Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Duyuru - İstek - Tanışma Bölümü > Tarih Tartışmaları

Tarih Tartışmaları Tarih alanında merak ettiğiniz tartışmaları bulabilir veya tartışmaya açmak istediğiniz konuyu buraya yazabilir farklı bilgiler öğrenebilirsiniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04 Mart 2012, 06:22   #1
Yeni Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 04 Mayıs 2011
Bulunduğu yer: İzmir
Konular: 8
Mesajlar: 36
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
yusufdemir55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart İzmir Suikasti Davası

14 Şubat 2012 tarihinde, onlarca sitede "İzmir Suikasti davasında idam edilenlerin son sözleri" başlıklı bir video yayınlandı. Aynı süreçte, TRT 1'de de, "Kurt Kanunu" dizisi gösterilmeye başladı. Bütün bunlar elbetteki tesadüf değildir. Tarihi gerçekleri tahrif edip, saptırmak amacı ile, bu olayı, birileri masaya yatırmaya, asılanları masum göstermeye çalışıyor. 1926 yılında bu suikasti uzun süre planlayanlar, uygulayacak fırsat bulamadan yakalanmışlar ve cezalarını çekmişlerdir. İdam edilenler, suikast olayında suçsuz değillerdi ama vatan hainide değillerdi. Üstelik, Kurtuluş savaşında, cepheden cepheye koşmuş, büyük yararlılıklar göstermiş komutanlardı. Bunlardan biride, 19 Mayıs 1919 tarihinde, Mustafa Kemal'le birlikte Samsun'a çıkan, 19 subaydan biri olan Miralay Arif Bey'dir. (Nam-ı diğer Ayıcı Arif)

Suikastin ihbarı ile başlayan süreç;

15 Haziran 1926 tarihinde, Giritli Kaçakcı Şevki'nin ihbarı ile başlayan operasyonda, babası Kadı Hurşit Efendi'nin hizmetlerinden ötürü, Mustafa Kemal tarafından milletvekili seçtirilen, eski Lazistan mebusu Ziya Hurşit, kaldığı Gaffarzade Otelinde yakalanır. Ziya Hurşit'in yatağının altından, suikastte kullanılacak olan silah ve bombalar, üzerindende 3 bin lira para çıkar. Diğer tetikçiler, Laz İsmail, Gürcü Yusuf Ragıp Paşa Otelinde, Çopur Hilmi ise Karşıyaka'da yakalanırlar.

Operasyonun başlamasının ardından İzmir'e gelen Mustafa Kemal, Ziya Hurşit ile görüşür ve ardından, bizzat Mustafa Kemal'in emri ile, İzmir milletvekili Şükrü Bey ve Sarı Edip Efe tutuklanırlar. İzmir Milletvekili Şükrü Bey, İttihat ve Terakki’nin Milli Eğitim Bakanlarındandır.

Mustafa Kemal, Ziya Hurşit ile ikinci kez görüştükten sonra, suikastin, Ankara eski valisi Abdulkadir Bey ile Şükrü Bey tarafından tertip edildiğini,Başbakan İsmet Paşa ile İçişleri bakanı Recep Peker ve İstanbul Valisi Süleyman Beye iletir.

Mustafa Kemal'e suikast yapılmak istenildiği, kesin olarak kanıtlandığından, bunu kimse inkar edememektedir. Silahlar, bombalar ve sanıklarla birlikte ele geçirilmiştir. Sanıklarda suçlarını itiraf etmişler, bir süredir, bu suikasti, Ankara'da, Anadolu Kulübü çıkışında, hatta TBMM'de yapmayı planladıklarını hatta suikat planı için, Laz İsmail'in Bursa'ya gittiğinide söylemişlerdir.

Ziya Hurşit ve yanındaki sıradan 3 kişi olan, Gürcü Yusuf, Laz İsmail ve Çopur Hilmi'nin, devletin en üst makamında bulunan Mustafa Kemal'i öldürmekten bir yarar sağlayamayacakları, üstelik, suikasti gerçekleştirdikten sonra motorla yurtdışına kaçmayı planladıklarının ortaya çıktığından, bu suikastten yarar sağlayacakların üzerinde yoğunlaştırılır araştırmalar. Bu nedenle, İstiklal Mahkemesi; yakın geçmişin hesaplaşması devam etmekte olan Kemalist devrimlerle ilgili derinleştirir tahkikatı.
Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası'nın yöneticileri tutuklanırlar. Bunların arasında, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Bekir Sami, ve Rüştü Paşa'lar ile, Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası milletvekilleri, eski Maliye Nazırı Cavit Bey'de vardır. Eski Ankara Valisi Abdulkadir Bey ve Kara Kemal Bey firar etmişler, o sırada yurtdışında bulunan eski başbakan Rauf Bey ile Dr.Adnan Adıvar, tutuklanmaktan kurtulmışlardır. Kazım Karabekir Paşa'yı ilk tutuklanmasında serbest bırakan ve tutuklamamakta ısrar eden İsmet Paşa hakkında da tutuklama kararı çıkar ancak bu karar uygulanmaz ve Kazım Karabekir Paşa'nın tutuklanması gerçekleşir.

