Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Diğer Bilim Dalları > Sosyoloji

Sosyoloji Sosyoloji, Sosyologlar, Sosyoloji Tarihi ve Diğer Sosyoloji Bilgileri Bu Bölümde..

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03 Mart 2015, 00:40   #1
Yeni Üye
Düş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12 Nisan 2011
Bulunduğu yer: Bilinmiyor.
Konular: 7
Mesajlar: 13
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Düş isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Arrow Sosyolojik bir olgu olarak müzik.

Örneksel anlamda, Tokat ili örnek alınmıştır.



Özet
Kültürün unsurlarından biri olan müzik aracılığıyla, toplumda; kahramanlık,
nefret, aşk, umut gibi öğeler sözlü olarak dile getirilmekte ve paylaşılmaktadır. Bu
yönüyle her bir yörenin kendine has dinlenilmekte olan müziği o yöredeki bireylerin
toplumsal yaşantılarına vurgu yapmakta ve toplumsal yaşamın aynası olabilmektedir. Bu
bağlamda müzik toplumsal yapının bir ürünü olarak çok faktörlü sosyolojik bir olgu
olarak doğar, gelişir ve dinlenir.
Araştırmanın konusu, müziğin çeşitli nüfus bileşenlerine göre nasıl ve hangi
türlerinin kabul gördüğünün açıklanmasıdır. Araştırmanın amacı, araştırma evreninde
ilgi gören müzik türlerini tespit ederek toplumsal ilişkiler ağını saptamaya ve hangi tür
müziğin hangi nüfus kategorileri tarafından tercih edildiğinin tespit edilmesi amacına
yöneltilmiştir.
Tokat merkez ilçe araştırmanın evreni olarak seçilmiştir. Araştırmanın örneklemi
ise değişik nüfus bileşenlerini kapsayan üçyüz bireyden oluşmaktadır. Analiz teknikleri
ise, l. Yöntem ve 2. Bulguların yorumlanması olmak üzere iki bölümden oluşturulmuştur.
Birinci bölümde; araştırma teorik olarak ikinci bölüm de ise bulguların yorumlanması
yapılmıştır. Kısaca, çalışma anket tekniği ile elde edilen bulguların teorik bilgilerle
birleştirilmesine, karşılaştırılmasına dayanan yorumlamalardan oluşmaktadır.

