Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Osmanlı Tarihi > Osmanlı Gerileme Dönemi

Osmanlı Gerileme Dönemi Osmanlı Gerileme Dönemi Siyasi, Sosyal ve Askeri Gelişmeleri.

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24 Kasım 2014, 16:27   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.416
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 32
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır
Standart 3. Selim Dönemi Yenilikleri (Islahatları)

3. Selim Dönemi Yenilikleri (Islahatları)

Yenilikçi bir padişah olan 3. Selim 1789'da 1. Abdulhamid'in vefatı üzerine tahta geçmiştir. 18. yüzyıldan itibaren başa geçen yöneticiler yenilik arzusunda idiler. Genel olarak askeri müesseselere ağırlık verilmişti. 3. Selim ise ıslahatları askeri kanatta olduğu gibi diğer cenahlarda da düşünmekte idi. Sultan Selim'in ıslahatlarına genel olarak Nizam-ı Cedid (Yeni Düzen) adı verilmiştir. Batının tecrübelerinden faydalanmak sureti ile Osmanlı’nın askeri, ticari, mülki vb. alanlarda yapılması gerekli görülen tüm ıslahatları ifade etmektedir. Yeni oluşturulacak düzeni mali açıdan desteklemek içinde İrad-ı Cedid hazinesini vücuda getirmişti.

III. Selim, ileri gelen aydınlardan devletteki bozuklukları ve nedenlerini beyan eden layihalar hazırlanmasını istedi. Avrupa’nın ilim ve tekniğinden faydalanmak için dışarıya elçiler göndererek ilk daimi elçiliği başlattı. Batılıların 15. yüzyıldan beri Osmanlı’da elçileri bulunmaktaydı. Osmanlı bu kurumu ancak padişah Selim zamanında oluşturmayı başarabildi. Askeri alanda humbaracı, lağımcı ve topçu ocaklarında yeni düzenlemelere gitti. Oluşturulan yeni sınıfa Nizam-ı Cedid ismi verildi. Mühendis Hane-i Sultani’yi Eyüp’ten, Hasköy’e nakletti. Tophane ıslah edilerek büyük ve çağın gereklerine uygun topların dökülmesi için Avrupa’dan mühendisler getirildi. Kaldırılıncaya kadar değişimin karsısında duran Yeniçeri Ocağı’nın da ıslahı için çeşitli yollara başvuruldu. Ocaktakilerin birçoğu askerliği dışında gayri meslekleri icra ile uğraşmakta idi. Düzeni sağlamak için haftanın belirli günlerinde askeri talim programları hazırlandı. Tersane Nizamı kanunu ile donanmaya da çekidüzen verildi. Kara ve deniz kuvvetleri için yeni okullar açıldı.

Mühendishane-i Berri Hümayun kurularak Mühendishane-i Bahri Hümayun genişletildi. Bu okullarda eğitim vermek için Avrupa’dan hocalar getirildi. İdari olarak Anadolu ve Rumeli toprakları 28 eyalete ayrıldı. İktisadi açıdan çeşitli düzenlemelere gidildi. III. Selim diğer alanda olduğu gibi sosyal alanda çeşitli değişiklilere ve yeniliklere gidilmişti. Hanedandakilerin süslü ve sık giyimleri halk kitlesinde de etki bırakmakta idi. Hindistan’dan ve diğer ülkelerden getirilen kumaşlar elbiseler ithal edilmekteydi. İktisadi düzensizliğe neden olan bu durum karsısında önlemler alma yoluna gidilse de kıyafetteki düzensizliğin önüne geçememiştir.

Bu dönemde, ilmiye sınıfının da içerisinde bulunduğu durum içler acısı idi. Dışarıdaki ve içerideki her türlü gelişmelere karsı duyarsız bir tutum sergilenmekte idi. Devlete ve topluma yol gösterecek ilmi teşkilat köhne bir durum almıştı.

