Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Tarih Bilimine Giriş > Tarih Biliminin Yöntemi

Tarih Biliminin Yöntemi Tarih Biliminin Yöntemi Olan Kaynak Arama, Sınıflandırma, Çözümleme, Eleştiri ve Sentez Bilgileri

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 29 Ekim 2014, 12:34   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.413
Aldığı Beğeni: 6
Beğendikleri: 27
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Pozitivist Sosyal Bilim Yöntemi

Pozitivist Sosyal Bilim Yöntemi

Auguste Comte (1789-1857) tarafından geliştirilen pozitivizm, toplumsal yaşamın doğal yaşama benzer bir nesnel gerçekliği olduğu yönünde temel bir varsayıma dayanır. Bu açıdan pozitivizm doğa bilimlerinde kullanılan niceliksel bilgiye dayalı bilimsel yöntemin sosyal bilimlerde de kullanılabileceğini savunur. Auguste Comte’un doğal yaşamla toplumsal yaşam arasında temel bir fark görmeyen, bu nedenle de her ikisinin tek bir evrensel yöntem aracılığı ile araştırılıp açıklanması gerektiğini öne süren görüşü, pozitivist sosyal bilim yönteminin dayandığı en önemli varsayımlardan biridir (Suğur, 2010:34). Pozitivistler, doğal yaşam ile toplumsal yaşam arasında bir süreklilik olduğunu öne sürerler, bu açıdan da doğal gerçeklik ile toplumsal gerçeklik arasında temel bir fark görmezler. Toplumsal gerçeklik tıpkı doğal gerçeklik gibi dış dünyada bireylerin istek ve iradelerinden bağımsız olarak mevcuttur. Bağlı olduğu yasalar değişmez niteliktedir. Tek tek bireylerin isteklerine göre şekil almaz.

Pozitivist sosyal bilim yöntemi; toplumsal yaşamda fiziksel dünyadaki yerçekimi yasasına benzer olayları temellendiren belirli toplumsal yasaların olduğunu benimser. Buradan hareketle, insan davranışlarının da nedensel yasalara dayanılarak açıklanacağını ileri sürer. Bütün pozitivist kaynaklarda görüleceği gibi yasa temelli bir nedensel açıklama biçimi söz konusudur. İki şey arasındaki nedensel ilişki, varsayılan doğal nedensel yasaların bir sonucudur. Pozitivist sosyal bilim yaklaşımını benimseyen araştırmacılar, insan davranışlarını ve toplumsal yaşamı yöneten nedensel yasaların keşfedilmesi ile birlikte gelecekle ilgili öngörüler yapılabileceğini öne sürerler. Böylelikle olayların kontrol edilebileceğine, geleceğin tasarlanabileceğine inanırlar.

Pozitivist sosyal bilim yöntemi, dışsal olarak ele aldığı toplumsal gerçeklik hakkında deney, gözlem ve benzeri tekniklerle bilgiye ulaşmaya çalışır. Deney ve gözlem sonucu elde edilen ampirik bilginin de bilimsel geçerliliği olan tek bilgi olduğunu ve ancak bu yolla elde edilen bilginin, araştırmacıların değer yargılarından bağımsız, nesnel bir bilgi olabileceğini savunur (Suğur, 2010: 35). Pozitivistlere göre yalnızca gözlenebilen, ölçülebilen ve sınıflanabilen olguların bilimsel bir gerçekliği vardır ve toplum hakkındaki doğru gerçekler ancak bilimsel yöntemlerle keşfedilip analiz edilebilir. Bu nedenle bilimsel bilgi ile yaygın kanı veya sağduyu arasında kesin bir ayrım yapılır ve bilimsel bilginin “değerlerden” tamamen bağımsız olduğu savunulur. Ünlü pozitivist Emile Durkheim (1858–1917), Sosyolojik Yöntemin Kuralları adlı kitabında, bilim dışında oluşmuş olan kavramların kullanılmasından özenle kaçınılmasını ve sıradan insanın zihninde hüküm süren temelsiz değerlerden kendini özgürleştirmesi gerektiğini belirtir (Neuman, 2010:124–125).