1.GİRİŞ
Müzik, bir toplumda mitolojik, dinsel, askeri, sağlık ve eğlence içerikli bir görünüme
sahip olmakla birlikte toplumsal bütünleşme ve ayrışma gibi sosyal mesajların da ifadesi
olabilmektedir. Müzikal her bir eser, ortama, zamana göre değişebilir nitelikte, kendine özgü
dili, yapısı ve anlatım öğeleri ile birlikte birey ve toplumun duygu ve düşüncelerini
etkileyebilmektedir. Müzik, bir kültürün sembolik anlatımı veya bir grubun yaşam biçimi
olması nedeniyle fonksiyonel olarak bireyi grup içinde uyumlu, katılımcı ve düzenli davranış
oluşturmada yönlendirici de olabilmektedir. Örneğin ulusal milli marş, toplumun bütün
üyelerine ait bir sembol olması nedeniyle grup içerisindeki üyelerin ırkları, politik durumları
veya inançları ne olursa olsun hepsini etkileyebilmektedir. Her müzik türünün, makamın adresi
ayrı olduğu için farklı düşündürme, dinlendirme, eğlendirme, sevindirme gibi değişik işlevleri
bulunmaktadır.
Müzik; modernleşme, sanayileşme, kentleşme gibi koşullar altında toplum ve birey
yaşamında süre giden değişmeye açık, özgün bir biçim ve içerik taşımaktadır. Bu yüzden müzik
tercihinde hiçbir tek faktörlü açıklama pratikte, ampirik açıdan doğru olmamaktadır. Şüphesiz,
bu durum ve konunun karmaşık bir arka plana sahip olması müziğe sosyolojik yaklaşımı haklı
gösterecek bir neden olabilmektedir.
Bilimsel bir disiplin olarak müzikoloji, müzik etkinliklerinin üretimini, icrasını,
dağıtımını ve tüketimini toplumsal kültür içinde işlevsel ve yapısal özellikleri ile bilimsel
yöntem ve tekniklerle incelese de müzik, toplumsal kültür içinde diğer kültür öğeleriyle ilişki
içinde sosyolojisinin konusu olmaktadır. Zira bir toplumun müziği, kendi hayat tarzına, dünya
görüşüne, gelenek vb. göre biçimlendiğinden, müzik anlayışı/tercihi toplumdan topluma ve
aynı toplum içinde yere ve zamana göre değişmektedir.
Türkiye’de müzik tercihlerinin açıklanması değişik nüfus bileşenlerinin etkisinin
belirlenmesinde gözükmektedir. Bu nedenle, bu çalışma söz konusu amaca yöneltilmiş bir
çalışma olarak düşünülmelidir. Bu türden bilimsel araştırmalar, modem Türkiye'nin toplumsal
yapısına ilişkin kopuk halkalardan birini bularak yerine oturtma ve tüm toplum içinde bir
kültür öğesi olan müziğin önemini ortaya çıkarma olarak değerlendirilmelidir.
Müzik konusu analitik açıdan iki yönüyle ele alınabilir. Bunlardan birincisi, müziği
bestelemek, çalmak, söylemek gibi öğelerdir. İkincisi ise, birincisinin de temellendirilmesinde
belirleyici olan müziğin toplumda değişik nüfus bileşenleri ve kategorileri içinde tanımlanma
ve dinlenme niteliğidir. Örneğin Sufi müziğinin tipik bir unsuru olan Kavvali müziğini bir
toplumu tanımlamak amacıyla çok faktörlü sosyolojik olgunun bir öğesi olarak ele alabiliriz.
Zira Kavvali müziği, sufi üyelerinin trans konumunda tek vücut olmalarına yönelik karşılıklı
gizemsel bir bağ ile kitlelerde ortak bir bilinç sağlaması olarak değerlendirilebilir. Böylelikle
Kavvali müziği, kültürel bağlamda, sadece dinsel bir inanç ve ritüel olarak ona şekil verenle
yüzleşmeyi sağlamakla kalmaz; aynı zamanda sosyolojik olarak toplum üyelerinin hangi nüfus bileşenlerinde anlam kazandığına/gerçekleştiğine yönelik bilgileri de bize aktarabilmektedir
(http://www.turkmusikisi.com/makaleler). Bir sanat eseri olan müziğin dinlenilmesi sadece
basit bireysel ve saf estetik tercihlerin ele alınması olmayıp, aynı zamanda müziğin din, ahlak,
ideoloji gibi kavramsal içeriğe sahip olduğu da görülmektedir.
Benzer şekilde müzik eserlerinin, sosyal ve doğal nedenlerle toplumsal yaşamda hak
arama sürecinin işlemediği, anlaşmazlıkların çözümlenmediği, hak ve adalet duygularının
tatmin edilmediği durumlarda (protest müziğin) ortaya çıkması da onun toplumsal olduğunu
göstermektedir. Müziğin dinlenilmesinde önemli görebileceğimiz bir başka etken ise modern
toplumlara has olan mesai dışı/enformel zaman olgusudur.
Konuya ilişkin birkaç argüman ileri sürülebilir; Birincisi; müziğin genellikle toplumsal
yaşamda var olan toplumsal değerleri ifade etmesi ile varlık kazanmasıdır. Örneğin Türk halk
müziğinin hemen hemen her beste ve güftesinin; iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış gibi
tanımlamalar yaparak bir değerler manzumesini ifade ettiğini söyleyebiliriz. İkincisi, toplumsal
gerçekliğin hayati problemlerinden olan müzik eserleri sosyal bakımdan modernleşme,
sanayileşme, kentleşme gibi koşulların ortaya çıkardığı bir gerçeklik olmasıdır. Örneğin
“arabesk” müzik bu açıdan değerlendirilebilir. Sonuncusu ise, müzik türlerinin ve eserlerinin
duygusal, psikolojik ve sosyal özellikleri ile süre giden değişmeye açık özgün bir görünürlük
içerisinde olmasıdır.
Araştırmanın konusu, çok faktörlü sosyolojik olgu olan müziğin, çeşitli nüfus
bileşenlerine göre nasıl ve hangi türlerinin kabul gördüğünün açıklanmasıdır. Araştırmanın
evreni Tokat il merkezi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi ise değişik nüfus
bileşenlerinden üçyüz bireyden oluşmaktadır.
Araştırma; l. Giriş ve 2. Bulguların Yorumlanması olmak üzere, iki bölümden
oluşturulmuştur. Birinci bölümde; araştırmanın genel görünürlülüğünü belirlemeye yönelik
olarak teorik açıklamalarla birlikte, araştırmada kullanılan metot ve tekniklere, kısa bilgiler
halinde yer verilmiştir. İkinci bölüm olan bulguların yorumlanması kısımda ise anket
tekniğinden elde edilen bilgiler teorik bilgilerle bütünleştirilmeye çalışılmıştır. Kısaca,
araştırma; anket tekniği ile elde edilen bulguların teorik bilgilerle birleştirilmesine dayanan
yorumlamalardan oluşmaktadır.