Ali Çetinkaya başkanlığındaki istiklal Mahkemesi; suikastin asıl düzenleyicileri, Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası Üyeleri, Eski İttihatçılar ve Üçüncü derecede şüpheliler olmak üzere, sanıkları dört gruba ayırır. 13 Temmuz 1926 tarihinde, İzmir Suikasti Davasının, İzmir'de yapılan bölümü tamamlanır. 13 Temmuz 1926 tarihinde yapılan bu duruşmada salona alınan ilk kafilede, Refet Bey, Mersinli Cemal Bey, Kazım Karabekir, Cafer Tayyar, Ali Fuat Paşalarla, Bekir Sami, Sabit, Münür Hüsrev, Necati, Halit, Besim, Faik, Feridun, Fikri, Kamil Beyler vardır.

5 dakika kadar sonra salona alınan 2. kafiledekilerde, arka sıralara oturtulur. O an, herkeste merak uyandıran konu; Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi, Şükrü Bey, Arif Bey, İsmail Canbulat, Sarı Efe Edip, Halis Turgut, Abidin Bey, Hafız Mehmet Bey, Rasim Bey ve Rüştü Paşa'nın getirilmeyişiydi. Yani, dava ile ilgili kanaate varmış olan mahkeme, kararın açıklanacağı bu duruşmaya, idama mahkum edeceği sanıkları getirtmemiştir.

Karar açıklanır: Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi, Şükrü Bey, Arif Bey, İsmail Canbulat, Sarı Efe Edip, Halis Turgut, Abidin Bey, Hafız Mehmet Bey, Rasim Bey ve Rüştü Bey'in, idamına karar verilmiştir. Ayrıca, firarda olan eski Ankara Valisi Abdulkadir Bey ve Kara Kemal Bey'in, gıyaplarında idam cezası verilir. Abdulkadir Bey, daha sonra yakalandığında cezası infaz edilir, Kara Kemal Bey ise, yakalanacağı sırada intihar eder.

İzmir'de sonuçlanan bu davada, Sürmeneli Vahab, 10 yıl Kalebendtlik cezasına çarptırılır. Erzincan mebusu İhsan, eski Ardahan mebusu Hilmi, eski Maliye Nazırı Cavit,eski Sivas mebusu Selahaddin, eski İzmir mebusu Rahmi, İstanbul mebusu Rauf, eski İstanbul mebusu Dr.Adnan Adıvar, bu davanın mütemmim bir safhası olmak üzere, sonraya bırakılır.

Faik, Sabit, Halet, Feridun, Fikri, Kamil, Bekir, Zeki, Besim, Necati, Münür, Hüsrev, Beyler ve Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar, Refet ve Mersinli Cemal Paşa'lar, eski Erzurum mebusu Necati, Ahmet ve Nafiz Bey'ler, Torbalılı Emin, Trabzonlu Naciye Nimet, Sürmeneli Keleş Mehmet, Bahçıvan İdris ve Giritli Mustafa'nın, beraatine karar verilir.

Burada dikkat çekmek istediğim hususlardan biride; birçok yerde karşımıza çıkan, "İsmail Canbulat, Halis Turgut ve Rüştü Paşa'ya, önce 10 yıl kürek cezası verildiği, bu cezaya itiraz etmeleri üzerine, idam cezasına çarptırıldıkları" yalanıdır. Karar açıklandığında, idama mahkum edilenler, duruşma salonuna getirilmediğinden, bu karara itiraz edilmiş olması mümkün değildir. İdam mahkumları bu kararı, cezalarının infaz edileceği, 13 - 14 Temmuz gecesi, yüzlerine karşı okunduğunda öğrenirler.

