Ansiklopediler | Tarih Kütüphanesi - Part 3

Logo Background RSS

» Ansiklopediler

  • Emeviler Döneminde Türk – Arap İlişkileri
    Yazar Tarih Kasım 26th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Emeviler Döneminde Türk – Arap İlişkileri

    Uzun süren bir mücadele sonunda hilâfet makamına geçen Muaviye iç karışıklıklara son verip yeni bir fetih harekâtı başlattı ve Basra valisi Abdulah b. Âmir’in kumandanlarından Abdurrahman b. Semüne’yi Sistan’ın (Sicistan) fethine memur etti (663-64). Abdurrahman da Kâbil, Belh ve Büst gibi şehirleri ele geçirdi. Abdullah b. Sevvâr da Sind bölgesinde fetihlere girişti ancak Türkler karşısında mağlup olunca yerine Mühelleb b. Ebû Sufra getirildi. Mühelleb 664 yılında Türkleri mağlup ederek bölgede İslâm hakimiyetini sağladı.

    Ziyâd b. Ebîh Basra valiliği sırasında Horasan ve Sistan’a daha plânlı bir askerî harekât başlattı. Onun zamanında Hakem b. Ömer el-Gıfârî Ceyhun (Amu Derya) nehrini geçerek Sağâniyân’a (Çağaniyan) kadar ilerlediği gibi Sâsânî hükümdarı (Kisrâ) III. Yezdicerd’in oğlu Fîrûz’u yenerek Çin’e sığınmaya mecbur etti. Mühelleb de Türkler karşısında yeni başarılar kazandı.

    Ziyâd b. Ebîh askerî harekâtı daha iyi organize edebilmek için Muaviye’yi razı ederek Merv’i bir ordugâh şehri haline getirdi. Kûfe ve Basra’dan yaklaşık 50.000 kişiyi Horasan’ın Merv, Herat, Nişabur gibi çeşitli şehirlerine yerleştirdi. 671 yılından itibaren Horasan eyaletinin askerî üssü haline geldi. Artık Türkistan’a yapılacak seferler buradan idare edilecekti. (daha&helliip;)

  • Dört Halife Devri Türk-Arap İlişkileri
    Yazar Tarih Ekim 30th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Dört Halife Devri Türk-Arap İlişkileri

    Hz. Peygamber’in vefatı üzerine halife seçilen Hz. Ebû Bekir peygamberlik iddiasında bulunanlarla zekât vermek istemeyen kişilerin önderlik ettiği irtidad (ridde=dinden dönme) olaylarını ve isyanları bastırdıktan sonra, Hz. Peygamber’in İslâm’ı yayma konusunda başlattığı stratejiyi sürdürmeye karar verdi ve yüzünü Arap Yarımadası’nın dışına çevirdi. Bu amaçla önce Sâsânî İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında bulunan Fırat nehrinin aşağı taraflarındaki topraklara ordu sevketti. Yemâme’de bulunan Halid b. Velid’i Sâsânîlerle savaşmakla görevlendirdi.

    Hz. Ebû Bekir, Halid b. Velid’den o sırada Medine’ye gelerek İranlılarla yapılacak savaşı sevk ve idare etmek üzere bir kumandan tayin edilmesini isteyen Müsennâ b. Harise’ye destek olmak üzere Irak istikametinde yola çıkmasını istedi. Böylece Sâsânilere karşı başlatılan mücadeleyi sürdürecek Irak cephesi baş kumandanlığı kuruldu ve İslâm tarihinin en hızlı ve en kalıcı fütühât hareketi başlatılmış oldu (Mart 633).

    Hz. Ömer Devri (634-644) İslâm fetihleri açısından çok önemli bir devirdir. Hz. Ebû Bekir ölüm döşeğinde iken İranlıların büyük bir taarruz için hazırlık yaptıklarını öğrenince Hz. Ömer’e Irak cephesine takviye kuvvetler göndermesini vasiyet etti. Hz. Ömer hilâfet makamına geçince Ebû Ubeyd es-Sekafî’yi bin kişilik gönüllü birliğinin başında Sâsânî kuvvetleri üzerine gönderdi. Onun şehid olması üzerine (634) Irak cephesi kumandanlığına Sa’d b. Ebu Vakkas tayin edildi. Kadisiye’de kazanılan zaferden (636) sonra İslâm ordusu Sâsânilerin başkenti Medâin’e sonra da Hulvan’a girdi. Kisrâ III. Yezdicerd Hulvan’ı terketmek zorunda kaldı. (daha&helliip;)

  • Hadislerde Türkler
    Yazar Tarih Ekim 30th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Hadislerde Türkler

    Hz. Peygamber’in Türkler hakkında söylediği çok sayıda hadis mevcuttur. Bunlardan bir bölümü mükemmel senedlerle Sahih-i Buhârî Sahih-i Müslim başta olmak üzere Kütüb-i Sitte ve diğer önemli hadis kaynaklarında yer almaktadır. Bunun yanında Hz. Peygamber’e isnad edilen ve Türkler aleyhinde ifadeler içeren uydurma (mevzû) hadis ve sahabeye atfen söylenmiş asılsız haberler de vardır.3 Hangi hadislerin doğru hangilerinin mevzû olduğu ancak hadis otoritelerinin bilimsel metodlarla yapacakları ciddi ve emek mahsulü çalışmalarla ortaya konabilecektir. Konuyla ilgili hadisleri üç bölümde tasnif etmek mümkündür:

    1. Hz. Muhammed’in Türklerin savaşçı vasıflarına dikkat çekerek Türklerle mücadele ve savaş konusunda ashabını ve sonraki nesilleri uyaran ve onlarla iyi geçinmeyi tavsiye eden hadisler:
    “Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız”.

    2. Türklerin fizyolojik özelliklerini beyan eden hadisler. “Siz küçük çekik gözlü, kırmızı yüzlü, basık burunlu, çehreleri sanki örs üzerinde döğülmüş ve üzeri derilerle kaplanmış sağlam kalkanlar gibi bir kavim olan Türklerle savaşmadıkça, kıyamet kopmayacaktır. Siz kıldan örülmüş çorap giyen bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır”.

    3. Türkleri Beni Kantûrâ (Kantûrâ oğulları) olarak gösteren ve Arapların elinden iktidarı alacaklarını ifade eden hadisler:

    “Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın. Allah’ın ümmetime verdiği mülk ve saltanatı ellerinden ilk olarak alacak kavim Kantûrâ oğullarıdır”.

    Bunların dışında Türklerin Irak ve el-Cezîre’yi ele geçirip iktidarı Abbasîlerin elinden alacaklarını beyan eden hadisler de vardır. (daha&helliip;)


sitemap