Pozitivist sosyal bilim yöntemine göre, doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasındaki temel farklılık çalışma konularının ve araştırma nesnelerinin ayrı olmasından ileri gelmektedir. Dolayısıyla farklı araştırma tekniklerinin kullanılması zorunluluğu vardır.

Pozitivist yaklaşımın en ünlü temsilcisi olan Auguste Comte, doğa bilimleriyle sosyal bilimler arasındaki ikiciliği ortadan kaldırmaya çalışmıştır. O, farklı bilim dallarını, bir bütünün parçaları gibi görerek birleştirmek istemiştir. Kurucularından biri sayıldığı sosyoloji bilimini doğa bilimleri modeline göre şekillendirmeye çaba göstermiştir. Auguste Comte’u buna iten etkenlerden biri o ana kadar insan ve toplum konularında metafiziğin etkisidir. Diğer bir etken ise toplumun “özgül doğa yasalarının işleyişiyle evrim geçiren” kolektif bir organizma olmasıdır. (Swingewood, 1998: 71). Comte, fikir sistematiğini toplumsal yaşamın da doğa yasalarına benzeyen nedensel yasaların var olduğu üzerine kurmuştu. Bu noktada Comte’un pozitivist sosyolojisinin temel amacı, tarihsel ve toplumsal gelişmenin temelinde yatan ve toplumsal evrimi yöneten nedensel yasaları keşfetmekti. Bunun için de sosyoloji bilimine önemli bir işlev yüklemiştir. Pozitivist yöntemi sadece sosyoloji için değil, tüm bilimler için zorunlu görmüştür. Pozitif Felsefe Dersleri adlı eserinde bütün bilim dallarındaki insan bilgisinin nasıl üç hâl yasası olarak tanımladığını, üç ayrı aşamadan nasıl geçerek evrimleştiğini ve sonunda pozitif bilimsel yöntem aşamasına eriştiğini yazar.

Auguste Comte’un insan toplumları için önerdiği evrimsel gelişme modeline göre insan düşüncesi ve insan toplumları üç temel aşamadan geçerek ilerlemişlerdir. Bu aşamalar şunlardır:

a. Teolojik aşama: Bu aşamada insan düşüncesi her şeyi doğaüstü güçlerle açıklamaya çalışır.

b. Metafizik aşama: İkinci sıradaki bu aşamada ise insan düşüncesi sosyal veya fiziksel tüm olgu ve olayları soyut güçlerle açıklamaya çalışır.

c. Pozitif aşama: İnsan düşüncesinin ulaştığı son noktayı ifade eder. İnsan düşüncesi bütün olgu ve olayları bilimsel (evrensel yasalara dayalı) olarak açıklamaya çalışır.

Auguste Comte’a göre bu aşamada insan düşüncesi pozitif bilim sayesinde doğaüstü ve soyut güçleri reddederek gözlemlenebilen, sınıflanabilen ve ölçülebilen olgular arasındaki mevcut ilişkiyi açığa çıkarmaya çaba gösterir. Bu ilişkileri evrensel yasalar içerisinde sistemleştirmeye çalışır.

Auguste Comte, bu yöntem aracılığıyla gözlemlenebilen toplumsal olgular arasındaki nedensel ilişkilerin, doğa bilimcileri tarafından keşfedilen doğa yasalarına benzer şekilde, keşfedilebileceğine ve bu sayede toplumsal gerçeklik hakkında doğru bilgiye ulaşılabileceğine inanmıştır. Bu yüzden de toplumsal dünyayı araştırmada doğa bilimsel yöntemin yanı sıra tarihsel yöntemin de kullanılması gerektiğine inanmıştır. Toplumu biyolojik bir organizmadaki sisteme benzetmiştir. Sosyal gerçekliğin tıpkı doğada olduğu gibi bir düzenlilik içerdiğini vurgulamıştır. Oluşturduğu düşünce sistematiğini kaçınılmaz olarak tarihle ilişkilendirmiştir. Sınıflandırdığı bilimler sistematiği içinde tarih adıyla bir bilime yer vermemesine ve onun yerine sosyolojiyi geçirmesine rağmen (Özlem, 2004:151) özellikle ilerleme düşüncesini içeren sosyal dinamiğin anlaşılabilmesi için tarih disiplinini bir yöntem olarak kullanmıştır. Zaman zaman bu yöntem tarih disiplinini bir alt kategori olmaktan çıkarak belirleyici olmuştur. Dolayısıyla sosyoloji yasaları ile tarihin yasaları arasında bir özdeşlik ilişkisi söz konusu olmuştur. Yani tarih, Auguste Comte’un tasarımında, hem bir araç hem de bir üst belirleyicidir (Aysever-Barutçu, 2003:58).

