Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Makaleler > Tarih Makaleleri

Tarih Makaleleri Tarih Bilimi ile ilgili Yazılan Akademik Makaleler.

Yeni Konu aç Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler Stil
Alt 14 Haziran 2013, 22:03   #21
Banlı Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 12 Haziran 2013
Konular: 0
Mesajlar: 22
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Gazete Haberi: "Allahu Ekber demek, Atatürk inkılabına saygısızlıktır"



(Dininizi yaşayabiliyorsunuz diyenlere ithaf ediyorum. Allah-u Teala'yı birlemek ve yüceltmek bile suç idi.)

Fevzi Çakmak'ın cenazesinde "Allahu Ekber" diye Tekbir getirenler olmuştu. Bunun üzerine bakın dönemin Vakit gazetesi nasıl manşet atmış. Cep telefonundan katılıp gazeteyi göremeyenler için buraya da yazalım... Manşet şöyle:

"Gençlik Takbih Ediyor (ayıplıyor)"
"Törende bazı grupların Arapça tekbir (yani Allahu Ekber) getirmeleri Atatürk inkılabına saygısızlıktır"

Gazetenin alt kısmında "Mevkufların sayısı" diye bir başlık var. Yani Allahu Ekber diyenler tutuklanmış.
"Allahu Ekber" demenin suç sayıldığı bir memleketti burası.
Başka söze ne hacet...

Birde gazetenin "gençlik adına" başlık atıp propaganda yapması başka bir garabet.

KAYNAK: Vakit gazetesi, 14 Nisan 1950.
NOT: (O dönemdeki ile bugünkü Vakit gazetesini karıştırmamak lazım)

Mustafa kemal'ın nasıl bir mal olduğunu bu millet çok iyi bilmekte... 5816 koruma kanunu kalkınca daha neler gelecek

@Undefeated_Anatolian ikinci sayfamda ki son mesajıma da bak...

Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 14 Haziran 2013, 22:31   #22
Banlı Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 12 Haziran 2013
Konular: 0
Mesajlar: 22
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
burhanozen29 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@caner88, tam bir Kadir Mısıroğlu tipisin. Size birşey öğretilmez. Öğretsekte anlamazsınız. Önce beyin jimnastiği yapın, mistik güçlerden uzaklaşın. Atatürk ezanı değil, Arapça ezanı yasaklamıştır. Bunu da çarpıtın siz. Arapça Kuran'ı da yasaklamamıştır. Nereden uyduruyorsanız. ( Bugüne kadar yazdığınız(kopyala-yapıştır) tüm yazıların kaynağı Rıza Nur'du. Şimdi bir değişiklik yapıp Karabekir'e geçtiniz. Tebrikler, büyük gelişme.)
Öyle gelin. Saygılar.
Ne oldu ? işine gelmeyince demagoji mi yapıyorsun. “KEMALİST DEMEK MANTIKLA ALIŞVERİŞİ KESMİŞ ADAM DEMEKTİR” Sende tam bu tipsin (!). Her yazımda kaynak var sende kaynak ver tersini ıspatla ama heyhat nerde ?

Arapça ezanı yasaklamıştır diyorsun eee bu ezan değil mi?? aslı arapça değil mi??? Ne oluyor'da ona türkçeye ceviriyor (?) İslam dini evrensel bir dindir dolayısı ile ezanın arapça'dan başka dilde okunması düşünülemez.

Bak Atanız neler yaptı, nelere izin verdi...

