Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Tarih Bilimine Giriş > Tarihin Tasnifi (Sınıflandırılması)

Tarihin Tasnifi (Sınıflandırılması) Tarih Biliminin Tasnifi Olan Zamana, Mekana ve Konuya Göre Sınıflandırılması

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 26 Ekim 2014, 21:08   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.409
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 12
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Tarihin Dönemlendirilmesi (Sınıflandırılması)

Tarihin Dönemlendirilmesi (Sınıflandırılması)

Tarih algısından kaynaklanan yönteme dair olan tasnifin dışında; tarihçinin ortaya koyduğu esere veya incelenen döneme göre ayrı bir sınıflandırma daha yapılmaktadır. Buna göre, birçok konuyu bir arada ele alıp, onları bütün teferruatlarıyla değil de ana hatlarıyla inceleyen ve konu hakkında topluca bilgi veren tarihlere Genel (Umumî) Tarih denir. Bu tür tarihlerde konular döneme ve coğrafî mekânlara taksim edilerek kronolojik olarak yazılır. Söz gelimi İslam tarih yazıcılığında karşılaştığımız; Peygamberler Tarihi, Sasaniler, Romalılar, Asr-i Saadet (Hz. Muhammed’in devri), Dört Halife, Emeviler, Abbasiler ve nihayet Osmanlılar sıralaması, bir Genel (Umumî) Tarih yazımıdır. Bunun dışında; ayrı, ayrı milletlere, ya da insanlık tarihinin ayrı ayrı konularına tahsis edilen eserlere de Özel (Hususî) Tarih adı verilir. Mesela, Türk Tarihi, Alman Tarihi, Fransız Tarihi, Osmanlı Tarihi veya bir kesiti; III. Selim’in ıslahatları gibi konular, Özel (Hususî) Tarih olarak değerlendirilebilir.

Ancak Özel Tarih, kendi içinde alt konulara taksim edildiğinde, ana konu Genel Tarih niteliği kazanabilir. Mesel⠓Türk Tarihi” üst başlığı genel, “Türklerde Devlet Geleneği” konusu ise onun içinde özel tarih olabilir. Bunun dışında tarih yazı mı, seçtiği alana göre de sınıflandırılmaktadır. Örneğin, devletlerin doğuşu, gelişmesi, birbirleri ile ilişkileri, savaş, barış ve anlaşmaları konu alan tarihe “siyasi tarih”; tarih içinde yaşanan toplumsal olayları, değişim ve gelişmeleri konu edinen alana “sosyal tarih” adı verilmektedir. Bu örnekleri iktisadi alana çektiğimizde “iktisat tarihi”; din ve inanç alanlarına taşıdığımızda da “dinler tarihi” gibi başlıklar ile karşılaşırız. Zaten bir tarihçi okumalarını bu alanların tamamında yapmak mecburiyetindedir. Tarih yazımındaki bu sınıflandırmalar tarihte bir de devirler/çağlar meselesini gündeme getirmektedir. Tarihin kaynaklardan öğrenilemeyen devirler, “prehistorya/tarih öncesi devir” kabul edilir. Özellikle 19 ve 20. Yüzyıllarda yapılan antropolojik araştırmalar ile bu dönem hakkında yer yer yeni bilgilere ulaşılmıştır. Ancak bu bilgiler bütünü göstermekten ziyade, özeli, detayı hatta istisnayi göstermektedir. Ortaya çıkan buluntular ile tarih öncesi devirlerin milattan önce 30–25 bin senelik bir döneme denk düştüğü kabul edilmektedir. İlk yazılı belgeler, Önasya’da yine milattan önce yaklaşık 3200’lerde bulunduğu varsayımına göre, prehistoryayı takip eden “tarih devrinin” de günümüze kadar 6000 yıllı aşan bir zamanı kapsadığı hükmüne varılır. Bu tarih devri de kendi içinde zaman dilimlerine taksim edilmektedir ki ilerdeki bölümlerde bu konuda bilgiler verilecektir.