İzmir Suikasti Davası'nın, mütemmim (ek) bir safhası olan Ankara duruşması, 2 Ağustos 1926 tarihinde başlar ve 26 Ağustus 1926 tarihinde, Cavit Bey, Doktor Nazım, Hilmi ve Beyler, idam cezası alırlar. Eski Başbakan'lardan Rauf Orbay, 10 yıl sürgün cezası alır ancak, yurtdışında olduğundan, bu karar uygulanamaz. Hüseyin Cahit, Dr.Adnan Adıvar ve öteki sanıklar ise beraat ederler.

Tarihi gerçekleri saptırmak isteyenlerin iddiası şudur;

İzmir Suikasti behane edilerek, muhalefet tasfiye edilmiş, masum insanlar idam edilmiştir. Hatta dahada ileri giderek, bunun bir komplo olduğunu bile iddia etmişlerdir.Siahları, bombaları ile yakalanıp, suçunu itiraf eden tetikçilere rağmen, komplo diyebilmek, aymazlıktan başka birşey değildir. Suikastin behane (!) edilereki muhalefetin tasfiye edilmesine gelince;

Suikasti gerçekleştirecek olan tetikçiler, Ziya Hurşit, Laz İsmail, Çopur Hilmi ve Gürcü Yusuf, eğer başarabilselerdi, Giritli Şevki'nin motoru ile, Sakız Adasına kaçacaklardı. Yani onların rolü, tetikçilikti. Tetikçilerin, Ankara'da, İstanbul'da, Bursa'dai hatta TBMM'nin içerisinde, uzun süre suikasti tasarladıklarını, en son İzmir gezisinde yapmayı kararlaştırılmış olmalarının, imkanı varmıdır? Tetikçilerin, ne alıp veremedikleri olabilirki Mustafa Kemal ile?

5 Haziran 1925 tarihinde, Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası'nın kapatılması ile, İzmir Suikasti'nin ilişkisi olabilirmi?
Tetikçilerin arkasındakiler kimdi?
Tetikçiler, suikasti başarabilselerdi, neler olacaktı?

Bu soruların irdelenmesi halince, bırakın infazlardan masum çıkmasını; suçlu olduğu halde, idam eilmeyip, beraat ettirilen, ancak, siyasettende uzak tutulanların olduğu görülecektir. Mustafa Kemal'in, Ali Fuat Cebesoy'a, 18 Mart 1927'de "Paşaları senin hatırına affettim" demesi boşuna değildir.

AŞAĞIDAKİ BÖLÜM, ALINTIDIR.

FAİK BEY’İN 30 YIL SONRAKİ AÇIKLAMALARI
Faik Bey suikast davasında önemli kilit isimlerden biri ve idam edilen elebaşı Ziya Hurşid’in ağabeyidir.Kendisi bizzat olayın mağdurudur.Üstelik bu olay yüzünden kardeşini genç yaşta ölüme sürüklemiştir.Yaptığı açıklamalar bazı çevreleri rahatsız etmiştir.Bunun nedeni,Faik Bey’in Karabekir ve Rauf Bey’itöhmet altına sokan sözleridir.Kendi bölümünde aynen verilen açıklamanın özeti şudur:
”Terakkiperver muhalefetin lider kadrosu,suikastin sadece Ankara ayağındaki olaylardan değil,Atatürk’ün seyahate çıktığı günlerde de suikast hazırlığından şöyle yada böyle haberi vardır.”
Faik Bey Karabekir’in bizzat ağzından duyduğu suikast işaretlerini ortaya dökmüş fakat hepsi cevapsız kalmıştır.


Konu yusufdemir55 tarafından (04 Mart 2012 Saat 23:47 ) değiştirilmiştir. Sebep: imla hatası
yusufdemir55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Mart 2012, 14:10   #2
Super Moderator
certyle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21 Ocak 2012
Bulunduğu yer: Ankara
Konular: 166
Mesajlar: 567
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 0
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

eline sağlık

__________________
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07 Mart 2012, 03:58   #3
Yeni Üye
Avatar Yok
 
Üyelik tarihi: 04 Mayıs 2011
Bulunduğu yer: İzmir
Konular: 8
Mesajlar: 36
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
yusufdemir55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

19 Mayıs 1919 tarihinde, Mustafa Kemal ile birlikte Samsun'a çıkan Miralay Arif Bey!in, İzmir Suikastı davasında, İzmir İstiklal Mahkeme'sindeki ifadesi ve tanıklarla yüzleştirilmesi.

Eskişehir mebusu Arif Bey, jandarmalar arasında getirildi ve reisin suallerini cevaplamaya başladı.

