Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > İnkilap Tarihi > Kurtuluş Savaşı

Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Savaşı, Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi, Kurtuluş Savaşı Olayları, Kurtuluş Savaşı Süreci, Kurtuluş Savaşı Dönemi, Kurtuluş Savaşı Tarih Kategorisi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 14 Temmuz 2013, 21:33   #11
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2013
Konular: 16
Mesajlar: 99
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
kitapçı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

"Elimizdekilerle ancak bu kadar oldu" söylemi doğru değildir ve bu söylem kasti olarak yaratılmaktadır.

Lozan görüşmelerinde İsmet Paşa hakkımız olan yerleri istememiştir bile.

Eğer Lozan ihanetine karşı olan mebuslar öldürülmese ve meclisten tasfiye edilmeselerdi bu ihanet vesikası kattiyen imzalanmayacaktı.

İngiltere ve Yunanistan konusuna gelirsek. Evet, başta İngiltere Yunanistan'ın arkasında destekçi idi fakat İngiltere daha sonra politikasını değiştirmiştir, Yunan Ankara'ya kadar boş hayallere kapılarak gelirken İngiltere çoktan Yunanistan'ı terk etmiş ve Kemal Paşa'nın yanında yer almıştı.

İngiltere İstanbul'a niye geldi ve daha sonra tek kurşun atmadan İstanbul'u neden terk etti? Bunun mantıklı bir açıklaması yoktur. Bunun nedenleri de halen gizlenmektedir.

İngilizler İstanbul'u terk ederken binaları yavaş yavaş boşaltmıştır, hiç acele etmeden ve şehri Osmanlı paşalarına teslim ederek terk etmişlerdir. Günler sonra Kemal Paşa'nın güçleri şehre gelmiştir; aynen İzmir de böyle oldu; Yunan İzmir'i terk ettinten sonra gelmişlerdir. Denize dökme olayı bir efsanedir. Şehirden kutlamalarla ayrılmışlardır, bir de üstüne üstlük tüm İzmir'i yakma fırsatı da bulmuşlardır.

kitapçı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Temmuz 2013, 21:49   #12
Moderator
burhanozen29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: Bursa
Konular: 118
Mesajlar: 606
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

@kitapçı senin öncekilerden tek farkın Copy-Paste yapmaman. Bu sebepten dolayı sana cevap vereceğim her zaman.
İzmir'in kurtuluşunu ele alırken sadece bir şehir olarak ele almak hata olur. Çünkü Yunanlılar İzmir'den girip Manisa, Aydın ve civar bölgeyi yağmalamıştı. Zamanında Çerkes Ethem'den büyük bir darbe yediler. Daha sonra Eskişehir, Bilecik civarında Büyük Taarruz adını verdiğimiz bir taarruza uğradılar. Bu taarruz, onlara verilen en büyük darbe olmuştu. Bizim için ise sevinç dolu bir zafer olmuştu. Bundan sonra Ahmet Zeki Bey, İzmir'e girdi. Bu sırada Yunan askerleri şehri yakarak kaçmıştır. Yani biz onlara büyük bir darbeyi geçirdik zaten.
Dönemi daha iyi anlamak istiyorsan, neler olduğunu birde o dönemi bizzat yaşayan kişiden görmek istiyorsan ; Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri adlı kitabı okumanı öneririm.
O kitaptan birkaç satır...

