Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Ülkeler, Şehirler, İlçeler, Köyler Tarihi > Ülkeler Tarihi

Ülkeler Tarihi Dünyadaki Tüm Ülkelerin Tarihi bu bölümde..

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 26 Nisan 2015, 15:44   #1
Super Moderator
certyle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21 Ocak 2012
Bulunduğu yer: Ankara
Konular: 166
Mesajlar: 567
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 0
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Amerikan Bağımsızlık Savaşı

1750’de Amerika kıtasında birkaç kabile ve küçük koloni, özellikle ovalarda kendi egemenliklerini kurmuştu, ama dış dünya üzerindeki etkileri yok denecek kadar azdı. Öte yandan kıtanın büyük bir bölümü Avrupa’nın etkisi altındaydı. Bu kolonilerin nüfusu ve zenginliği hızla artıyordu ve 1750 yılı itibarıyla kolonilerin toplam ekonomik gücü, Avrupa kıtasındaki devletlerin çoğundan daha büyüktü. Esas sorun Amerika’nın bağımsız olup olamayacağı değil, hangi Avrupa devletine bağlanacağı idi. 1763’te Yedi Yıl Savaşları’nın ardından Kanada ve Nova Scotia’nın hâkimiyeti Fransa’nın elinden çıktı. Neredeyse Kanada’daki Hudson Körfezi’nden Meksika Körfezi’ne kadar olan tüm bölgeyi İngiltere kontrol ediyordu. Hükümetin ana gelir kaynaklarından biri, ithal mallardan alınan gümrük vergisiydi ama Amerikalı birçok tüccar vergi ödemek yerine Hindistan’dan gelen pekmezi kaçak olarak ülkeye sokup Rom’a çeviriyorlardı. Rom, vergi kaçırmak için kullanılan yöntemdi. Amerikalı tüccar, Rom için bir şiling vergi öderken İngilizler ise şiling ödüyordu. Bunun için yapılan düzenlemelere tepki oluşuyordu. Kolonilerin çoğunda halkın şikâyetlerini dile getirebildikleri parlamentoları vardı. Bu durum İngiltere’den gönderilen bir valinin yönettiği koloniler karşısında büyük bir tezat oluşturuyordu. 1775 yılında silahlı kolonistler İngiliz garnizonlarına saldırmaya başladılar. Bu arada İngiltere’nin düşmanı olan Fransa ve İspanya ise gizli olarak kolonilere önemli ölçüde destek veriyordu.
1774-1783 yılları arasında Amerika’da baş gösteren olaylar “Amerikan Devrimi” ya da “Bağımsızlık Savaşı” olarak adlandırılmıştır. Aslında 1763’te İngiltere’nin Yedi Yıl Savaşları’ndan galip çıkması Amerikan bağımsızlık hareketinin pimini çekmişti. Ancak İngiliz Kraliyet Donanması ve ordusu var olmasaydı, Amerikalılar kendilerini Büyük Britanya’ya bağlayan bağları çoktan koparmış olurlardı. Gün geçtikçe ekonomik güçleri artan koloniler, şikâyetlerini giderek daha güçlü bir biçimde dile getirir olmuşlardı. Koloniler ilk silahlı mücadeleyi İngiltere’den bağımsız olmak için değil, isteklerini İngiltere’ye kabul ettirmek için yapıyorlardı. Bağımsızlık fikri ise 1776’dan itibaren oluşacaktı. Tanınmış bir İngiliz olan Thomas Paine’in “Common Sense/Sağduyu” adlı yapıtı bu konuda çok önemli bir rol oynamış ve Amerika’nın bağımsızlık özlemlerini somutlaştırmıştır. Bu sebeple kendisine Amerika’nın vaftiz babası adı verilmiştir. Paine, kongre kulislerine girmiş ve Amerikalılara bağımsızlıkları için destek vermiştir. Kitabı, Ocak 1776’da yayınlanmış ve Mart ayına kadar binden fazla satmıştır. General George Washington, bu eserin; yararlı öğretisini ve tartışmaya yer vermeyen diyalektiğini takdir etmiştir. Paine’in sayesinde anavatandan ayrılma konusunda kararsız olan halk, Bağımsızlık Bildirisi’ne katılmıştır.

Yeni vergiler yüzünden 1774’de Amerikan kolonileri İngiliz sömürgesine isyan ederek I.Filedelfiya kongresini topladı. Bu kongrede koloni meclislerinin onayı olmadan vergi toplanamaması kararı alındı. 15 Mayıs 1775’te Philadelphia’da II.Kongre toplanıp General George Washington komutanlığında bir ordu kurulmasına karar verildi. Washington, Amerikan direnmesinin somut ruhu oldu. İngiliz asıllı ve aristokrat bir insandı ve bütün enerjisini Amerika’nın hizmetine verdi. 1776’da ayrı bir Amerikan bayrağı kabul edildi. Ancak bu bağımsızlığı İngiltere kabul etmediği için savaş 7 yıl daha sürdü. Savaşın en büyük çarpışmalarından biri 1781’de Virginia, Yorktown’da yaşandı. Fransız ve Amerikan birlikleri, İngilizleri kuşattı ve onları teslim olmaya zorladı.