1937 yılında Gaziantep'te 50 yaşlarındaki bir kadının kendi evinde gizlice eski usül Arap harfleri ile çocuk okuttuğu haber alınmış ve suçüstü (!) yakalanarak, aramada ele geçen kitaplarla birlikte mevcuden mahkemeye sevk edilmiştir.
Ele geçen ve M. Kemal'in döneminde "suç" teşkil eden kitaplar ve bazı eşyalar ise şunlardır:

3 adet Mevlüt, 5 Tebareke Cüz'ü, 25 Amme Cüz'ü*, 1 Kadesemiallah, 7 Kur'an-ı Kerim, 10 Elif Cüz'ü, 2 Minder, 1 sıra, 1 sopa.[1]

Benzer şekilde, Arapça namaz sûresi okutmak veya Arapça tedrisatta (öğretimde) bulunmak suçundan 1938 yılı içerisinde; Çankırı'da bir şahıs[2], Kastamonu'da bir kadın,[3] Isparta'da muhtelif şahıslar,[4] Bursa'da bir şahıs,[5] Rize'de,[6] Erzurum'da[7] ve Çorum'da[8] bazı şahıslar hakkında işlem yapılmıştır.

***
*Amme Cüz'ü: Namaz Sureleri denilen kısa Sureleri içinde bulunduran Kur'an-ı Kerim'in son 20 sayfasına verilen isimdir.

Kaynaklar:
[1] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–3, Kardeks 596; Gaziantep Valiliğinin Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) yazdığı 31.12.1937 tarih ve 1481 sayılı yazı.
[2] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–3, Kardeks 595; Çankırı Valiliğinden Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 3.1.1938 tarih ve 21 sayılı yazı.
[3] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–5, Kardeks 597; Kastamonu Vali Vekili N. A. Keskin imzası ile Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 10.1.1938 tarih ve Em.1/37 sayılı yazı.
[4] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–8, Kardeks 906; Isparta Valiliğinden Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 10.1.1938 tarih ve 26837/48 sayılı yazı.
[5] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–12, Kardeks 287. Bursa Valiliğinden Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 20.1.1938 tarih ve 175 sayılı yazı.
[6] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–13, Kardeks 3109; Rize Valiliğinden Dâhiliye
Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 29.1.1938 tarih ve 1087 sayılı yazı.
[7] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–15, Kardeks 3118; Dâhiliye Vekâleti (İçişleri Bakanı) Şükrü Kaya imzasıyla Maarif Vekâletine (Eğitim Bakanlığına) gönderilen 21.2.1938 tarih ve 7872 sayılı yazı.
[8] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 13217–14, Kardeks 3119; Dâhiliye Vekâleti (İçişleri Bakanı) Şükrü Kaya imzasıyla Adliye ve Maarif Vekâletlerine (Adalet ve Eğitim Bakanlığına) gönderilen 25.2.1938 tarih ve 8778 sayılı yazı.