Alıntı:
... Bir tek ümit, bir avuç askerde ve Mustafa Kemal denen bir isimdedir. Kapkara perdenin arkasında yalnız onların yaklaşıp uzaklaşan hayaletlerini sezinliyoruz.
Nihayet Rumca gazetelerde ilk rivayetler söktü, biz taarruza geçmiştik ve başımızı Yunan ordusunun çelik kayasına boş yere çarpıp duruyorduk.
Türk ordusunun bir taarruz savaşına giremeyeceği fikri bizim neslimizin değişmez hakikatlerinden biriydi. Ordumuzun kahramanlığına bel bağlardık, fakat onun ancak dayanma mucizeleri verebileceğini sanırdık...
Alıntı:
... Mustafa Kemal'e kızanlar ağızlarını açmışlardı bile...
... Türkçe konuşmayanlarda birbirinden sözünü kapan bir sevinç var. Sadece bu sevinç bizi yıkmağa yeterdi... İçimizden kimse Ne olmuş diyemedi. Fakat cevabı kendiliğinden geldi:
- Başkumandan Mustafa Kemal Paşa bütün karargahı ile beraber esir olmuş...
Keder insanları öldürmez derlerse, bu söze inanınız.
Alıntı:
... Ölümü bir uyku, rahat bir uyku gibi arayarak sabahı ettik. Köprüye indik. Bütün Türkleri yas içinde bulacağımı sanıyordum. Meğer ne kadar soysuzluğa uğramışız. Bu gülüşler, bu çırpınışlar, bu el sıkışmalar ne idi?
Meğer bütün karargahı ile Başkumandan Mustafa Kemal değil Yunan Başkumandanı Trikopis esir olmuştu.
Ben bu satırları okuduğumda yüreğim bir başka olur. İşte, savaş sürecini bu satırlarla anlayamazsın. Ancak nasıl bir durumda olduğumuzu gayet iyi anlatıyor. Bu durumda, daha ne diye laf atıyorsunuz ?

__________________
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. M.K.ATATÜRK
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Temmuz 2013, 22:10   #13
Moderator
burhanozen29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: Bursa
Konular: 118
Mesajlar: 606
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
kitapçı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İngiltere İstanbul'a niye geldi ve daha sonra tek kurşun atmadan İstanbul'u neden terk etti? Bunun mantıklı bir açıklaması yoktur. Bunun nedenleri de halen gizlenmektedir.
İlk defa Mustafa Armağan'ı referans alarak cevap vereceğim.
--

Alıntı:
İki çok önemli nokta var. Birincisi askeri işgal, ikincisi hukuki işgal. Yani uluslararası hukuk gereği yapılan bir işgalle askeri bir işgal - yani bir savaş cereyan ediyor savaşta bir taraf yeniyor öbür taraf yeniliyor. Dolayısıyla yenen tarafın ordusu, yenilen ülkeyi işgal etmesi farklıdır. Eğer biz Çanakkale'de yenilmiş olsaydık. Ne olacaktı ? Askeri bir işgal gerçekleşecekti ülkemizde...
Yani Mondros Mütarekesi yapılmasaydı, İngiliz ordusu Anadolu'ya girip işgal etseydi o zaman bu askeri işgal olacaktı. Ve bunları çıkarmak kolay olmayacaktı.
Peki hukuki işgalle ne yaptı ? Mondrosla biz yenildiğimizi kabul ediyoruz. Bir mütareke imzalansın. Herkes bulunduğu sınırda kalsın. İlerde bir antlaşma yapıldığı zaman tekrar sınırları gözden geçirmeye hazırız dendi.
Bu İngilizler tarafından kabul edildi. Bu kabul edilmeseydi biz askeri bir işgale uğrayacaktık. O zaman ne oldu, kabul edince, mütareke namede ne denildi, barış imzalanana kadar geçici bir işgal denildi. Yani bu geçici bir işgaldir.

__________________
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. M.K.ATATÜRK
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Temmuz 2013, 23:25   #14
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2013
Konular: 16
Mesajlar: 99
Aldığı Beğeni: 1
Beğendikleri: 0
kitapçı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

"Öncekiler"den kastınız nedir, anlayamadım fakat sizin "diğerleri"nden bir farkınız yok benim nezdimde.

Yukarıda verdiğiniz "copy-paste"lere gelirsek, Falih Rıfkı Atay'ın ideolojisi ve siyasi konumu malum, tarihi bu tarzda yorumlaması gayet normaldir, yaşanılanları anlatmak başka, onu süsleyerek püsleyerek anlatmak başka, hatıratların hepsini okuyup süsünü püsünü ayırarak okusak daha iyi olur, şişirmece övgüleri, efsaneleri bir kenara itip gerçekçi yaklaşmalıyız tarihe.

