran’da ifade edilir (Kadr 97/1-5).

* * *

Mübarek mekán (özel, kutsanmış mekán, bereketli yer) kavramı da Kurani bir kavramdır (İsra 17/1; Enbiya 21/71, 78). Kutsal gece ve kutsal mekán kavramı İslami anlayışa ters değildir. Halkımız arasında da kutlanan "Berat ve Regaip" kandillerine de hadislerde işaret vardır. Mevlit kandili kutlamaları ise 10. yüzyılda ilk kez Mısır’da (Fatımiler devrinde) başladı. Bugünkü anlamda kutlama ise 1207’de Erbil ve çevresinde Selçuklu Atabeyi Muzafferüddin Gökböri (1233) zamanında başladı ve devam etti. Mevlit Kandili’nde Peygamberimize salat ve selam getirilir, Peygamberimizin dünyaya gelmesiyle oluşan rahmet ve merhamete vurgu yapılır ve bizim peygamberimizin ahlakına göre kendimizi gözden geçirmemiz istenir. Bunlar zararlı ve kötü şeyle mi?

Miraç Kandili, Hz. Peygamber’in (SAV) yüce makama çıkışının yıldönümü. Bu muhteşem hadiseyi müminler her yıl hatırlayıp ondan pratik dersler çıkarırlar. Miraçta Peygamberimiz diğer peygamberlerle görüşmüş, yüce Rabbimizin birçok nimetine muhatap olmuş ve dönüşünde Mekke’yi sarsacak bu muhteşem olayı insanlara taşımıştır. Miraç ruh ve beden bütünlüğüyle meydana gelmiştir. Yoksa rüya áleminde olsaydı bunun kayda değer bir tarafı olmazdı ki! Öyle ya herhangi birimiz de rüyamızda miraca çıkar, farklı álemler görebiliriz. Eğer olay böyle basit olsaydı Mekkeliler Hz. Peygamber’le tartışırlar mıydı? Hayır, senin bu dediğin olamaz derler miydi? Bu hadisenin mucizelik tarafı kalır mıydı? Tabii ki hayır. İşin tarihi ve dini boyutu kısaca böyle.

Peki, kandil kutlamalarının zararı var mı? Dine sonradan eklenmiş bir ibadet mi? Tabii ki hayır. Bilakis kandil vasıtasıyla insanımız Yüce Allah’a verdikleri sözleri, ahitleri, iman ve itaatleri yeniliyorlar. Tövbenin kapılarını zorluyorlar. Kendileriyle yüzleşiyorlar. Birbirlerini yeniden hatırlıyorlar. Kandiller; babaların-annelerin, fakirlerin, yoksulların, kimsesizlerin, mazlumların, borçluların yeniden hatırlandığı zaman dilimleridir. Bunun neresi dine ters, bunun neresi bidat?

Mübarek gün ve geceler, bütün dinlerin ortak bir uygulamasıdır ve son derece isabetlidir. Peki, bütün yıl boyunca her türlü günahı işleyenlerin sadece bu gece Yüce Allah’a yönelmesi yeterli midir? Sanırım buna evet diyecek hiç kimse yoktur ama bunun kapısı kapalıdır diyebilecek de yoktur. İbadetler tabii ki 4-5 geceye sıkıştırılamaz. İbadet ve yöneliş bütün zamanlara dağıtılmalı, Yüce Allah’a her an yönelinmelidir.

O zaman şöyle bir soru soralım. Biri gelir de "Ben bütün bir yıl günah işleyeceğim ama mübarek beş gecede Allah’a yöneleceğim, bu haram mıdır? Bana bu kandil gecelerinde tövbe kapısı kapalı mıdır?" derse, biz ne diyeceğiz ona. Hayır, sana kapılar kapalı. Sen ümidini yitir mi diyeceğiz. Tabii ki hayır. Biz ona, aslında her an Allah’a yönelmen gerek ama bunu yapmıyorsan bari mübarek gecelerde olsun Rabbine yönel deriz. Belki bu geceler onun için bir çıkış kapısı olur. Belki bu gecelerde uyanır, Rabbine yönelir. İşte bizim bakış noktamız budur. Bu nedenle de kandiller hurafe değil, tam aksine yitirilen, ümitleri yok olan insanlar için birer fırsat geceleridir.

Şefaat yok mu?

Şefaat; aracı olmak, yardım etmek, çözüm bulmaya çabalamak gibi anlamlara gelir. Kullanım alanı ise ahiret álemidir. Bütün Ehl-i Sünnet alimlerine göre ahirette Hz. Peygamber (SAV), Yüce Allah’ın verdiği özel izinle günahkár olan Müslümanların cennete girmesine aracı olacaktır. Bu izni veren Yüce Allah’tır. Şefaat izni ve alanı bütünüyle Allah’ın belirlediği kadardır. Bu anlayışı sadece Mutezile ve Vehhabiler reddetmişlerdir.

Peki, neden buna ihtiyaç duyulmuştur. Aslında şefaat; bir ihtiyaç değil, itibardır. Yüce Rabbimizin, son elçisi olan Hz. Muhammed’e (SAV) verdiği bir nimettir, ayrıcalıktır, özelliktir, müjde ve ümittir. Müminlerin Peygamberlerine bağlılıklarını pekiştirmektir. Birçok ayet, o mahşer günü genel anlamda şefaat kavramının geçerli olacağını söyler (Sebe 23, Taha 109, Meryem 87, Zuhraf 86, Enbiya 28, Necm 26, Bakara 255, Yunus 3, Zumer 44). Şefaate girmeyecek alan ve kişiler ise putlar ve müşrikler olarak nitelendirilir (Müddesir 48, Yasin 23, Rum 13, Şuara 96-101, Araf 53). Putlar şefaatçi olamayacak, iman etmeyenler de şefaatçi bulamayacaklardır. Bu ayetleri alıp, şefaat yoktur demek doğru değildir ve hatadır.

* * *

Hz. Peygamber (SAV) birçok hadisinde şefaat edeceğini belirtir. "İmanla ölen herkese şefaat edeceğim; şirk üzere ölmeyen herkese şefaat edeceğim; ümmetimden büyük günah işleyene şefaat edeceğim" gibi hadisler bunların sadece birkaçıdır. Hz. Peygamber mahşer áleminde şefaat edecektir. Şefaat tabii ki Yüce Allah’a rağmen olabilecek bir müdahale değildir. Kim böyle bir şey iddia edebilir. Ama O yüce Peygamber’e bu yetki verilmişken kim ondan bunu esirgeyebilir? Biz o şanlı Peygamber’den şefaat bekliyoruz ve bunu ümit ediyoruz. Rabbim diler veya dilemez, bu O’nun vereceği bir karardır. Özetle olay budur. Hz. Peygamber’in şefaati haktır, gerçektir. Allah hepimize nasip etsin.

Berk53 bu mesaja teşekkür etti

Konu EmpiRes tarafından (16 Ocak 2019 Saat 00:49 ) değiştirilmiştir.
EmpiRes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ilk, kandili, kutlandi, kutlandı, mevlid, nerede, İlk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 21:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.