Konu Caner88 tarafından (14 Haziran 2013 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir.
Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 14 Haziran 2013, 23:01   #23
Moderator
burhanozen29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: Bursa
Konular: 118
Mesajlar: 606
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Yahu Allah aşkına, sizde nasıl bir mantık var anlayamıyorum ben. Siz olayları bugünün şartları ile mi değerlendiriyorsunuz ? Bir devrim süreci diyoruz, yeni harfler diyoruz. Kısa süreli de olsa yakın tarihten kopmak diyoruz -ki bu gerekliydi-.
Latin alfabesine geçilmişken birileri gelip bu alfabeye itiraz edip Arapça öğretiyorsa, bu işte bir terslik vardır. Ancak Arapça yazmakta sıkıntı yoktu. Yanılmıyorsam Halil İnalcık hocamız anlatıyordu, okuldayken bazı notları hala Arapça alındığından. Ayrıca benim elimde 1933 tarihli bir kitap var o dönemin talebesi kitabın kenarlarına hem Osmanlıca hemde Türkçe(latin) notlar almış. Bunda sıkıntı yok, ancak gidip Türkçe öğretmeden Osmanlıca, Arapça öğretirse burada bir sıkıntı vardır.
-----------
Vakit gazetesinde ki o küpüre gelinceee. Bu sözler gazetenin kendisine aittir. Kişilerle alakalı değildir. Ayrıca Arapça tekbir, Atatürk devrimlerine aykırı mıdır ? Açıkcası Atatürk'e bırakılsaydı tekbirinde Türkçe olmasını isterdi ki bence bir sakınca yoktur. Bundan daha doğal birşeyde olamaz. Bunu propaganda gibi düşünüyorsan;
İlk Türkçe Hutbe Okunduğu zaman, Cumhuriyet: Süleymaniye'de Türkçe hutbe - Cami lebalep dolmuştu, hutbe okunurken bir taraftan da tekbir alınıyordu. ( Türkçe hutbe Atatürk'ün çok istediği birşeydi, Atatürk'ün emri ile oldu. ) ( O gece Atatürk'ün emri ile Hafız Yaşar Okur, Türkçe Kuran okumuştur. Ayrıntılar için, Hafız Yaşar Okur, Atatürkle On Beş Yıl Dini Hatıralar )
Türkçe Ezan Okunduğu zaman, Cumhuriyet: Türkçe Kur'anla mukabele - Kadın erkek on binlerce halk Sultanahmet Camii'nde hıncahınç dolmuştu. ( Türkçe ezan, buda Atatürk'ün emri ile oldu. )
Açarız nazmı celilin bakarız yaprağına,
Yahut üfler geçeriz, ölünün toprağına,
İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyla bilin,
Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için. Mehmet Akif Ersoy
--------------
Askere merhaba asker dedirtmedi mi falan diyorsun. Çok saçmalıyorsun. Atatürk'ün emriyle basılan bir kitap var. Temin edebilirsin. Askere Din Kitabı diye. Al oku Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti ile beraber askerler içerisinde müslümanların olduğu gibi ateistlerin yada hristiyanların olduğunu da unutmamak lazım.
Mustafa Kemal Atatürk hangi camiileri kapattı ? Bunu da yaz, öğrenelim. Ayrıca Adnan Menderes, Tayyip Erdoğan'da camii kapattı, yerine AVM yaptı. Bunlar müslüman değil mi ?

__________________
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. M.K.ATATÜRK
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 14 Haziran 2013, 23:33   #24
Banlı Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 12 Haziran 2013
Konular: 0
Mesajlar: 22
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Alıntı:
burhanozen29 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Askere merhaba asker dedirtmedi mi falan diyorsun. Çok saçmalıyorsun. Atatürk'ün emriyle basılan bir kitap var. Temin edebilirsin. Askere Din Kitabı diye. Al oku Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti ile beraber askerler içerisinde müslümanların olduğu gibi ateistlerin yada hristiyanların olduğunu da unutmamak lazım. Mustafa Kemal Atatürk hangi camiileri kapattı ? Bunu da yaz, öğrenelim. Ayrıca Adnan Menderes, Tayyip Erdoğan'da camii kapattı, yerine AVM yaptı. Bunlar müslüman değil mi ?
Evvela biz (Müslümanlar) onun faşistce yaptığı devrimlerini hiç istemedik. Mustafa Kemâl kafiri zorla asarak,keserek bizi batıya çevirdi. Sen ve senin gibileri onun devrimlerini beğenebilirsin ama bu onun diktatör olduğunu değiştirmez. Nesebi meçhul olan Mustafa Kemal, Namaz Surelerinin yazılmış olan kitapları yasaklattırdı sen hala onu savunuyorsun (?).

Merhaba asker meselesine gelince;

"Selâmün Aleyküm yerine `Merhaba´ Asker" de M. Kemal'den

M. Kemal'in Selânik’te 38 inci piyade alayı komutanlığına tayin edilmesi de mesleğinde ciddî bir adım olmuştur. Hikâyeyi o zaman o aynı alayın birinci taburunun üçüncü bölüğünde takım komutanı bulunan Ziya Kılıç'tan dinliyelim:

"(...) Mustafa Kemal Bey alaya yaklaşınca gür bir sesle:
— Merhaba asker, dedi.
O tarihlerde yoklama ve teftişlerde komutanlar askere:
— Selâmün aleyküm... derler, asker de:
— Aleyküm selâm... diye cevap verirdi. Alışmadığı bu tek kelimelik selâm karşısında asker biraz irkildikten sonra aynı kelime ile cevap verdi. İşte o tarihten sonradır ki orduya bu tek kelime ile selâm usulü girmiştir."