Kongrenin maddeleri eyaletler arasında gevşek bir birlik öngörüyor ve federal hükümeti çok sınırlı yetkilerle donatıyordu. Savunma, kamu maliyesi ve ticaret gibi kritik konularda federal hükümet yasama meclislerinin iradesinin elindeydi. Kongrenin zayıflığı herkesçe açık olarak görüldü. Washington’un deyişiyle 13 eyalet yalnızca “pamuktan bir bağ” ile birleşmişlerdi. Georgia eyaleti isyan eden diğer kolonilere bağımsızlığını 1776’da ilan ederek katılmıştı. Thomas Jefferson başkanlığındaki heyet, 4 Temmuz 1776’da Bağımsızlık Beyannâmesi’ni kabul etti. Bu belge; demokrasi tarihi ve siyaset bilimi açısından çok önemlidir. İlk defa insanların doğuştan sahip oldukları hak ve hürriyetler ve demokrasinin temel ilkeleri yer aldı. İnsanların doğuştan sahip oldukları devredilemez hakları vardır: Yaşama hakkı, hürriyet hakkı ve saadetini temin etme hakkı. Devletler bu hakları sağlamak için kurulmuştur ve yönetenler her türlü iktidarı yönetilenlerin rızasından alırlar. Bu haklara aykırı davranan iktidarı değiştirmek milletin hakkıdır.Beyannâmenin sonunda eyaletler içişlerinde serbest olmak şartıyla “Amerika Birleşik Devletleri” adlı bağımsız bir devlet kurulduğu ilan edilmiştir. 1763-1783 yılları arasında kolonilerde yayımlanan broşürlerin, dergilerin, gazetelerin sayısı ve içerikleri bu heyecanın birer göstergesidir. Yine baştan aşağı moral değerlerle bezeli Bağımsızlık Bildirgesi’nin ifade dili de bu heyecanın kanıtıdır. Fransa ve İspanya’nın yardımlarıyla başarılı olan koloniler 1782’de İngilizlerle gizlice barış antlaşması yaparak müttefiklerini yüzüstü bırakmışlardı. Böylece İngiltere korktuğundan daha azını kaybetmiştir ve kısa süre içinde başarısızlığını fazlasıyla telafi etmiştir. Güney Karolina üreticileri ve tüccarları İngiliz koloniciliğinden kar elde ettiler, ancak Amerika Bağımsızlık Savaşı’nın öncülerinden oldular. Henry Laurens, Thomas Lynch, ve Arthur Middleton koloninin bağımsızlık hareketlerine yön veren isimlerdir. Mücadele veren koloniler Robert Morris, Haym Solomon gibi zenginlerin kişisel ve finansal yardımları sayesinde ekonomik açıdan düzlüğe çıkmıştır.

3 Eylül 1783’te Paris Barışı imzalanarak İngiltere, ABD’nin bağımsızlığını tanıdı. ABD’nin kuzey sınırı bugünkü Kanada sınırı, batı sınırı Misisipi nehri ve güney sınırı ise İspanya’ya ait Florida oldu. Fransa, Antiller’deki Tobago adasını aldı. İspanya, Florida ve Minorka’yı aldı. Hollanda ise zararlı çıktı. Çünkü Güney Hindistan’daki Negapotam’ı İngiltere’ye kaptırdı. Böylece İngilizler Seylan’ı ele geçirmek için bir adım atmış oldu ve Hollanda’nın sömürgeleriyle ticaret yapma hakkı elde etti.
1783’te Bağımsızlık Savaşı’ndan sonra ülke, ekonominin ve siyasal durumun istikrarsız olduğu bir döneme girdi. Koşullar daha iyi olsaydı, Alexander Hamilton ve onu destekleyenlerin yeni bir anayasa için giriştikleri kampanyada şansları pek fazla olmazdı. Fakat durumun 1783’ten sonra giderek daha kötüye gittiğinden pek kuşku yok. Her eyalet adeta bağımsız bir ülke gibi hareket etti. Her biri kendi işlerini cumhuriyetin gereksinimlerine pek önem vermeden ve kendi uygun gördüğü şekilde yürüttü. Eyaletlerde çoğu tam anlamıyla değersiz, birbirinden ayrı bir düzine para kullanılıyordu. Komşu eyaletler birbirinden ithal edilen mallardan vergi alıyorlardı. Büyük Britanya kolonilerin ekonomik refahı için gerekli olan ticaret kanallarını yeniden açmayı reddetti. Eyalet yasama meclisleri Bağımsızlık Savaşı sırasında üstlendikleri borçları ödemeyi reddettiler. Birçok eyalet, borçluları taahhütlerini yerine getirmekten kurtaran yasalar çıkardı. En kötüsü bazı kişiler sorunlarını çözümlemek için yine silaha sarılmayı düşünmeye başladılar. 1786’da Batı Massachusetts’te Yüzbaşı Daniel Shays komutasında binlerce çiftçi Boston’da eyalet hükümetine karşı ayaklandı. Eyalet askerleri sonunda Shays’in ayaklanmasını bastırdı. George Washington ve diğer liderler, kolonilerin Büyük Britanya’ya karşı ayaklanmasının boşuna olup olmadığını düşünmeye başladılar.

Kaynak; İhsan Burak Birecikli,"Amerika'nın Kuruluşu ve ABD-Avrupa İlişkileri (1776-1876) ", History Studies ABD ve Büyük Ortadoğu İlişkileri Özel Sayısı, 2011

Miskin bu mesaja teşekkür etti
__________________
certyle isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
amerikan, bagimsizlik, savasi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 17:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.