2. ARAŞTIRMA BULGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Her toplumun müzik sanatı hakkındaki görüşleri, toplumun sahip olduğu değer ve
normlar manzumesi ile birlikte nüfusun karakteristik özelliklerine bağlı olarak belirginlik
kazanmaktadır. Aynı toplum içinde zamandan zamana değişen bir olgu olan müziğe yönelik
eğilimler, sosyal hayat alanlarının varlık karakterinden toplumsal hayatın yaş, cinsiyet,
öğrenim, meslek ve dindarlık düzeyi gibi demografik özelliklere kadar geniş bir yelpazede
sosyolojik bir görünüm kazanmaktadır.
Müzik, günümüzde genellikle kitle iletişim araçları ile bireylere aktarılmakla beraber,
toplum üyeleri müzik tercih eğilimlerini, sosyal belirleyicilerin baskısı altında
belirlemektedirler. Kitle iletişim araçlarının kullanım ve etkisi ile birçok geleneksel toplumda
müzik tercihleri belirli enstrüman ve söz alanında sınırlı kalabilirken, modern toplumda müzik
tercih göstergeleri geniş bir alanda farklılaşabilmektedir. Bu nedenle müzik tercih eğilimlerinin
nedenleri ve sonuçları sadece kitle iletişim araçlarının etkisi ve müzik profesyonelleri ile ilgili
olmayıp sosyologlarla da ilgili olmaktadır.
Toplumda müzik tercih eğilimleri, müziğe ilişkin üretilen mal ve hizmetlerin kalitesinden çeşitli nüfus bileşenlerine kadar geniş bir yelpazede değişkenlik
gösterebilmektedir. Her toplumda olduğu gibi toplumumuzda da müzik tercih eğilimleri toplumun farklı kültür öğelerinden etkilenerek belirli bir niteliğe ulaşmaktadır.

2.2. Çeşitli Nüfus Bileşenlerine Göre Müzik Tercih Eğilimleri
Araştırma, bireylerin dindarlık medeni durum, yaş ve eğitim düzeyi değişkenleri ile
müzik tercih eğilimleri arasındaki ilişkileri açıklamaya yöneliktir. Ancak anket çalışmasında
medeni durum ve ekonomik düzey ele alınmış olmakla beraber etkin faktörler olmadığı
gerekçesiyle yadsınmıştır. Bu başlık altında cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim-öğretim
düzeyi, dindarlık gibi değişkenlere bağlı olarak toplumsal müzik tercih eğilimleri açıklanmaya
çalışılmaktadır.