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Atatürk'ün Doğumundan Ölümüne Kadar, İstanbul, Pozitif Yayınları, 2004, sayfa 67-68.

Mustafa kemal müslüman olsaydı islamın selâmı olan ''Selamun aleykum'' yerine merhaba der mi idi??? eee selânikten çıkarsa ancak yahudi çıkar nitekim selanikte en fazla yahudiler yaşamakta idi.

Camii meselesine gelince...

Allah'ın (celle celaluhu) hükmü:
Bakara Suresi
114 - Allah'ın mescitlerini, içlerinde Allah'ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar. Bunlara dünyada perişanlık, ahirette de büyük bir azap vardır.

M. Kemal'ın hükmü:
15 Kasım 1935'te "Cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhasasat (maaş, ödenek) hakkında" bir kanun çıkarıldı. 2845 numaralı kanunda "Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır" hükmü vardı. Bu tarihten sonra yüzlerce cami kapatıldı, depo yapıldı, satıldı, yıktırıldı, ahır yapıldı, parti binası bile yapıldı.

ayrıca şu video'ya da bak....atanızın zamanında yapıldı ve o sözde müslüman müdahale etmedi...

Mustafa Armağan - CHP Döneminde Kapatılan Camiler - YouTube

Caner88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 15 Haziran 2013, 12:28   #25
Moderator
burhanozen29 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Ağustos 2012
Bulunduğu yer: Bursa
Konular: 118
Mesajlar: 606
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

ATATÜRK’ÜN DİNİNİ SORGULAMAK KİMSEYE DÜŞMAZ, YAZACAKLARIM @caner88’E İTHAFENDİR
YAZIM SADECE BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR, BÜYÜK ÇAPLI BİR ARAŞTIRMAM DEĞİLDİR


RAMAZAN’DA ATATÜRK

Cemal Granda : Ramazanlarda, Kadir gecesi ağzına kadehini koymazdı. Kadir geceleri sofra bile kurdurmazdı. Saygısı büyüktü. Bazen mevlit dinlediği de olurdu. Miraç bölümünde ‘Göklere çıktı Mustafa’ denince gözleri yaşarırdı. O zaman hemen kolonya götürürdük. İnanışı samimiydi. Bence Allah’a inanıyordu. [1]

Makbule Hanım : Her Ramazan’ın bir günü ve ekseriyetle Kadir gecesi bana iftara gelirdi. O gün, imkan bulabilirse oruç da tutardı. İftar sofrasını tam eski tarzda isterdi. Oruçlu olduğu zaman iftara başlarken dua ederdi. [2]

Hafız Yaşar Okur : Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı… Kandil geceleri saz çaldırmazdı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturdu. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu içinde dinlerdi. Ruhunun çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı. [3]



Atatürk düşmanları İstiklal Harbi’nden sonra ki dine karşı faaliyetlerinden bahsetmemizi isterler. O yüzden İSTİKLAL HARBİ SONRASI’nı yazacağım.
İSTİKLAL HARBİ SONRASI ULEMA
İstiklal Harbi’nden sonra da yanında din adamları var. Çok orijinal, dindar, bilgili insanlardı. Öyleleri var ki Farsça’nın yanında Pehlevi biliyorlar. Yani tam böyle hafız şerh edecek kadar İslami bilgisi ve kültürü olan insanlar. [4] Atatürk’ün İstiklal Harbi’nden önce yanında olan bilginler, İstiklal Harbi’nden sonra da yanındaydı. Atatürk gerçek din bilginlerine gerçekten önem vermiş bir liderdi.

İSTİKLAL HARBİ SONRASI DİN DERSİ

Atatürk döneminde okullarda din eğitimi devam etmiştir. Bazılarının dediği gibi din dersi kaldırılmamıştır. Din derslerinde ‘Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri’ adlı kitap okutulmuştur. [5] Ancak liselere geçildiğinde din dersi sayısının azaltıldığı da bir gerçektir.