Padişahta bu duruma son vermek için, Derbeyan–ı Tarik-i Ulema ve Müderrisin ve Kuzat adlı nizamname hazırlanmıştır. Ancak bu dönemde ne ıslahat heyeti, ne de padişah, yapılacak yeniliklerde planlı bir yol takip etmemişlerdir. Böylesine köklü kurumların, ıslahatında yapılması gereken zemin bir türlü hazırlanamadığı gibi, ıslahat karşıtı gurupların da desteği aranmamış bilakis muhalefet oluşmasına da engel olunması düşünülmemiştir. Sadrazam ve şeyhülislamlardan bu yolda hiçbir destek aranmamıştır. Bu tür icraatta en mühim zümreyi teşkil eden ve III. Selim zamanında müspet ilimlerden oldukça uzaklaşmış bulunan ulema kesimi ise tamamen karsıya alınmıştır. Bunların bazıları camilerde vaaz verirlerken “... Askere setre pantolon giydirip imanına halel getiren, önlerine muallim diye Frenkleri düşüren padişaha elbette Allah tevfikini çok görür. Hadimü’l – Haremeyn unvanına liyakatı olmadığını bu suretle meydana çıkarır”. Bu tür söylemlere karsı da halkta oluşabilecek tepki göz ardı edilmişti. Ayrıca Nizam-ı Cedid için kabul edilen kıyafette Frenk taklidi olduğu söylenerek tenkit edilmiştir.

III. Selim, Nizam-ı Cedid’in Rumeli’de de kurulmasını istemesi ve bununla beraber yeniçeri ve boğaz yamaklarının da yeni tip elbise giymeleri için emir vermesi, yönetime karsı hoşnutsuzluğun oluşmasını körüklemiştir. Muhalefetin meydana gelmesinde yabancıların ve özellikle Fransa büyük elçisi Sebastiyan’ın da yeniçerileri kışkırttıkları açıkça görülmüştür. Yine buna benzer bir tepki de Karaman valiliğine tayin edilen Samlı Ragıp Pasa, eyaletine giderken askerlerine ve kapı halkına son derece süslü Nizam-ı Cedid askeri elbisesi giydirmek istemişti. Ragıp Paşanın Üsküdar’daki bu girişimini gören Laz uşakları, hemen arkadaşlarını bundan haberdar ederek, Laz güruhundan olan bu askerleri de kendi düşüncelerine çevirerek, bu elbiseleri giymelerine mani olmuşlardır. Padişah, Sekbanbaşılık görevine tayin ettiği Arif Ağa’yı, gizlice huzuruna çağırarak:

“Ağa lala! Hem bu Cuma semseli kaput ile ve Nizam-ı Cedid’in elbisesiyle camiye gitmek murad-ı aliyem olup ve asakir-i sahanem selamıma durması murad-ı sahanem olmagla sen dahi bana tebaiyet etmek lazımdır.” demiş, ağanında cevabında: “Sevketlu, İnayetlu efendim, ben senin bir aciz kulunum, hâşâ size muhalefet haddim değildir. Lakin bu madde mülahaza-i hümayun buyrulup, zira bunun sonu gayet fena olmak ihtimaldir. Ocak Ağası ordudadır. Benim bileceğim iş değildir.”, demesiyle hiddetlenen padişah:

“Bak papas, sen benim devletimin nazırı değilsin, benim emrim elzemdir.”, diyerek kararının takibini belirtmiştir. Sonrasında Bostancıbaşı Hüseyin Sakir Bey’i yanına çagıran padisah, ona da: “Karadeniz bogazında vaki kalelerde olan neferatın Nizamı Cedid’in libasını giymeleri murad-ı aliyemdir.” Emrini vermiş, Şakir Bey yer öpüp:

“N’ola efendim, ben kulun onlara libas değil, şapka dahi giydirmek senin himmetinle mümkündür.” diyerek huzurundan ayrılmış, padişahın emri Boğaz Nazırı Mahmud Raif Efendiye ulaştıktan sonra, o da bu isle Halil Haseki’nin ilgilenmesini istemiştir. Samlı Ragıp Paşa’nın keyfiyetini tartışmakta olan yamakların yanına gelen Halil Haseki, üniformaların değiştirilip, Nizam-ı Cedid elbiselerini giymelerine dair fermanını okuduğunda, yamaklar şiddetle muhalefet ederek, fermanı yazana ve okuyana küfürler edip, ağır hakaretler söylediler. Halil Haseki’nin okuduklarını, idam tehdidi ile yaptırmaya kalkışması canına mal olmuştu. Askerler, verilen emirlere: “Biz kuloğlu ve yeniçeri oğlu yeniçeriyiz”, diyerek Mahmut Raif Efendiyi de kurşunlayarak aynı akıbete uğrattılar. III. Selim 18 yıllık padişahlığını, Osmanlı’yı çağın gelişen tekniğine ulaştırmak için mücadele ile geçirmiştir. Ancak çıkarlarının ve bulundukları mevkilerin tehlikeye düştüğünü gören reform aleyhtarı, yeniçeriler, ulema ve bir kısım devlet ricali padişahın karsısında bir güç odağı oluşturmuşlardır. Mayıs 1807 de, bir yeniçeri neferi olan Kabakçı Mustafa taraftarı muhalif gurup Nizam-ı Cedidcilere bas kaldırmışlardır. İsyanın büyümesinden ve kan dökülmesinden endişe duyan III. Selim Nizam-ı Cedid uygulamasından vazgeçti. Yenilik için yılların uğrasını veren padişah bıraktığı uygulamaları ile beraber kendisinin hal‘ine (hayatına) mal olacaktır.

ÖZETLE:

3. Selim Dönemi Islahatları

3. Selim Dönemi’nde devletin siyasi, askeri ve ekonomik dengeleri bozulmuş durumdaydı. Bu nedenle hükümdarlığı döneminde planlı ve programlı olarak ıslahat hareketlerine girişti. 3. Selim bu doğrultuda;

★ Devletin içinde bulunduğu durum ve sorunların çözümü için raporlar (Layiha) hazırlattı.
★ Bir danışma meclisi (Meclisimeşveret) oluşturarak ıslahat yapma kararı aldı.
★ Avrupa’ya daimi elçiler gönderdi.
★ Nizamıcedit adlı yeni bir ordu meydana getirdi.
Bu ordunun giderlerini karşılamak için İradıcedit adında bir hazine oluşturdu.
★ Ordunun eğitimi için Levent ve Selimiye kışlaları kuruldu.
★ Yabancı dil eğitimine önem verildi.
★ Birçok kitap Türkçeye tercüme edilerek kültürel gelişim sağlandı.
★ Paranın değerini koruması için tedbirler alındı.
Vergi düzenlemeleri yaptı.
★ Yerli malı kullanılması özendirildi.
★ Avrupalı devletlerin önemli başkentlerinde (Londra, Paris, Viyana, Berlin) daimi elçilikler açıldı.
Böylece Avrupalı devletlerin daha yakından tanınması ve Osmanlı aleyhine çalışmaları takibe alındı.
★ Vezirlerin sayısı ve görev süreleri yeniden belirlendi ve kadıların görev yerine gitmeleri sağlandı.
★ Mühendishane-i Berr-i Hümayun (Kara Mühendis Okulu) adlı yeni bir askeri okul açıldı.
★Avrupa’dan yabancı uzmanlar getirilerek, lağımcı, topçu, humbaracı ocakları teknik sınıf olarak yeniden düzenlendi.
★ Denizciliğe önem verildi, tersaneler onarılarak işler hale getirildi.
★ Yeniçeri ocağını aşamalı olarak kaldırmak istedi.
★ Musikiye önem verildi.
★ Darü’t Tıbatü’l Amire adlı devlet matbaası kuruldu.

3. Selim’in idari, askeri ve ekonomik alanda giriştiği bu köklü ıslahatlar devleti yüzde yüz dağılmaktan kurtaramadı. Fakat çağdaşlaşma yolunda atılan bu adımlar kendinden sonraki devlet yöneticilerine örnek oldu.