2.2.1. Müzik Tercih Eğiliminde Cinsiyet Değişkeninin Rolü
Cinsiyet, bireylerin içinde bulundukları toplumda statülerini belirleyen ve buna göre
birtakım rollerin gereklerinin yerine getirilmesini sağlayan faktörlerden biridir. Doğuştan
kazanılan bir statü olan cinsiyet, toplumsal kurumlar içinde özgün tanımlanmayı ve duruşu
gerektirmektedir. Örneğin, her toplumda olduğu gibi toplumumuzda kadının duruşu, erkeğe
getirilen tanım ve duruştan farklılık göstermektedir.
Tarih içinde kadına bakışın seyri son bir kaç asırdan beri dünyanın en önemli ve
karmaşık konuları arasında yer almaktadır. Toplumda kadın erkekle benzer hak, görev ve
sorumluluğa sahip bulunduğuna inanıldıktan ve yasal düzenlemelerle belirginleştikten sonra,
kadın somut olarak sosyal alanda varlık kazanmıştır. Bütün bu düzenlemelere rağmen, ne
geleneksel toplum ne de sanayi toplumu kadın erkek eşitliğinde bütün iddialarına rağmen
yeteri kadar başarılı olamamıştır (Ozankaya, 1995; 399).
Modernizmin ve gelişmenin üst basamaklarında yer alan ABD ve Avrupa'nın sanayi
toplumlarında kadınlar, az gelişmiş toplumlardaki gibi, çok yoğun biçimde olmasa da yine
yönetim ve karar mevkilerinde yer alamamakta hatta müzik tercihleri de dâhil birçok alanda
farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

Kendi iç dinamikleri ve kültürlerarası etkileşimin yoğun olduğu günümüz
toplumlarında müziğin dinleyici niceliğinde ve niteliğinde süre giden bir değişme
yaşanabilmektedir. Söz konusu bu nicelik ve nitelik zaman zaman göreceli değer ve normlara
bağlı olarak olumlu-olumsuz gibi değerlendirmelere tabi tutulsa da müzik dinlemek eğitimle
geliştirilebilecek bir alışkanlık olduğu kadar anne babalar da dinledikleri müzik türleri ile
çocuklarına model olabilmektedirler.
bir sosyal gerçek olarak durmaktadır. Tablo 2’de ankete katılanların %28.0’i Türk halk
müziği dinlerken %23’ü pop müziği tercih etmekte, %17.3’ü arabesk müziğini, %12.0 Türk sanat
müziğini ve %6.7’si ise Tasavvuf müziğine ilgi duymaktadır.
Dinlenmekle birlikte müziğin doğum, nişan, sünnet gibi çeşitli törenlerde kullanılması
da toplumda hemen hemen aynı öneme sahiptir. Müzikte kalite, söz içeriğinin ezgiye
yansıması, yorum, söyleyenin beceri ve sesini kullanma yeteneğine bağlı olarak dünyada her
ülke kültürüne damgasını veren bir müzik, bir halk ouyunu, bir dans bulunmaktadır.
Arjantin’de “Tango”, İspanya’da “Flamenko”, Portekiz’de “Fado”, Türkiye’de ise “Türkü”
bunun tipik örneklerini oluşturmaktadır.
Arabesk müziğin ağır duygusal tonu ve söyleniş tarzı ile bireylerin duygu durumunu
ve davranışlarını olumsuz yönde etkilediği ve bireyleri saldırganlığa yönelttiği bilinse de
araştırma alanında ikinci ve üçüncü derede pop ve arabesk müzik tercih edilmektedir.