İSTİKLAL HARBİ SONRASI CAMİİ
Atatürk, İstiklal Harbi sonrası Yunanlılar tarafından saldırılan, yağmalanan ve yakılan yüzlerce camiyi onartmış ve yeniden yaptırmıştır. Bazı camileri ise kendi cebinden yaptırmıştır. Mesela Eskişehir Mihalıççık Camisi’ni kendi parasından 5000 lira verip yeniden yaptırmıştır. [6] Edirne Selimiye Camii’yi de kendi cebinden onarmıştır.[7] Atatürk’ün Paris camisine her yıl katkıda bulunduğu da bir gerçektir.
Atatürk, camilerin imarları yapılırken bazılarının yıkılmasına üzülmüştür ve bir genelge ile özen gösterilmesini istemiştir.
31.01.1934, 6/370 sayılı Başvekalet genelgesi ‘imar hevesi yüzünden eski eserlerin yıktırıldığının görüldüğü… bundan sonra Maarif Vekaleti’ne sorulmadan hiçbir eserin yıktırılmaması gerektiği...’ belirtilmiştir. [8]
Aynı şekilde;
03.10.1935, 6/5548 sayılı Başvekalet genelgesi ‘vakıf eserleri haraptır diye çabucak yıktıklarının öğrenildiği, bu hareketi yapanların ağır mesuliyet altına girecekleri…’ belirtilmiştir.


Atatürk döneminde imarı yapılan camilerden bazıları sırasıyla,
26 Mart 1923 – Hamidiye Camii – Umum evkaf malından yaptırılması (BCA,
Sayı: 14005, Fon Kodu: 51..0.0.0, Yer No: 2.12..6..)
12 Şubat 1924 - Pazar Camii – 1500 Lira gönderildiği (BCA, Sayı: 14005, Fon Kodu: 51..0.0.0, Yer No: 13.109..4.)
25 Temmuz 1925 – Bitlis Camii – 3000 Lira gönderildiği (BCA, Sayı:14005, Dosya: 22911, Fon Kodu: 30..10.0.0, Yer No: 192.313..11.)
7 Aralık 1925 – Fertek Köyündeki kilisenin camiye çevirilmesine izin (BCA, Sayı:2870, Dosya:13579 Fon Kodu:30..18.1.1 Yer No: 16,77..5.)
9 Ocak 1929 – Edirne’de ki 3 şerefeli camiinin kubbelerinin tamiri (BCA, Sayı: 7555 Fon Kodu: 30..18.1.2 Yer No:1.12..25.)
28 Eylül 1930 – Fırtına’dan hasara uğrayan camilerin onarımı için Edirne Vakıflar Müdürlüğü’ne 11.000 Lira tahsisat (BCA, Sayı:790, Dosya: 22939, Fon Kodu: 30..10.0.0, Yer No: 192.314..20.)
9 Aralık 1931 – İstanbul Eyüp Camii – Kurşun ve sıva tamiratının emanetten yaptırılması (BCA, Sayı: 11987, Dosya: 229-59, Fon Kodu: 30..18.1.2, Yer No: 24.77..9..)
1 Mayıs 1932 – İstanbul Neslişah Camii – Emanet usulüyle tamir ettirilmesi (BCA, Sayı: 12791, Dosya: 229-63, Fon Kodu: 30..18.1.2, Yer No: 28.36..8.)
18 Mart 1933 – Edirne’de ki 3 şerefeli camiinin sıvalarının tamiri (BCA, Sayı: 14005 Dosya: 227-128, Fon Kodu: 30..18.1.2 Yer No: 34.17..8.)
17 Eylül 1933 – Cedit Ali Paşa Camii ile Manisa Muradiye Camii’nin tamiri (BCA, Sayı: 14960, Dosya: 229-68, Fon Kodu: 30..18.1.2, Yer No: 39.64..19.)
26 Ekim 1936 – Budapeşte’de bir camii yapılacağı (BCA, Dosya: 3.BÜRO Fon Kodu: 490..1.0.0 Yer No: 610.119..3.)
19 Kasım 1936 – Varşova’da bir camii yapılacağı (BCA, Dosya: 3.BÜRO Fon Kodu: 490..1.0.0 Yer No: 610.119..4.)
26 Mayıs 1937 – Ankara’da tarihi eser niteliğindeki camilerin tespit edilip tamirlerine başlanması (BCA, Sayı:73362, Dosya: 25919, Fon Kodu: 30..10.0.0, Yer No: 213.447..3.)
27 Ekim 1937 – Kiğı’da tamiri mümkün olmayan Bültenbey Camii yerine yeni bir cami yaptırılması (BCA, Sayı: 5016, Dosya: 22966, Fon Kodu: 30..10.0.0, Yer No: 192.316..10.)