Armağan'dan verdiğiniz "copy-paste"e bakarsak ve bunu kaynak olarak gösterdiğinizi baz alırsak o vakit sorarım padişahı, şeyhülislamı İngilizci iftiraları ile suçlamak ile İngiltere'nin geçici işgal yaptığı sözüne inanmak nasıl yan yana durabiliyor, bu samimi midir?

Ayrıca Mustafa Armağan'dan alıntı yapmamanızı tercih ederim çünkü ondan alıntılar yapmaya başlarsam pişman olabilirsiniz, o vakit de işinize geleni alıntıladığınızı işinize gelmeyeni alıntılamadığınızı söylerim.

Armağan'ın işinize gelen yanları var ise %1'dir. O tarihçinin söylediklerinin çoğu işinize gelmez.

Misal Çanakkale Savaşı 9-10 ay sürdü ve 250.000'i aşkın insan öldü.

Türk-Yunan Savaşları 2 buçuk sene sürdü. Birkaç ayda bitebilecekken, 2 buçuk seneye uzattılar. Anadolu'nun yarısını neredeyse savaşmadan terk ettiler, geri çekildiler. Ayrıca tüm bu savaşlarda 9.000 küsûr insan öldü. Çanakkale ile kıyası bile kabul edilemez.

Anne tarafımdan büyük ninem anlatır. Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın güçleri Bursa'dan tek kurşun atmadan çekilmiştir ve Yunan Bursa'ya girmiştir. Ninem o ara sanırım çocuk daha, 7 yaşlarında olsa gerek, bir Yunan askeri başını sevmiş, Allah'tan zulüm etmemiş fakat şunu biliyoruz ki Ankara'ya kadar biz çekilip de Yunan Anadolu'nun yarısını ele geçirdiğinde halka feci şekilde zulüm etmiştir, evliya kabirlerini, padişah kabirlerini tekmelemişlerdir, kadınlara tecavüz etmişlerdir.

Deniyor ki taktik icabı Ankara'ya kadar çekilindi. Affedersiniz de buna ancak kargalar güler.

Ayrıca Yunanlıların dediğine göre, Türk ordusu bütün Yunanistan'ı geri alabilirdi çünkü Yunan ordusu bitmişti.

"İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" diyen Kemal Paşa ikinci hedef olan Trakya'yı geri almaya tenezzül bile etmedi.

Lozan'da da zaten masa başında talep bile etmeden bu topraklarımızı sattık.

Yüzlerce sene senin bir eyaletin olmuş bir yere karşı sadece 9.000 insanın öldüğü bir savaşı bu kadar büyütmenin, şişirmenin ve buradan on tane bayram çıkarmanın tek bir maksadı olabilir, o da tek adam rejimini desteklemek içindir.

Şanlı Milli Mücadelemiz savaş sonrası ülke içi politikalar ile istismar edilmiştir.

Birilerinin hezimetlerinin üzeri örtülüp normal başarıları şişirilmiştir ve sayısız kahraman da tasfiye edilip hain ilan edilmiştir ne yazık ki fakat tarihi hakikatler belgeler, hatıratlarla ortaya çıktığı için, tarihçiler artık daha özgüvenli olduğu için kahraman sanılan hainlerle hain sanılan kahramanlar aşikâre çıkmıştır. Ne mutlu.


Konu kitapçı tarafından (14 Temmuz 2013 Saat 23:27 ) değiştirilmiştir.
kitapçı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Temmuz 2013, 23:43   #15
Yeni Üye
Undefeated_Anatolian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04 Nisan 2013
Konular: 61
Mesajlar: 147
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Undefeated_Anatolian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
kitapçı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Misal Çanakkale Savaşı 9-10 ay sürdü ve 250.000'i aşkın insan öldü.
bilgi yanlışı, 250 bin zayiat rakamıdır.

Alıntı:
Türk-Yunan Savaşları 2 buçuk sene sürdü. Birkaç ayda bitebilecekken, 2 buçuk seneye uzattılar. Anadolu'nun yarısını neredeyse savaşmadan terk ettiler, geri çekildiler. Ayrıca tüm bu savaşlarda 9.000 küsûr insan öldü. Çanakkale ile kıyası bile kabul edilemez.
...

