Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > İlkçağ ve Medeniyetleri Tarihi > Tarih Öncesi Çağlar

Tarih Öncesi Çağlar Yazının Bulunmadan Önceki Tarihi Çağlar Hakkında Bilgiler Bu Bölümde..

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 13 Nisan 2015, 22:36   #1
Özel Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 29 Mart 2015
Konular: 16
Mesajlar: 24
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
muhali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Uygarlik süreci-2

Tarım Devrimi: İnsanlığın Uygarlıkta İkinci Büyük Sıçrayışı

Demir madeninin eritilmesi ve dökümüyle başlar ve “abece”nin (harfler) türetimi ve bunun yazıda kullanılmasıyla, insanlığın barbarlıktan uygarlığa geçtiği günümüze kadar olan süreçtir. Bu süreçte ilk kez demir madeninin eritildiği ve tarımsal amaçlar için kullanıldığı görülür. Bu nedenle “demir çağı” olarak da adlandırılır.

Önce de belirttiğim gibi, yalnız Doğu yarıküresinde bağımsız bir gelişme gösteren bu aşama, üretimdeki ilerleme bakımından, bütün önceki aşamaların topundan daha zengindir. Kahramanlık çağının Yunanlıları, Roma'nın kurulmasından az önceki İtalya aşiretleri, Tacitus (M.S. 56 – 117, Romalı yazar) dönemindeki Cermenler, Vikingler çağının Normanları bu aşamada bulunuyorlardı. Her şeyden önce, büyük ölçüde tarla ekimini, tarımın daha geniş alanlara yayılmasını ve verimin artmasını olanaklı kılan hayvanlar tarafından çekilen demirden saban, ilk olarak bu dönemde görülür. Bunun sonucu, yaşam araçlarında, çağın koşulları bakımından sınırsız bir artış görülür. İnsanlar balta ve bel gibi demirden aletler yaparak ormanlık ve bataklık gibi yerleri tarım alanlarına (tarlalara) dönüştürürler. Tüm bunların sonucunda nüfus hızla artarak küçük bir alan üzerinde (belki ilk köyler) yoğunlaşması oldu. Bu dönem “Tarım Devrimi” ya da “Demir Çağı”nın başlangıcı olarak kabul edilir.

“Demir Çağı’na sıçrayan toplumlar hayvan beslediler, sulama kanalları geliştirdiler, bataklıkları kurutarak ekin ektiler, kumaş dokudular, saban, düğen, harman makinesi, değirmen kullanmayı öğrendiler. Alış-veriş yöntemlerini onlar geliştirdi. Zamanla, taştan evler, saraylar, tapınaklar yaparak bugünkü uygarlığın temellerini attılar.

Barbarlığın yukarı aşamasının doruğunun, yani “tarım devrimi”nin ilk evresinin, Eski Yunan toplumundaki durumunu İ.Ö. 9.yüzyılda yaşamış Yunan ozanı Homeros'un şiirinde, özellikle Ilyada'da görebiliriz.

“Gelişmiş demir aletler, körük, kol-değirmeni, çömlek tornası, zeytinyağı ve şarap yapımı; madenlerin ustalıklı bir biçimde işlenmesi, yük ve savaş arabaları, kalas ve tahtalarla gemi yapımı, sanat olarak mimarlığın başlangıcı, kuleli ve mazgallı duvarlarla çevrilmiş kentler, Homeros'un destanı ve bütün mitoloji- işte Yunanlıların barbarlıktan uygarlığa geçirdikleri bellbaşlı miras budur. Bununla, Homeros çağı Yunanlılar’ın,daha yüksek bir dereceye geçmeye hazırlandıkları bu kültür aşamasının başlarında bulunan Cermenler üzerine Sezar ve hatta Tacitus'un anlattıklarını karşılaştırırsak, barbarlığın yukarı aşamasının, üretimde ne zengin bir gelişmeyi kapsadığını görürüz”.(Engels, Agy, s:35).

Tarım Devrimi Teorileri

İnsanlığın tarımsal üretime geçmesi “uygarlığa” geçişi olarak kabul edilmektedir. Bu konuda Antropologlar, Sosyal Antropologlar, Sosyologlar ve Materyalist düşünürler başta olmak üzere hemen hemen tüm bilim dünyası düşünce birliği içindedirler. Tahıl üretimiyle insanlar bir yandan hayvanları üretim aracı olarak kullanmayı öğrenirken, bir yandan da toprağı yaracak “karasaban”ı yapmayı başarmıştır. Karasabanın yapımı insanlığın teknolojik devrimidir.
İnsanları tarım yapmaya iten neden/nedenler neydi? Bu konuda değişik görüler ileri sürülmüştür.
1. Materyalistlere göre, insanlar doğaya egemen olmak ve maddi varlıklarını arttırmak için doğanın elverişli olduğu yerlerde tarımsal üretime yöneldiler. Bu , kaçınılmaz bir etkinliktir.
“Özel mülkiyet insan topluluklarının teknolojik ilerlemesi için ve doğa üzerideki hakimiyetleriyle servetlerinin artması için zorunluydu. Aynı zamanda bazı kimseleri zorunlu üretici çalışmanın sıkıcı tekdüzeliğinden kurtarmak ve fikri güçlerini geliştirmeye yöneltmek, böylece insanların ilgilendikleri şeylerin artması ve çeşitlenmesi, insan kişiliğinin, kültür ve sanatın gelişmesi bakımından da zorunluydu. Özel mülkiyet insan ilişkilerini bütün yönleriyle etkilemiş, ilkel toplumların kişiden kişiye basit ve dolaysız iliksilerini temelden değiştirmiştir. ” (Komünist Ahlak, internet)