17. yüzyıldan itibaren tarihi çağlara ayıran bir taksim yapılmıştır. Umumî tarih yazımında sıkça kullanılan bu taksimata göre; Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne kadar (bazılarına göre, Hıristiyanlığın Büyük Kostantinus tarafından resmi din olarak kabul edildiği 336–337 ye kadar) olan devre, Eski Çağ denir. Bu tarihten İstanbul’un fethi olan 1453 yılına (veya Amerika’nın keşif tarihi 1492 yılına) kadar olan devre de Ortaçağ denilmektedir. 1453’ten 1789 yılındaki Fransız İhtilali’ne kadar olan devre Yeniçağ; Fransız İhtilali’nden günümüze kadar olan devre de Yakınçağ denilmektedir. Kolaylıkla anlaşılacağı gibi, bu dönemlendirme hem görece ve hem de Avrupa tarihi merkezli bir taksimdir. Bu yüzden çeşitli başlangıçlar alınarak bu taksim yeniden yapılabilir. Sözgelimi Amerika tarihi için böyle bir dönemlendirme yapmak istenirse tamamen Yeniçağlardan başlatmak gerekecektir. Tarihin anlaşılmasını ve öğretilmesini kolaylaştıran bu dönemlendirmenin yetersizliği her zaman dile getirilmiş ve yeni teklifler sunulmuş olsa bile tarih öğretiminde eski alışkanlık hâlâ sürdürülmektedir. Bu taksimatın Avrupa merkezli olduğunu vurgulayan İbrahim Kafesoğlu, “Türk Tarihinin Taksimatı” konusunda teklif geliştirmiş ise de, tamamen kabul görmemiş; ancak çeşitli fakültelerde açılan Anabilim dalları ile bu fikir kısmen uygulama zemini bulmuştur. Diğer taraftan dünyada bir kısım gelişmiş eğitim kurumlarında, bu taksimatın dışında, tematik veya coğrafyaları, esas alan bölümler yer almaya başlamıştır. Asya Tarihi; Orta doğu Tarihi veya Afrika Tarihi gibi.
-

Prof.Dr. Zekeriya KURŞUN

certyle bu mesaja teşekkür etti
__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Ekim 2014, 01:49   #2
Super Moderator
certyle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21 Ocak 2012
Bulunduğu yer: Ankara
Konular: 166
Mesajlar: 567
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

Bence bu konu tarihin en hassas noktalarından birisidir. Başta ben de olmak kaydıyla Osmanlı tarihinde Kanuni devri sonrasında birçok kişide bilgi noksanlığı vardır. Kanuni'ye kadar her padişah kendi devrinde anılırken ondan sonra sadece birkaç padişah devir devir anlatılır. Onun haricinde; Duraklama, Gerileme ve Çöküş devirleri başlığı altında genel olarak olaylar merkezli bir tarih anlatılır. Osmanlı tarihinde benim noksanlığım ve sizin noksanlığınızın sebebi de bu olsa gerek. Kanuni'den sonra da her padişah kendi devrinde anlatılmaya devam edilse Osmanlı tarihi herkesin aklına iyice yerleşecektir. Özellikle lise devrinde alınan bu eğitim ileri de tarih okumakisteyecek öğrenciler içinde çok faydalı olacaktır. Bem bu durumun noksanlığını hissediyorum ve kendimi geliştirmek içinde çaba harcırıyorum.

Okulumun öğretim görevlilerinden birkaç hoca Tübitak araştırmaları kapsamında İlkokul ve lise Tarih Kitaplarında müfredat değişikliklerini içeren bir çalışmaya başlamış bulunmaktalar. Özellikle benim de yukarıda durduğum konyu kapsayan köklü değişiklikler yapılacağını da belirttiler. Bir devri gerileme veya duraklama adı altında ele almak akademisyenlerce de uzun yıllardır yanlış olarak görülmekteydi ve bu sorunu çözmek içinde çalışmalara başlamışlardır. Çok sevindirici bir haber bu benim için, ülkemizde ki eğitim sorununa ufakta olsa bir çözüm sağlayacağını düşünüyorum. Bu araştırmalar sadece tarih dersi için değil tüm ülke eğitimi için yapılmalı ve en büyük sorunumuzla başa çıkılmalıdır. Bu sayede ülkemizde yanlış giden birçok durum eğitim sayesinde düzelecektir.

Tarih bu mesaja teşekkür etti
__________________
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Ekim 2014, 06:11   #3
Co Admin
Miskin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08 Eylül 2014
Bulunduğu yer: Konya
Konular: 51
Mesajlar: 324
Aldığı Beğeni: 7
Beğendikleri: 8
Miskin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart

O dönemlere ayırma konusundan sadece duraklama gerileme yıkılması yok ondan önceki dönemlere de kuruluş yükseliş dönemleri de deniyor zaten. Kanuni'den sonra padişah isimlerinden çok sadrazamların ismiyle anılan dönemler olmuştur. Bunun sebebi de o dönemde padişahlardan daha etkili olmalarıdır. Diyeceğim şu ki kanuni den öncede dönem adları vardır.ondan sonra ki bazı dönemlerinde sadrazam ismiyle anılması normaldir. Bana kalırsa sıkıntı dönemleri ayırma da değil tek sorun tarihi sevdirmededir. Osmanlı İmparatorluktur o yüzden kuruluş yükseliş duraklama gerileme yıkılma dönemlerinin olması doğaldır ve bu konuda bence sıkıntı yok. Dediğim gibi tek sorun sevdirmek.

Tarih bu mesaja teşekkür etti
__________________


Arkasındaki düşmanı hisseden; önündeki düşmanla savaşamaz.

Cengiz Han

Konu Miskin tarafından (27 Ekim 2014 Saat 06:17 ) değiştirilmiştir.
Miskin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
donemlendirilmesi, dönemlendirilmesi, siniflandirilmasi, sınıflandırılması, tarihin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2019, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.