Savaşın değeri zayiat rakamına göre mi belirleniyor? İslam tarihine hiç bakmadın mı?

Alıntı:
Anne tarafımdan büyük ninem anlatır. Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın güçleri Bursa'dan tek kurşun atmadan çekilmiştir ve Yunan Bursa'ya girmiştir. Ninem o ara sanırım çocuk daha, 7 yaşlarında olsa gerek, bir Yunan askeri başını sevmiş, Allah'tan zulüm etmemiş fakat şunu biliyoruz ki Ankara'ya kadar biz çekilip de Yunan Anadolu'nun yarısını ele geçirdiğinde halka feci şekilde zulüm etmiştir, evliya kabirlerini, padişah kabirlerini tekmelemişlerdir, kadınlara tecavüz etmişlerdir.
artık sabrımın sınırındayım.. ya adam akıllı oku öyle gel, ya da cahil cahil konuşma, Bursa nasıl tek kurşun atılmadan verildi, aklın alıyo mu? Kusura bakma ama ninenin kulağı duymuyomuş galiba, ya da Genelkurmay arşivi külliyen yalan..

Alıntı:
Deniyor ki taktik icabı Ankara'ya kadar çekilindi. Affedersiniz de buna ancak kargalar güler.
gerçekten tüylerim diken diken oldu, ilerde çok utanacağın yazılar bunlar.

Alıntı:
Ayrıca Yunanlıların dediğine göre, Türk ordusu bütün Yunanistan'ı geri alabilirdi çünkü Yunan ordusu bitmişti.
empire total war

Alıntı:
"İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" diyen Kemal Paşa ikinci hedef olan Trakya'yı geri almaya tenezzül bile etmedi.
İngilizler "Allah rızası için gelin şu Edirne'yi alın" mı dedi? dostum çok ciddi anlamda bilgi eksiklikleri var.

Alıntı:
Lozan'da da zaten masa başında talep bile etmeden bu topraklarımızı sattık.
artık bir şey diyemiyorum.. en azından bu yazıları bir yerlerden kopyalamadığın doğru, çünkü bunlara sadece gülünür, "zaytung haberi niteliğinde"

Alıntı:
Yüzlerce sene senin bir eyaletin olmuş bir yere karşı sadece 9.000 insanın öldüğü bir savaşı bu kadar büyütmenin, şişirmenin ve buradan on tane bayram çıkarmanın tek bir maksadı olabilir, o da tek adam rejimini desteklemek içindir.
Bizans İmparatorluğunda, yüzlerceden daha fazla yönettiği Anadolu, elden çıkınca, böyle düşünenler olmuş mudur acaba ?

Alıntı:
Birilerinin hezimetlerinin üzeri örtülüp normal başarıları şişirilmiştir ve sayısız kahraman da tasfiye edilip hain ilan edilmiştir ne yazık ki fakat tarihi hakikatler belgeler, hatıratlarla ortaya çıktığı için, tarihçiler artık daha özgüvenli olduğu için kahraman sanılan hainlerle hain sanılan kahramanlar aşikâre çıkmıştır. Ne mutlu.
söylediğim gibi bir tarihçi hain ilan etmez, ama sen bazılarını hain ilan edip, aynı gerekçelerin mislini uygulayan favori hakanını kahraman ilan etmişsin, güzel bir öz eleştiri..

burhanozen29 bu mesaja teşekkür etti
__________________
Ben yol sormayı sevmem, bu sinirime dokunur. Yolu yollara sordum ve onları böyle denedim..
"Friedrich Nietzsche"
Undefeated_Anatolian isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14 Temmuz 2013, 23:55   #16
Yeni Üye
Sungur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2013
Konular: 10
Mesajlar: 78
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
kitapçı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"Öncekiler"den kastınız nedir, anlayamadım fakat sizin "diğerleri"nden bir farkınız yok benim nezdimde.

