Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Tarih Bilimine Giriş > Tarih Biliminin Yöntemi

Tarih Biliminin Yöntemi Tarih Biliminin Yöntemi Olan Kaynak Arama, Sınıflandırma, Çözümleme, Eleştiri ve Sentez Bilgileri

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 26 Ekim 2014, 20:02   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.413
Aldığı Beğeni: 6
Beğendikleri: 27
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Niçin Tarih Öğreniriz?

Niçin Tarih Öğreniriz?

Hepimiz çeşitli eğitim aşamalarımızda “Tarih dersleri” aldık veya mutlaka konusunu tarihten alan bir kitap okuduk. Bütün eğitim programlarında Tarih dersinin bulunmasının ana nedeni, Tarihin, öğrenmenin ve diğer bilimsel disiplinlerin temelini hazırlamasıdır. Tarih öğrenimi sadece sosyal bilimlere değil; aynı zamanda fen bilimlerine de temel teşkil etmektedir. Tarih, okuyucusuna diğer bilim dallarını anlamasında kültürel, sosyal ve entelektüel bir alt yapı kazandırır. Söz gelimi, dünya uygarlıklarını veya bir ülkenin gelişme aşamalarını bilmek isteyen bir okuyucu veya öğrenci, öncelikle tarih okumak durumundadır. Özellikle sosyal ve siyaset bilimleri alanında eğitim alan hemen herkesin tarih bilgisine ihtiyacı vardır. Ancak bu yolla toplumun gelişme aşamalarını ve geçmişte yaşanan tecrübeleri takip edebilir. Örneğin, Türk siyasi hayatını anlayabilmek için Osmanlı dönemindeki saltanat sistemini, saltanatın kaldırılmasını ve cumhuriyetin ilanını bilmek zorunluluğu vardır. Aynı şekilde, fen bilimleri öğrencilerinin de mutlaka bilim tarihi öğrenmeye ihtiyaçları vardır. Bu bilgi kendilerine, bilimde ulaşılan son aşamaya nasıl gelindiğini öğretecek, böylece kendi uğraş alanlarını daha iyi kavrayacaklardır. Zira tarih, sadece olaylar dizisini öğrenmek değil; bilakis doğru ve anlaşılır sonuçlara ulaşmak için de bir araçtır. Hatta bir düşünce tarzıdır. İnsanın hayal dünyasını geliştirir, yeni fikirler geliştirmesine ve buluşlar yapmasına imkân hazırlar. Daha da önemlisi insana eleştirel bakışı kazandırır. Tarih öğrenmenin bu genel amaçlarının dışında; ayrıca özel amaçları da bulunmaktadır. Türkiye’de tarih metodu konularında ilk kitap yazanlardan birisi olan Zeki Velidi Togan (1890–1970) tarihin faydasını anlatırken; tarihin çağdaş hayatı, geçmiş hayatın bir tekâmülü olarak yakından anlattığını, hatta gelecek hakkında düşünmeyi de sağladığını söyleyerek önümüzü açmaktadır. Zira insanlık tarihinin geçmişteki bir kesitini öğrenmek, aynı zamanda insanın mensup olduğu çağı ve toplumunu anlaması anlamına gelmektedir. Nitekim geçmişini bilmeyen bir insan, hafızasını yitirmiş bir kişi gibidir. Aynı şekilde, geçmişini tanımayan toplumlar için benzeri bir yargıya varmak zor değildir. Her millet, geçmişini bilmek zorundadır. Nerden geldiklerini, atalarının hangi başarılara imza attıklarını, nerelerde yanlış yaptıklarını bilmekle yükümlüdür. Bu, yeni nesillere cesaret vereceği gibi, geçmişi ile iftihar etme duygusu da kazandırır. Yeni başarılara yelken açmalarına imkân verir. Bundan daha önemlisi, tarih okuyucusu diğer toplum ve milletler ile kendi toplum ve milletinin mukayesesini yapabilir. Bu mukayese kişiye öz güven kazandıracağı gibi, başka milletlere karşı da empati yapma duygusunu geliştirir. Hiç şüphesiz, insanın doğasında var olan merak duygusunu giderme ihtiyacı da tarih öğrenmenin yolunu açar. Zira insanda, daima kendini tanımak ve bilmek arzusu vardır. Doğal olarak ilk akla gelen husus “kişinin kendi tarihidir”. Dolayısıyla insanın kendisini, ailesini, çevresini ve geçmişini öğrenme ihtiyacını gidermesi, yani entelektüel merakını tatmin etmesi ancak tarih okumaları ile mümkündür.

