Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Türk Tarihi > Uygurlar > Uygur Devleti Kültür ve Medeniyeti

Uygur Devleti Kültür ve Medeniyeti Uygur Devleti Kültür Medeniyeti hakkında detaylı tarih bilgisi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12 Kasım 2011, 01:21   #1
Özel Üye
Rita - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13 Nisan 2010
Konular: 1877
Mesajlar: 2.019
Aldığı Beğeni: 12
Beğendikleri: 0
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart Uygur Resim Sanatı

İslamiyet öncesi diye adlandırdığımız devrede, Orta Asya’da beş asırdan fazla hüküm sürmüş bulunan Uygurlar, bu dönemde sergilemiş oldukları sanat etkinlikleri bakımından Türk Sanatında önemli bir yere sahiptirler.

Aynı bölgelerde Uygurlardan önce faaliyet gösteren ve göçebe bir yaşantıya sahip bulunan diğer Türk Devletlerinin sosyal ve kültürel hayatlarını günümüze aksettiren sanat eserlerinin sayısı oldukça azdır. Bunda yerleşik hayata yeterince geçilememesinin ve daha çok fütuhatçı bir teşkilat yapısına sahip olmalarının da rolü büyüktür. Ayrıca bu dönemlere ışık tutabilecek, bilimsel çalışmalarda yeterli değildir.



Uygurlar ise gerek göçerlikten yerleşik hayata geçişleri, gerekse temsil ettikleri dini inançlarının mimari, resim, heykel, yazı, vb. sanat olaylarına yönlendirici bir rol oynaması sonucu bu sanat dallarında günün şartları içerisinde mükemmele yakın eserler ortaya koymuşlar. Gerek mimari de, gerekse resim, heykel gibi sanat dallarında kendilerinden sonra dönemleri fazlasıyla etkilemişlerdir. Budist stupaları, mezar yapıları ve tapınakları mimari yönden Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu, Timurlu vb. devletlerin mimarı yapılarını etkilemiştir. Duvar resimleri ve özellikle minyatürleriyle de adı geçen bu devletlerin yanı sıra Arap sanatından, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı minyatür sanatına kadar etkili olarak temel kaynak olmuşlardır.

Uygurların sosyo-kültürel yapılarında ve ortaya koymuş oldukları sanat olaylarında temsil ettikleri dinlerin çok büyük bir rolü vardır. Çünkü sanat eserlerinin ve plastik sanatlarının büyük bir çoğunluğu dini konulara bağlı olarak ele alınmıştır. Çeşitli dinler bu topluluk içerisinde yaşama şansı bulmuş, kimisi uzun süreli olarak büyük bir kitleyi etkileyebilmiş, kimi resmi devlet dini olarak kabul görmüş, kimisi de kısa sürede etkisini kaybetmiştir. Gök Tanrı inancının esas alındığı Şamanizm, diğer Türk toplumları gibi Uygurların da milli inanç ve kültürüdür. Bu inancın dışında Uygurlara uzun süreli etki eden dinler arasında Maniheizm, Budizm, Nesturizm vb. çeşitli inançlar sayılabilir. Uygurların Budizm ile bağlantıları 7. yy. dan itibaren başlamış, Maniheizmin devlet dini olarak kabul edilmesi ise 762 yılına doğru gerçekleşmiştir. Bu nedenledir ki Eski Türk resim sanatı Budizm ve Maniheizm olmak üzere bu iki dini inanç çerçevesi içerisindeki eserleri ihtiva eder. Dolayısıyla eski Türk resminin gerçek temsilcileri ise sanata çok yakın olan Uygur Türkleridir. Eski Uygur şehir harabelerinde bulunan 8. Ve 9. yy.lardan kalma Budizm ve Maniheizm ağırlıklı duvar resimleri ile çeşitli minyatürler Türk resim sanatının bugüne kadar bilinen en eski örnekleridir.



”Bezeklik” adındaki budist resimler

Uygur sanatının başlangıç devresinin en önemli aşamasını Budist Gondhara sanatı ile Çin üslubunun kaynaşarak yepyeni bir akımın meydana gelmesi teşkil eder. Kumtura’daki bir Nirvana mağarasında Brahmi yazısıyla yazılmış Uygurca ve Çince kitabelere rastlanmıştır. Yine Uygur resim sanatının proto-tipine örnek olarak Kumtura Mabedinde Buda’nın ölümünü tasvir eden bir resim ile Sorçuk’ta Kirin Mağarasında bulunan Uygur Prenslerini tasvir eden tablo gösterilebilir. Ayrıca bu sanatlara ilave olarak Part, Sansanı, Bizans, Greko-Budist gibi sanatları da başlangıç evresinde Uygur resim sanatını etkileyen akım ve üsluplar arasında göstermek gerekir. Gerçekte eklektik derlemelerden ibaret, bir çok sanatın karışımından meydana gelen erken dönem Orta Asya resim sanatı, bu etkilerin yanı sıra başka etkileri de bünyesinde taşır. Örneğin, Tibet ve kuzeydeki steplerinde (İskit sanatı) belirli bir ölçüde Orta Asya resmine etkileri söz konusudur. Böylesine yoğun bir etkileşimin nedeni; kervan yolu, ipek yolu, siyasi gelişmeler ve küçük toplulukların kısa sürede geniş bir alanı hakimiyetleri altına almaları gibi gerekçelere bağlanabilir. Erken dönemde bu sanatların etkisinde gelişimini sürdüren Uygur resim sanatı dokuzuncu yüzyıldan itibarın kendine özgü bir üslup, biçim ve forma kavuşur. Bu sanat 10. yy.da gelişir, 11-12 yy.lar da ise tam bir olgunluğa erişir. Arık bu son devir sanatta her bakımdan bir Uygur çağıdır.