-Ziya Hurşit'i nerede, nasılmı tanıdım, anlatayım: Bir akşam Ankara'da bizim kulüpte oturuyordum. Ali Fuat (paşa) geldi.yanındaki genci "Eski Lazistan meb'usu Ziya Hurşid.." diye taktim etti. Başla selamlaştık.El bile sıkışmadık.Bundan sonra bir kere daha kendisi ile, yine kulüpte karşılaşmış, görüşmüştüm. Laz İsmail'e gelince:Onuda Ziya Hurşid'i tanıdığım günlerde görmüştüm. Bir akşam kulüpte alt katta odada oturuyorduk.Şükrü geldi;
-Vaktiyle maiyetinizde bulunmuş bir adam var, sizi görmek istiyor dedi.Beklesin! dedim.Akşam ezanında bir hayli sonra kulüpten ayrıldım. Kapıdan çıkarken, karşıma dikildi: "İstiklal harbinde sizin maiyetinizde bulunmuştum. Bir ticaret işi için geldim. Param da tükendi. Bana bir memuriyet bulmak için tavassusta bulunmanızı rica ederim kumandanım.." dedi. Bende "muhalif meb'usum.Hükümet nezninde yapacağım teşebbüs bir fayda vermez.." diye yürüdüm, otomobile bindim, evime gittim. İşte Laz İsmail'le münasebetim bundan ibarettir. Başka birşey bilmiyorum.
Reis:
-Yanılıyorsunuz. Laz İsmail ile temasınızın bundan ibaret olmadığını, bilakis onu otomobilinize bindirip evinize götürdüğünüze dair arkadaşlarınızın ifadeleri var.

-Kabul etmem, yalandır...Ben, Laz İsmail'i ne otomobilime bindirdim, nede evime aldım.

Reis:
-Niçin inkar ediyorsunuz? Şimdi gelirde, yüzünüze karşı söylerlerse ne diyeceksiniz?

-Söyleyemezler. Çünkü böyle birşeyin aslı yok.

Reis emir verdi, Laz İsmail'i getirdiler ve;
-Anlat bakayım; şu gördüğün Arif Bey'in evine nasıl gittin?
-Beni, kulüpten çıkınca otomobiline bindirdi. evine götürdü. Sabaha kadar da alıkoydu. O gece Arif Bey'in evinde yattım.
--Arif bey, ne dersin bu hadiseye?
-Aslı yok... Olsa olsa belki para vererek, benim haberim olmadan şoförü kandırıp yanına oturtmuşlardır. evin alt katına da karışmam. Olabilir ki benden habersiz orada yatırmışlardır.
-Demekki bu ifadeyide kabul etmiyorsunuz? diyen mahkeme reisi, jandarmalara emir vererek, Arif Bey'in hizmetçisi Ayşe Kadın'la, şoförü Mehmet'i getirtti.
Arif Bey bunları görünce biraz şaşaladı. Fakat laubali hareketleri devam ediyor.arasıra mahkeme huzurunda olduğunu bile unutarak, ileri geri gidip geliyordu. Reis'in sualleri üzerine, yedi sekiz senedir Arif Bey'in hizmetinde bulundukları anlaşılan Ayşe Kadın'la şoför Mehmet'e, Kur'ana el bastırılarak yemin ettirildikten sonra, Laz İsmail'i, Arif Bey'in yanında görerek tanıdıklarını, kulüpten otomobiline alıp evine getirdiğini, Laz İsmail'i o gece bırakmayarak misafir ettiğini ve uzun uzadıya sohbetlere kuyulduklarını gördüklerini anlattılar.
Arif Bey, bu sarih ifadelere;
-Yalandır. Bütün bunları tazyik neticesinde söylüyorlardır. Kat'iyyen yalandır. dedikçe, şoförde, Ayşe Kadın'da, gözleri iki çeşme ağlaya ağlaya;
-Kur'ana el bastık. Yalan yere yemin edilir mi? diye, hıçkırıyorlardı.
Reis bu yüzleştirmeyide kafi görerek bu iki şahidi;
-Buyurun, istediğiniz yere gidebilirsiniz diye serbest bıraktı.

Kaynak:
İzmir Suikastinin İç Yüzü
Yazar: Kandemir
1955 Ekicigil Tarih yayınları
Sayfa: 62 - 63 - 64

Rita bu mesaja teşekkür etti
yusufdemir55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
davasi, davası, izmir, suikasti, İzmir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:51.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.