2. (Daha çok tutulan) diğer görüş ise, aşırı nüfus artışı veya yiyeceklerinin kökünü kurutan iklim değişikliği nedeniyle insanlar çiftçilik yapmak zorunda kalmışlardır. Bu görüşe göre, ilk ekip-biçme faaliyeti 12 000 yıl önce, son buzul çağının sonlarına doğru Doğu Akdeniz bölgesinde başladı. Bu dönemde hayvan ve bitki türleri çok hızlı değişim geçiriyordu. Özetle, bir yandan nüfus artıyor, diğer yandan besin kaynalalrı hızla azalıyordu. İnsanlar besin kaynağı olarak toprağı ekmeyi akıl ettiler.

3. Son yıllarda çok farklı bir görüş ortaya atılmıştır. Buna göre, göre tarıma geçiş besin kaynağı elde etmek amacı için değil, “prestij” sağlamak için yapıldı. Çiftçiliğe geçişin yalnızca boş mideleri doldurmak amacı taşımadığını, statü sağlama amacı güttüğüne inanıyor.”(New Scientific, Agy) Çünkü, tahıl ekimi hayvan avlamaya göre hem daha zor, hem de çok zahmetli ve ürünün elde edilmesi zaman isteyen bir uğraştı.

Ayrıca, bu teoriyi destekleyen başka kanıtlar var: Arkeolojik kayıtlarla göre insanların ekip biçtikleri bitkilerden elde ettikleri besinler, yüzyıllarca hatta binlerce yıl boyunca diyetlerinin yalnızca küçük bir kısmını oluşturdu. Çünkü o günün buğday, arpa ve mercimeği 1-2 dane veriyorlardı. Bu nedenle, tarımdan elde edilen besinlerin yiyeceklerinin önemeli bir bölümünü oluşturması çok uzun yıllar aldı. Daha da önemlisi, tarım üretimini önce elit tabaka yapıyordu. Zengin sofralarında ve davetlerinde hayvansal besinlerin yanında, tıpkı bugünün sosyetik davetlerinde olduğu gibi, mercimek, buğday ve arpadan yapılan yiyeceklerin de konması daveti verene prestij kazandırıyor. Seçkinler, alt katmandan (kölelerden) daha fazla üretim isteyince o zaman tarımla uğraş tüm topluma yayılıyor.

“Bu arda nesiller boyu süren seleksiyon tohum kalitesinde iyileşme sağladı. Tahılların depolama olanaklarının artmasıyla bazı insanlar zenginleşirken, sosyal açıdan eşitsizlikler meydana geldi. Elit tabaka alt sınıflardan daha fazla üretim yapmalarını isteyince, alt tabakaların avcılık –toplayıcılık yapacak zamanları kalmadı. Dolayısıyla bu sınıflar da tarıma yöneldi.” (New Scientific, Agy)

Özetle, insanlığın tarımsal üretime geçmesi “uygarlığa” geçişi olarak kabul edilmektedir. Bilimin de temellerini atarlar. Ancak bu sadece dünyanın belirli bölgerlinde olur.
Üretimin, başlıca iki kola: tarım ve küçük sanayiye ayrılmasıyla "para" ortaya çıkar. Para aracılığıyla "kullanım değeri"nin yerini "degişim değeri", yani para kazanmak için üretim doğar; para kazanmak için (değişim değeri) yapılan üretimle birlikte yalnızca aşiret içinde ve aşiret sınırlarında yapılan ticaret değil, ayrıca, denizaşırı ticaret de, şimdiden, doğar. Bununla birlikte, bütün bunlar, henüz gelişmelerinin ilk basamağındadırlar; değerli madenler, egemen ve evrensel para haline gelmeye başlarlar, ama henüz para olarak basılmazlar, yalnızca, ağırlıklarına göre değişrtirilirler .

Efendi-köle; zengin-yoksul ayırımı hem tarımsal üretimdeki fazlalık (artık ürün), hem de bu ürünü, üretiminde hiçbir katkısı olmayan aracılar (tüccar, tefeci)ın pazarlamasıyla oluşan zenginlikler, özgür insanlarla köleler arasındaki ayrımın yanı sıra, zenginlerle yoksullar arasındaki ayrım da kendini gösterir.

Toplum mesleklere göre yeniden yapılanır.
“Kan bağı üzerine kurulmuş eski toplum, yeni yeni gelişmiş toplumsal sınıfların çatışması sonucu değişir; yerini, artık dayanaklarını kan bağı üzerine kurulmuş topluluklar değil, belirli bir ülkede yaşayan toplulukların oluşturduğu devlet içinde örgütlenen aile rejiminin tamamen mülkiyet rejimi tarafından belirlendiği günümüze kadar gelen yazılı tarihin bütün özünü biçimlendiren sınıflar çatışması ve sınıflar savaşımının artık içinde özgürce gelişeceği yeni bir topluma bırakır

Tarih bu mesaja teşekkür etti
muhali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
sureci2, uygarlik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 01:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.