Her bireyin özel ve sosyal hayatı vardır. Bireyler bu iki hayatın bir parçasıdır. Başka bir deyimle bireyin hayatını; anne babasından, ailesinden ve toplumundan devraldığı tarihi miras oluşturmaktadır. Tarih, insana mensup olduğu millete aidiyetinin nasıl gerçekleştiğini; söz gelimi “ben niye Türk milletindenim, o niye başka millettendir? “ sorularının cevaplarını verir. Zira dünyanın bir parçası olan bireylerin ve onlardan oluşan toplumların nereden geldiklerini bilmeye ihtiyaçları vardır. Bu onlara sadece manevi bir tatmin sağlamaz, aynı zamanda geçmiştekilerin tecrübelerinden de istifade etmeyi sağlar. Bütün çağları ve ülkeleri, insanın önüne getiren Tarih, geçmiş ve eski milletlerle kendisi üzerinden ilişki kurdurarak, oradan alınacak dersler ile birey ve milletlerin geleceklerine ışık tutar. Nitekim Belçikalı tarihçi Léon-Ernest Halkin (1906–1998), “tarihin bilinmesinin geleceği düşünmek bakımından zaruri olduğunu” söyler. Felsefeci Macit Gökberk (1908–1993) de; “tarihin insanı çağdışı olmaktan kurtarıp, gününü yaşayan, geleceğe doğru uzanan değerleri içinde yapıcı rol oynamasına yol açabileceğini” ifade etmektedir. Tarihçi Mübahat S. Kütükoğlu da bu bağlamda, tarihin, insanlarda ahlak şuurunu uyandırıp manevi değerlerin gelişmesinde rol oynadığını; aileden başlayıp millete doğru gelişen bir sevgi ve bağlılığın doğmasına imkân hazırladığını, ayrıca bir bireyin ait olduğu milletin, üstünde yaşadığı vatan topraklarının geçmişini öğrenme ve araştırma arzusunu ortaya çıkardığını belirtir. (Kütükoğlu, 2007: 5). Aslında bütün tanımlardan kastedilen şudur: Toplumlarda tarih bilincinin oluşması bir zarurettir. Başka alanlarla pek yan yana gelmeyen “bilinç kelimesinin, tarihe tamlanan olması, toplumların tarihi hafızadan yoksun olmamalarından kaynaklanmaktadır. Zira bu bilinç, geçmişi, bu günü ve geleceği de kapsar. Gelecekte de var olma iddiasında olan -ki bütün toplumlar bu iddiadadır- toplumlar, tarih bilincinden vazgeçemezler ve bunu yeni nesillerle aktarmayı bir görev bilirler. Aslında bu sadece bir toplumla sınırlı olmadığı için, toplumlardaki bu bilincin toplamı, insanlık bilincinin oluşmasına da katkı sağlar. Ancak unutmamak gerekir ki, tarih bilinci bilimsellikten uzaklaşıp, sürekli duygusallıkla beslenirse çatışmalara da sebep olabilir.
-
Prof.Dr. Zekeriya KURŞUN

İzmirLiTarihci ve certyle bu mesaja teşekkür etti
__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
niçin, ogreniriz, tarih, öğreniriz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.