Ve daha fazlası var. Bunlar benim devlet arşivinde rastladıklarım. Daha görmediğim birsürü imar meselesi vardır. Ayrıca Atatürk’ün çizdiği İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nin tam merkezinde bir tane camii vardır.




İSLAMİYET DÜNYASI İÇİN BÜYÜK ADIM : SADABAT
Atatürk, İstiklal Harbi’nden sonra da İran, Irak ve Afganistan gibi Müslüman ülkelerle Sadabat Paktı’nı kurarak haçlılara karşı Müslüman ülkelerle birlikte hareket etmiştir. Bu çok önemli ve büyük bir adımdır. 8 Temmuz 1937’den 1979’a kadar anlaşmalar yürürlüktedir.
Ayrıca Atatürk Sadabat Paktı’nı imzalatmakla kalmamış Müslüman ülkelerin liderleriyle de çok iyi ilişkiler kurmuştur. Afganistan Kralı Amanaullah Han ve İran Şahı Rıza Pehlevi ile ileri derecede dostluklar kurmuştur. Hatta dostluklar o kadar ilerlemiştir ki;
19 Haziran 1934’te Pehlevi’nin onuruna düzenlenen bir operada iki kardeş olan Kurt(Tur) ve Aslan’ın (İraç) kardeşliği anlatılır. Eserin sonunda Kurt’un adı geçtiğinde oyuncular Atatürk’ü gösterir, Aslan’ın adı geçtiğinde ise Pehlevi’yi gösterir. Bu jest karşısında duygulanan Pehlevi ise ‘Kardeşim’ diyerek Atatürk’e sarılmıştır.


İSLAM TARİHİNİ KORUYAN LİDER
Atatürk, Hz. Muhammed’den çok etkilenmiştir. Hatta liselerde okutulan tarih kitaplarında İslam Tarihi bölümünün yazımına bizzat katkıda bulunmuş, Hz. Muhammed’in savaşlarının çizildiği haritaları bizzat Atatürk çizmiştir. Tarih çalışmaları sırasında Hz. Muhammed’i eleştirmeye kalkanları ‘Hz. Muhammed’in kıymetinden habersiz cahil serseriler bizim tarih çalışmalarımıza katılamazlar.’ Diyerek azarlamıştır. Bir keresinde Hz. Muhammed için ‘ Benim, senin adın silinir ama o ölümsüzdür’ diyerek söz etmiştir. [9]
Ayrıca Atatürk, İslam tarihi hakkında birçok kitap okumuştur. Okuduğu kitaplar arasında Leon Caetani’nin dokuz ciltlik İslam Tarihi eserini yer alır. Bu eseri okurken birçok yerin altını mavi kalemle çizmiş ve notlar almıştır. [10]
Atatürk Kur’an-ı Kerim’i Türkçeye tercüme ve tefsir ettirmiştir. En güvenilir hadis kaynaklarından biri olan Buhari hadislerini Türkçe’ye tercüme ettirmiştir. Türkçe hutbe ve ezan okutmuştur.
Cumhuriyet’in ilk 15 yılında devlet desteğiyle Elmalılı Hamdi Yazır’ın 9 ciltlik eseri başta olmak üzere Kuran’ın tefsir ve tercümesiyle ilgili toplam 9 eser yazılıp yayımlanmıştır. Bu eserlerin toplam baskı adedi 100.000’e yakındır. Ayrıca Atatürk’ün emri ve isteğiyle binlerce din kitabı halka bedava dağıtılmıştır. Bkz: Elmalılı’nın 9 ciltlik eseri 1936-1939 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 10.000 takım bastırılıp bedava dağıtılmıştır.
Atatürk Medeni Bilgiler’i yazarken, İslam tarihine de devrimci bir müdahalede bulunmuştur. Bu kitapta geleneksel İslam’a karşı bir müdahale olduğu doğrudur, ancak gereklidir.

GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN

Daha önce birçok kere yanıt verdim. Şimdi kısaca değinip geçeceğim.
‘ Dünyaca bilinmelidir ki bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunmaktayız.’
1- ‘Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları’ ifadesi İslam dinine saygısızlık değildir. Öncelikle hangi dinden bahsedildiği de belirtilmemiştir. Ayrıca gökten inen kitaplar da dememiştir, indiği SANILAN kitaplar demiştir. Dogmalar ifadesinde de bir sıkıntı yoktur, çünkü bütün kutsal kitaplar dogmadır, değişmezdir.
2- Burada belirtilen şey, CHP programının kutsal kitaplar gibi dogma olmadığıdır, yani değişmez olmadığıdır. Devrimci Atatürk’ün partisi CHP’nin programları da devrime uygundur zamana göre değişebilir.

ATATÜRK’Ü DİN DÜŞMANI GÖRENLER HAKKINDA
Atatürk’ü din düşmanı görenler ve @caner88’in Atatürk görüşünü yazıyorum..


1- Atatürk’ün babası belirsizdir.(!)
2- Atatürk’ün annesi genelev kadınıdır.(!)
3- Atatürk din düşmanıdır.(!)
4- Milli mücadeleyi Atatürk başlatmamıştır.(!)
5- İstiklal Harbi’nde Atatürk’ün başarısı yoktur.(!)
6- Lozan hezimettir.(!)
7- Atatürk Kuran’ı yasaklamıştır.(!)
8- Atatürk İngiliz ajanıdır.(!)
9- Atatürk dönemi din yok edilmiştir.(!)
10- Atatürk masondur.(!)

Ve işin garibi, Atatürk %98’i Müslüman bir ülkede 15 yıl iktidar ve halkının gözbebeği. Ve işin garibi şu fotoğraflar:



( Atatürk’ün cenaze töreninde yüzbinler )






( Atatürk’ün naşını görmek için camilerin tepesine çıkan insanlar )

[1] Turhan Gürkan, Atatürk’ün Uşağı’nın Gizli Defteri sy. 184

[2] Cemal Kutay, Türkçe İbadet, C2 , sy. 302

[3] Sinan Meydan, Akl-ı Kemal C4, sy. 140

[4] İlber Ortaylı, Yakın Tarihin Gerçekleri, sy.112

[5] Muallim Andülbaki, Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri

[6] Sinan Meydan, Atatürk İle Allah Arasında, sy. 654-655-656-657

[7] Abdurrahman Kasapoğlu, Atatürk’ün Kur’an Kültürü, s.390.

[8] http://dergiler.ankara.edu.tr/dergil...1249/14313.pdf

[9] Sinan Meydan, age. sy, 875+

[10] İlber Ortaylı, Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı, sy.91

Çar ve SimHa bu mesaja teşekkür etti
__________________
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. M.K.ATATÜRK
burhanozen29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Konu Kapatılmıştır

Etiketler
ataturkun, atatürkün, dinine, hizmetleri, islam, smeydan, İslam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.