3. Selim Sûzi Dilâra makamında şarkılar yazmıştır.
-



NOT :

3. Selim ıslahatları daha kalıcı hale getirmek için kişilere değil devletin malı yapmaya ve yeniliklerin sürekliliğini hedef edinmiştir.
Bu dönemde daha çok Fransa’yı örnek alan 3. Selim ordu, ekonomi ve yönetim alanında köklü değişiklikler yapmıştır.
Yeniliklerin tümüne ve bu dönemde kurulan orduya Nizamıcedit adı verilmiştir.

İzmirLiTarihci ve Berk53 bu mesaja teşekkür etti
__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24 Kasım 2014, 19:58   #2
Özel Üye
İzmirLiTarihci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2011
Bulunduğu yer: İzmir
Konular: 38
Mesajlar: 210
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
İzmirLiTarihci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

3. Selim dönemi ile benim düşünceme göre Türkiye cumhuriyetinin temelleri atılmaya başlandı

Tarih bu mesaja teşekkür etti
__________________
“Ey Türk Oğuz Beyleri! Bu sözümü iyi işitin!Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe biliniz ki, Türk milleti, Türk yurdu, Türk devleti, Türk töresi bozulmaz.
İzmirLiTarihci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24 Kasım 2014, 20:59   #3
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.416
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 32
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır
Standart

Aslında 3. Selim çok bahtsız bir padişah. Çünkü bu kadar ilerici düşünen bir padişah, tahta geçtiğinde gerek Avusturya gerekse Rusya ile savaş halindeydi. Tabi bu iki devlete de yenildi. Ayrıca tahta çıktığı süreçte Avrupa'yı kasıp kavuran Napolyon gibi bir kişilik vardı. Ki Mısır'da da Fransa ile mücadele edecektir. Bu savaş Nizam-ı Cedid'in başarısı olarak gösterilse de bu bir yanılgıdır. Çünkü İngilizler, bölgede kendi çıkarlarını ve sömürgelerine giden yolu güvende tutmak için Osmanlıya yardım etmiştir. Keza Kabakçı Mustafa Paşa Ayaklanması'yla 3. Selim, tahttan geri çekilmek zorunda kaldı. Sonra zaten Yeniçeriler tarafından boğduruldu.
-
Yenilikler, icatlar, çalışmalar tamamen ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Osmanlı padişahları artık savaş kazanamıyor askerleri eskisi gibi düzenli değildi. Bozulmuş askeri sistemin yanında diğer devlet kurumlarının da bozulmasını göz önünde bulundurulmadı. Osmanlı'nın kendi rönesansını belli ve sağlam bir temelle gerçekleştirememesi, ileriye dönük bir gelişme elde edilemedi. Ki zaten bu dönemlerden sonra bir Mısır valisinin bile Osmanlıyı tehdit edip Anadolu'ya yürümesi, Osmanlının ne kadar zayıfladığının göstergesi. Yenilik çalışmaları yapan padişahlar arasında II. Mahmud daha ön planda olan bir padişah.
-
Ayrıca bu dönemde Türkiye'nin temellerinin atıldığını hiç mi hiç düşünmüyorum. Öyle bir düşünceye kapılmak doğru olmaz. Osmanlı Devleti, Avrupa'nın gerisinde kalmamak için özellikle askeri konulara ağırlık verip düzenlemelere gidiliyordu. 3. Selim'den sonra da Sened-i İttifak devlet içinde ayanların ne kadar güçlendiğini, Tanzimat ve Islahat Fermanları da Avrupalıların Osmanlı'nın iç işlerine ne kadar karışabileceklerini gösteriyordu. Zaten Kanun-i Esasi'den bahseceksek 2. Abdulhamid, Jön Türklerin kendisini tahta çıkmasını sağlaması halinde Kanun-i Esasi'yi ilan edeceğine dair anlaşma yapmıştı. Yani Osmanlı'daki gelişmelerin büyük bir çoğunluğu bilinçli bir şekilde atılmış adımlar değil, şartların getirdiği noktadır. Halktan kopuk, halka indirgenemeyen tüm ıslahat çalışmaları ancak ve ancak ismen ve şeklen kalır. Günümüzde de bu böyle devam etmektedir. Ayrıca Selim döneminden Cumhuriyet'in ilanına ortalama 200 yıl var. Bu dönemde padişahlar Avrupayı örnek alıyordu. Mustafa Kemal hem örnek aldı hem de halka indirgeyerek gerçekleştirdi. Örneğin yukarıdaki metinde Selim, giyim konusunda hayıflanıyorken, Mustafa Kemal Şapka'yı kendisi taktı, örnek oldu sonra halkın takmasını sağladı.
-