2.2.2. Müzik Tercih Eğiliminde Dindarlık Değişkeninin Rolü
Dindarlık tanımlamasında Başgil, dindarlığı bireyin iyiliği ve adaleti, sadece sevdiği
için değil, inandığı öbür dünya tasarımında mükâfatını almak için bu inanç ve ritüeli ifa etmesi
olarak tanımlamaktadır. Örneğin, dindarların dini görevlerini yerine getirirken iyilik ve adaleti,
Allah'ın emri olarak algılanmaktadırlar. Bunları yerine getirirken de sadece, Allah için yerine
getirilmesi gereken eylemler olduğu düşüncesinden hareket edilmektedir (Başgil, 1991; 89-90).
İslam dünyasında müziğin fıkıh ve hadis âlimlerinin eleştirisine maruz kaldığı
görülmektedir. (Yıldırım, 2003; 4-Uludağ, 1976; 207-208). Ünlü İslam bilgini Gazali, müziğin
ahlaksızlığa yönlendirici tarzlar hariç yasaklığına dair açık bir delil bulunmadığını ve zamana,
mekâna ve içinde bulunulan gruba göre haram ya da helal olma durumunun değiştiğini
söylemektedir (Faruki, 1985; 47).
Sosyal yaşamda dini nasların yorum farklılığının ortaya çıkardığı gerilimin bir ürünü
olan mezhepler, tarikatlar vb. her alanda olduğu gibi müzik alanında da bir uyarıyı ifade
etmekte ve karşı bir görüşün doğmasına neden olabilmektedir (Günay, 1998; 207–212). Söz
konusu görüşlerin bir yansıması olan Tablo 5’teki verilere bakıldığında, “kutsal olarak kabul
edilen dua ve sözlerin okunması ve dinlenilmesinin (kuran, ilahi marş vb.) bir müzik olarak
kabul edilmesi” konusu aşağıda görüldüğü gibi gerçekleşmiştir.

2.2.2. Eğitim-Öğretim Değişkeninin Müzik Tercih Eğiliminde Rolü
Günümüz endüstrileşme sürecinde oluşturulan teknolojinin ve ihtisaslaşmanın önemli
bileşenlerinden biri bilimsel bilgidir. Bu bağlamda bilimsel bilginin, başta ekonomik olmak
üzere bütün kurumsal alanlarda gelişmenin tetikleyici unsuru olduğunu söyleyebiliriz.
Geçmişten günümüze pek çok sanatçı ve bilge kişi bilimsel bilgiyi müzik alanında hem teorik hem de pratik olarak topluma aktararak varlık karakterlerini böylece sürdürmeyi
başarmışlardır.