Yukarıda verdiğiniz "copy-paste"lere gelirsek, Falih Rıfkı Atay'ın ideolojisi ve siyasi konumu malum, tarihi bu tarzda yorumlaması gayet normaldir, yaşanılanları anlatmak başka, onu süsleyerek püsleyerek anlatmak başka, hatıratların hepsini okuyup süsünü püsünü ayırarak okusak daha iyi olur, şişirmece övgüleri, efsaneleri bir kenara itip gerçekçi yaklaşmalıyız tarihe.

Armağan'dan verdiğiniz "copy-paste"e bakarsak ve bunu kaynak olarak gösterdiğinizi baz alırsak o vakit sorarım padişahı, şeyhülislamı İngilizci iftiraları ile suçlamak ile İngiltere'nin geçici işgal yaptığı sözüne inanmak nasıl yan yana durabiliyor, bu samimi midir?

Ayrıca Mustafa Armağan'dan alıntı yapmamanızı tercih ederim çünkü ondan alıntılar yapmaya başlarsam pişman olabilirsiniz, o vakit de işinize geleni alıntıladığınızı işinize gelmeyeni alıntılamadığınızı söylerim.

Armağan'ın işinize gelen yanları var ise %1'dir. O tarihçinin söylediklerinin çoğu işinize gelmez.

Misal Çanakkale Savaşı 9-10 ay sürdü ve 250.000'i aşkın insan öldü.

Türk-Yunan Savaşları 2 buçuk sene sürdü. Birkaç ayda bitebilecekken, 2 buçuk seneye uzattılar. Anadolu'nun yarısını neredeyse savaşmadan terk ettiler, geri çekildiler. Ayrıca tüm bu savaşlarda 9.000 küsûr insan öldü. Çanakkale ile kıyası bile kabul edilemez.

Anne tarafımdan büyük ninem anlatır. Kemal Paşa ve İsmet Paşa'nın güçleri Bursa'dan tek kurşun atmadan çekilmiştir ve Yunan Bursa'ya girmiştir. Ninem o ara sanırım çocuk daha, 7 yaşlarında olsa gerek, bir Yunan askeri başını sevmiş, Allah'tan zulüm etmemiş fakat şunu biliyoruz ki Ankara'ya kadar biz çekilip de Yunan Anadolu'nun yarısını ele geçirdiğinde halka feci şekilde zulüm etmiştir, evliya kabirlerini, padişah kabirlerini tekmelemişlerdir, kadınlara tecavüz etmişlerdir.

Deniyor ki taktik icabı Ankara'ya kadar çekilindi. Affedersiniz de buna ancak kargalar güler.

Ayrıca Yunanlıların dediğine göre, Türk ordusu bütün Yunanistan'ı geri alabilirdi çünkü Yunan ordusu bitmişti.

"İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri" diyen Kemal Paşa ikinci hedef olan Trakya'yı geri almaya tenezzül bile etmedi.

Lozan'da da zaten masa başında talep bile etmeden bu topraklarımızı sattık.

Yüzlerce sene senin bir eyaletin olmuş bir yere karşı sadece 9.000 insanın öldüğü bir savaşı bu kadar büyütmenin, şişirmenin ve buradan on tane bayram çıkarmanın tek bir maksadı olabilir, o da tek adam rejimini desteklemek içindir.

Şanlı Milli Mücadelemiz savaş sonrası ülke içi politikalar ile istismar edilmiştir.

Birilerinin hezimetlerinin üzeri örtülüp normal başarıları şişirilmiştir ve sayısız kahraman da tasfiye edilip hain ilan edilmiştir ne yazık ki fakat tarihi hakikatler belgeler, hatıratlarla ortaya çıktığı için, tarihçiler artık daha özgüvenli olduğu için kahraman sanılan hainlerle hain sanılan kahramanlar aşikâre çıkmıştır. Ne mutlu.

Bu cehalettir. O dönemin şartlarını iyi idrak etmek gerekir. Son dönemlerde olayları kendi hayal gücüyle yorumlayanlar çoğaldı maalesef.

Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Temmuz 2013, 00:04   #17
Yeni Üye
Sungur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2013
Konular: 10
Mesajlar: 78
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Son dönemlerde Atatürk'e ve ismet İnönü'ye saldırmak moda haline geldi. O dönem ki olayları kendince yorumlayan hayalperest tarihçiler, kurtuluş savaşını veren ruhu halkın gözünde küçük düşürmek için uğraşabilirler. Bu bana göre cesaret değil olsa olsa propagandadır.

Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Temmuz 2013, 00:21   #18
Yeni Üye
Sungur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20 Haziran 2013
Konular: 10
Mesajlar: 78
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Ayrıca şunu da belirtiyim. Kitapçı adlı üyenin görüşleri beni ilgilendirmez. Hakaret olmadığı sürece istediği gibi düşünebilir. Benim burada ki yazılarım o cesur tarihçiler içindir. Kimsenin şahsına karşı değildir.

Sungur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Ağustos 2013, 00:58   #19
Yeni Üye
Oghuz Khagan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01 Ağustos 2013
Konular: 0
Mesajlar: 34
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Oghuz Khagan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
kitapçı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Lozan Sulh Muahedenâmesi ile topraklar ve hilafet İngilizlere peşkeş çekilmiştir.

Kıbrıs, Ege adaları, Batı Trakya, Batum, Musul, Kerkük, Hatay, vs. vs. gibi yerler İsmet Paşa tarafından istenmeden, talep edilmeden verilmiştir.

Hilafet kaldırıldıktan iki, üç gün sonra da 6 ay ara verilen görüşmelerin ikinci faslı İngilizler tarafından başlatılmıştır çünkü biz hilafeti kaldırmayacaktık ve Kemal Paşa ile İsmet Paşa da hilafet yanlısı söylemlerde bulunuyordu fakat İngiltere bundan memnun olmadı ve maalesef bizim irademiz dışında her şey gelişti masa başında.

Bir devlet düşünün. Savaşa giriyor. Topraklarının 4'te 3'ünü kaybediyor ve elinde 4'te 1'i kalıyor. Savaş sonrası "vatanı kurtardık, biz galibiz" demek ne kadar mantıklı olurdu? Mantıklı olmadığı için zaten masa başında da hiç bir irade gösteremedik ve o elimizde kalan 4'te 1'den de masa başında yukarıda saydığım yerlerin kayıplarını verdik.

Kayıplarımız Lozan ile birlikte maddi ve manevi olmuştur.

Almanya'nın Versay'ı ne ise bizim de Lozan'ımız odur.

Almanya Versay zincirlerini kırmaya teşebbüs etmiş, başta ekonomi olmak üzere her alanda gelişmeye ve haklarını almaya kalkmış fakat başarılı olamamıştır çünkü Versay ile Almanya'yı zincirleyenler müdahalede bulunmuşlardır.

Biz ise henüz Lozan'ın zincirlerinden kurtulmaya teşebbüs etmedik.

Daha yeni yeni Lozan'ın boğazlar ile alakalı kısımların 1936'daki yenilenmesi olan Montrö'ye Kanal İstanbul projesi ile meydan okuyoruz o kadar.

Şu anda hâlâ haksızlığa uğramış olarak Türkiye beklemede. Hitler gibi birisi (ideolojik mânâda değil, memleketin haklarını arama mânâsında) bizden daha sonra çıkmadı.

O kadar cahilce yorum atmışsın ki senin siyasi görüşünden düşünce yapına kadar her şey anlaşılıyor.

Sen Türkiyenin elinde o dönemde tank falan mı var zannediyordun? Hatayı zor kurtardık , Musulu da alacaktık gerçi ama Şeyh Sait saolsun.

Ayriyeten Hitler Versailles Anlaşmasını yırtarken , Sevr'ı kastederek "Atatürk'ün 10 yıl önce yaptığını biz şimdi yapabiliyoruz" demiştir. Örnek veriyorsun bari iyi araştır.

Oghuz Khagan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
antlasmasi, antlaşması, baris, barış, lozan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.