Uygur resim sanatının günümüze gelebilen ve aynı zamanda Türk resim sanatının da bilinen ilk örnekleri olana bu eserler, 856-1368 tarihleri arasında hüküm sürdükleri, günümüzde Doğu Türkistan diye bilinen Tarım bölgesindeki Hoço, (İdikut) Turfan, Toyuk, Yarhoto, Murtuk, Bezeklik, Sorçuk, Kuça, Kumtura, vb. şehirlerin mimari yapılarını süslemektedir. 840 yılında Kırgızlar tarafından yıkılan Karabalsağun bölgesindeki dönemlerinden ise günümüze hiçbir şey kalmamıştır.

Bu mevcut duvar resimleri büyük bir çoğunlukla dini konulu olup zaman zaman günlük hayatı, sosyal konuları, av sahnelerini veya resmini yaptırmak isteyen insanların portre özelliği taşıyan resimlerinden oluşur. Budizm ve Maniheizmin Uygur resim sanatının gelişmesindeki büyük rolü nedeniyle, fresk tekniğindeki bu duvar resimlerinde çoğunlukla dini konulara yer verilmiştir. Bu dönemde Uygurların büyük bir çoğunluğunun Budist oluşu da gerek mimari de gerekse resim sanatında bu inancın özelliklerini fazlasıyla yansıtır. Maniheist etkiler ise kendini daha çok minyatür, el yazması ve çeşitli metinlerde gösterir. Bu fresklerde rahipler, vakıfçılar, Buda ve Buda’ya dua sahneleri gibi dini konular işlenmiştir. Bunların dışında az da olsa prensler, prensesler, asiller, müzisyenler, av ve manzara sahneleri gibi sosyal konular işlenmiştir. İnsan figürlü kompozisyonlar bir sıralama halinde ve bir simetrik düzen içerisinde ele alınmışlardır. Renk olarak, genellikle koyu mavi ve kırmızının çok olduğu parlak renkler kullanılmıştır.

Uygurların hüküm sürdüğü Turfan (Batı Türkistan- Tarım Bölgesi) havzası şehirlerinden günümüze kadar gelebilen duvar resimlerinin büyük bir çoğunluğu konu itibariyle Budizm etkilidir. Ancak aynı bölgeden günümüze gelebilen minyatürler ise Maniheizm konuludur. Dolayısıyla Uygurların sanat tarihi bakımından diğer önemli bir yönleri de; Mani dinin kabulünden sonra, bu inançtaki kitapların resimlenmesi sonucu Türk sanatının ilk minyatürlü kitap örneklerinin bu dönemden günümüze gelebilmiş olmalarıdır. Kendisi de bir ressam olan Mani’nin din öğretisi bir bakıma güzel sanatlara dayanır. Bu nedenledir ki dini kitap, metin ve yazmalar çeşitli minyatürlerle süslenmişlerdir. Günümüze gelebilen bu minyatürlerin çoğu dağınık kitap sayfalarından örnekler olup, 9-10. yy.lara tarihlenirler. Resmedilen figürlerde suratlar dolgun ve köşeli oval bir tip arz eder. Badem gözler, hafif kemerli bir burun, gonca gibi minik bir ağız bu yüzün en bariz özellikleridir. Bezeklik’teki fresklerde de görülen ayın fizik özelliklere sahip olan bu minyatürler genellikle lacivert zeminli olup, ışık ve gölge aynı zamanda uygulanmıştır. Bu minyatürlerdeki tasvirlerin çoğunun neyi temsil ettiği tam teşhis edilememekle beraber insan tipleri, eğlence sahneleri veya kralı takdim sahnelerine benzeyen kompozisyonlarda önemli figürün iki yanında başka figürlerin sıralanması, tahtın önüne yerleştirilen meyve keseleri, ibrikler, vazolar vb. detaylar İslam minyatürlerindeki taht ve eğlence sahnelerinin kompozisyonlarına çok yakındır. Stilize ağaçlar ve nebatlar da yine ön Asya’da görülen türdedir.



Dua Eden Bir Uygur kadını resmi


KAYNAK: Yrd. Doç. Dr. Metin YERLİ – İnönü Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi

__________________
Liêbe KømmT.. Liêbe GêhT ..
Rita isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
resim, sanati, sanatı, uygur

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 23:04.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.