2.2.3. Yaş Değişkenin Müzik Tercihinde Rolü
Yaş, kişilerin toplumda genç, yaşlı vb. konumlarını belirleyen ve buna göre birtakım
rollerin ifa edilmesini sağlayan önemli faktörlerden biri olması nedeniyle, medeni durum
değişkeninde olduğu gibi, yaş değişkeninde de bireylerin rolleri değişmektedir. Yaş durumu ele
alınırken, 30 yasa kadar olanlar "genç" kategorisine, 30-40 yaşları arasındakiler "yetişkin"
kategorisine 41-50 yaşlar, "orta yaş" grubuna, 51 yaşın üzerinde olanlar da "yaşlı" kategorisine dahil edilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Müzik, toplumların ideolojik, dinsel yapılarından giyim tarzlarına kadar geniş bir
yelpazede düşünsel ve eylemsel unsurların etkisi altındadır. Sosyal yaşamda; müzik aracılığı ile
kahramanlık, nefret, aşk, sevgi, umut, zevkler ve dertler enstürümental veya sözlü olarak dile
getirilmekte ve paylaşılmaktadır. Her bir yörenin kendine has söylenilen ve dinlenilmekte olan
müziği o yöredeki bireylerin toplumsal yaşantılarına vurgu yapmakta ve toplumsal yaşamın bir
aynası olabilmektedir. Bu ve benzeri nedenlerle müzik, toplumun tanımladığı sosyolojik bir
olgudur ve diğer toplumsal unsurlarla iç içe geçmiş durumdadır.
Türkiye’de müzik tercihlerinin açıklanması değişik nüfus bileşenlerinin etkisinin
belirlenmesinde gözükmektedir. Bu nedenle, bu çalışma söz konusu karmaşıklığı çözme
amacına yöneltilmiş bir çalışma olarak düşünülmelidir. Günümüzde, müziğe ilginin bir
yansıması olan bu türden bilimsel araştırmalar modem Türkiye'nin toplumsal yapısına ilişkin
kayıp halkalardan birini bularak yerine oturtma ve tüm toplum içinde bir kültür öğesi olan
müziğin önemini ortaya çıkarma olarak değerlendirilmelidir.
Bilimsel bir disiplin olarak müzikoloji, müzik etkinliklerinin üretimini, icrasını,
dağıtımını ve tüketimini toplumsal kültür içinde işlevsel ve yapısal özellikleri ile bilimsel
yöntem ve tekniklerle incelese de müzik, toplumsal kültür içinde diğer kültür öğeleriyle ilişki
içinde sosyolojisinin konusu olmaktadır. Zira bir toplumun müziği, kendi hayat tarzına, dünya
görüşüne, gelenek vb. göre oluşup biçimlendiğinden, müzik anlayışı/tercihi toplumdan
topluma ve aynı toplum içinde kişiden kişiye değişmektedir.
Çalışmada müzik tercih eğilimleri, a. Müzik türlerinde tercih eğilimleri, b. Müzik
tercihlerinde bireysel ve sosyal faktörler, c. Müziğe atfedilen edilen kutsallık olmak üzere üç
başlık halinde değerlendirilebilir bulunmuştur:
1. Çalışmada, müzik tercih eğilimleri dört seçenekli olarak ele alınmıştır. Ankete
katılanların %85-90’inin müzikle ilgili olduğu sonucuna varılmıştır. Toplumumuzda Türk Halk
Müziği, Türk Sanat Müziği, Tasavvuf Müziği, Marş, Pop, Arabesk, Enstrümantal Müzik, Rack
gibi müzik çeşitleri genel kabul gören müzik türleri olarak ele alınmıştır. Ankete katılanların
birinci derecede Türk halk müziğini ikinci derecede ise pop müziği tercih ettikleri
görülmektedir. Evlenme süreçleri ile ilgili törenlerde kullanılan müziğin ise cinsiyet
değişkenine göre farklılaştığı ve kadınların evlilik törenlerinde tercih edilen müzik türlerinde
erkek cinsiyetine göre daha çok savrulduğu görülmektedir.
Dindarlık düzeyi açısından müzik tercihlerinin dini faktörlerin etkisi altında karmaşık
bir yapı sergilediği görülmektedir. Dindarların genellikle sözlü müzik olarak Türk halk
müziğini ve Pop müziği dinledikleri anlaşılmaktadır.
2. Bireylerin müzik tercihlerinde kişisel tercihleri ön plana çıkarmaktadır. Araştırma
alanında bireylerin Biyolojik, Psikolojik ve Sosyal rahatlık sağlamada müzikten yararlandıkları
söylenebilir. Müziğin milli ve dini duyguları harekete geçirdiğine inanılmakta sesin her
türlüsünün kendi bağlamı içinde bir mana taşıdığı belirginlik kazanmaktadır. Kitle iletişim
araçları vasıtasıyla müziğin klipli çalınması ve böylece dinlenilmesinin müziğin sade olarak
dinlenilmesinden nitelik olarak farklılığının onanmasının öğrenim açısından farklı algılandığı
görülmektedir.
3. Toplumumuz, mensubu bulunduğu İslam dininin dayandığı temel paradigmalara
bağlı kalarak kendine özgü bir müzik anlayışı ve pratiği oluşturmuştur.

__________________
Sevişirken mi boşaldı gözlerindeki yaş yağmuru yoksa ihanet ederken mi?
Merak ediyorum sevgili, hangi tenin kasıklarında inletiyorsun benden aldığın düşleri?
...
Düş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bir, muzik, olarak, olgu, sosyolojik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2019, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.