İzmirLiTarihci bu mesaja teşekkür etti
__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Kasım 2014, 10:55   #4
Özel Üye
İzmirLiTarihci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09 Kasım 2011
Bulunduğu yer: İzmir
Konular: 38
Mesajlar: 210
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
İzmirLiTarihci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

İlk olarak selim döneminden Cumhuriyetin kurulmasına kadar yaklaşık 130 Sene civarı bir süre var ki bu süre çokta uzun bir süre değil. Benim görüşüm tabi ki Osmanlı da ki yapılmaya çalışılan yenilikler bilinçli değildi. Ancak Selim döneminde başlayarak yapılmaya çalışılan yenilikler katlana katlana bir bilinç oluşturdu. Kısaca bir birikim oluşturdu. Atatürk ise inkılapları gerçekleştirirken geçmişte yaşanan olayların yaşanmaması için bu dönemleri incelemiş olmalıdır ki sağlam bir şekilde vefat edene kadar bilinçli bir yönetim sağlamıştır. Benim bu kanıya varmamın sebebi İlber Hocanın kitaplarından İmparatorluğun en uzun yüzyılı ve 1923-2023 Kitapları oldu. Şunu sezdim ki eğer yapılmaya çalışılan yenilik haraketleri başarıya ulaşsa da ulaşmasa da Osmanlı devleti yıkılacaktı yada kabuk değiştirecekti. Bu deneyimler bizim aradan zaman geçmeden yeni bir devlet kurmamızı sağladı diye düşünüyorum. Böyle bir deneyimler silsilesi geçirmemiş olsaydık sanmıyorum ki kurtuluş savaşımız veya daha sonrası böyle olacaktı.


Ayrıca Şunu belirtmek isterim ki Ben bu haziranda yeni mezun oldum okurken sık sık tartışıyorduk mezun olunca çevremde tartışacak kişi sayısı azaldı böyle tartışmaları özlemişim. Bu siteyi kurduğunuz için ve bizleri sağlıklı bir tartışma ortamı hazırladığınız için

Tarih bu mesaja teşekkür etti
__________________
“Ey Türk Oğuz Beyleri! Bu sözümü iyi işitin!Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe biliniz ki, Türk milleti, Türk yurdu, Türk devleti, Türk töresi bozulmaz.

Konu İzmirLiTarihci tarafından (25 Kasım 2014 Saat 11:08 ) değiştirilmiştir.
İzmirLiTarihci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Kasım 2014, 16:26   #5
Co Admin
Miskin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 Eylül 2014
Konular: 58
Mesajlar: 354
Aldığı Beğeni: 20
Beğendikleri: 42
Miskin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

İlber hocanın imparatorluğun en uzun yüzyılı kitabı nı bende okumuştum. Hatta 3 seri o. İzmirli Hocamın bahsettigi konular geçiyor. Bazen de kendi yorumunu söylüyor ilber ortaylı. Bende sizin tartışmaları okudukça öğreniyorum. Forumda gerçekten çok güzel bir aracı oldu buna.

İzmirLiTarihci bu mesaja teşekkür etti
__________________


Arkasındaki düşmanı hisseden; önündeki düşmanla savaşamaz.

Cengiz Han
Miskin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29 Kasım 2020, 18:40   #6
Yeni Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 29 Kasım 2020
Konular: 0
Mesajlar: 1
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
mete18896 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Smile mukemmel

mükemmel yarayışlı

mete18896 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
donemi, islahatlari, selim, yenilikleri

« Kavalalılar | - »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2021, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.