Bu akımın en önemli takipçilerinden Emile Durkheim[1], toplumu bir bütün oluşturmak amacıyla farklı işlevler üstlenmiş parçalardan oluşan biyolojik bir organizmaya benzetmiştir. Buradan hareketle toplumun onu oluşturan bireylere indirgenemeyecek nitelikte bağımsız bir gerçekliği olduğunu tasavvur etmiştir. Toplumun bireylerin üstünde ve bireyler üzerinde kolektif nitelikteki toplumsal olgular aracılığıyla yaptırım gücüne sahip olduğuna inanmıştır. Hatta baskıcı ve sınırlandırıcı bir gücü olduğunu da belirtmiştir. Örneğin, din, aile, eğitim kurumlar, hukuk, ahlâk, inançlar, görenekler bireylerin dışında ve kendilerini onlara zorla kabul ettirme özelliğine sahip olan toplumsal olgular olarak sıralamıştır(Durkheim,1985: 42–47).

Durkheim, toplumsal yaşamın incelenmesinde toplumsal olguların araştırılmasında ve açıklanmasında nedensel ve işlevsel olmak üzere iki farklı yöntem üzerinde durmuştur. Bunlardan birincisi, toplumsal olguların nedenlerinin başka toplumsal olgularda aranmasıdır. İkincisinde ise, toplumsal olguların toplumun ihtiyaçlarının karşılanması açısından sahip oldukları işlevlerin araştırılmasıdır.

Kısaca Durkheim’da toplumsal düzen ve dayanışma bir toplumun öncelikli ihtiyaçları arasında gelmektedir. Toplumda düzen ve dayanışmanın kaynağı ise işbölümü ve uzmanlaşmadır (Durkheim, 1985: 114–125). Burada benzeşmeye dayalı basit bir işbölümünün olduğu geleneksel toplumlarda mekanik dayanışma, farklılaşmaya dayalı karmaşık bir işbölümünün ve uzmanlaşmanın olduğu modern toplumlarda ise organik dayanışma söz konusudur.

Emile Durkheim’a göre doğa bilimlerinde olduğu gibi sosyolojide de toplumsal olguları açıklayan teorilerin sınanabilir olması çok önemlidir. Bir toplumsal olgunun başka bir toplumsal olgunun nedeni olduğunu kanıtlamada “dolaylı deneyleme ya da karşılaştırmalı yöntemi” kullanmıştır. Durkheim, araştırmalarında “eş anlı değişiklikler yöntemi” olarak adlandırılan bir yöntem kullanır ve bu yöntemi “toplum bilimsel araştırmaların en üstün aracı olarak” nitelemiştir (Durkheim, 1985:143–144).

Pozitivist yaklaşımın iki önemli temsilcisinin yöntemleri bir hayli eleştirilmiştir. Auguste Comte’un toplumsal olguların tabi olduğu yasaları, insan iradesinden ve özerkliğinden bağımsız, nedensel bir belirleyicilik ile açıklamaya çalışması katı ve yetersiz bulunmuştur. Durkheim’in ise toplumsal olguların nesne gibi ele alınması gerektiği yönündeki görüşü hümanist olmadığı ve pozitivist bilim anlayışının sınırlı anlatımını aşamadığı gerekçesiyle eleştirilere uğramıştır.
-
Doç.Dr. Kemal YAKUT
Dipnotlar:

[1] Emile Durkheim’in toplumla ilgili araştırmalarda kullanılacak yöntemi incelediği "Sosyolojik Yöntemin Kuralları" adlı kitabı bu alanla ilgili yapılmış en önemli ve etkili çalışmalardan biri olarak kabul edilir.

__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bilim, pozitivist, sosyal, yontemi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.