Ansiklopediler | Tarih Kütüphanesi - Part 4

Logo Background RSS

» Ansiklopediler

  • Kıpçakların (Kumanların) Tarih Sahnesine Çıkışları
    Yazar Tarih Ağustos 3rd, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Kıpçakların (Kumanların) Tarih Sahnesine Çıkışları

    Kıpçak kelimesinin VIII. yüzyıldan itibaren Türkler ve İslâmî tarih ve coğrafya edebiyatında, Kuman kelimesinin de 1055’den itibaren eski Rus metinlerinde geçmeye başladığını belirtmiştik. Kıpçak ve Kıpçaklar için kullanılan diğer kelimelerin kaynaklarda ilk rastlanılmaları tarih itibariyle yukarıda belirtildiği gibi olsa da, bu kavmin tarih sahnesine ne zaman çıktığı henüz tam netlik kazanmış değildir. Ünlü Alman bilgini Marquart’ın Kıpçaklara dair uzun ve derin araştırmalar yapmasına rağmen bunların Avrupa’ya gelmelerinden önceki tarihleri hakkında inandırıcı neticeler ortaya koyamadığı ancak bu kavmin ilk olarak kendi adları ile 1120-1121 yıllarında tarih sahnesine çıktıklarını göstermeye muvaffak olabildiği anlaşılıyor. Fakat Rus kronikleri bu tarihten önce XI. asrın ortalarından itibaren Kıpçakları zikretmeye başlamışlardır. Bazı tarihçiler de Kıpçakların ilk ortaya çıkışlarını VIII. asrın sonlarına kadar götürmekte ve o dönemde Kıpçakların merkezî Kazakistan çöllerinde yaşadıklarını belirtmektedirler. Onlara göre o dönemde Kıpçaklar, Kimekler, Başkurtlar ve Peçenekler ile komşudurlar.

    Kıpçakların tarih sahnesine çıkmalarını IX. yüzyıldan itibaren başlatanlar da vardır. Onlara göre, Kimeklerin daha IX. yüzyılda dağılmaya başladıkları ifade edilmektedir. Bu asırda bile Kıpçakların müstakil bir Türk kavmi gibi zikrolunduğu ağırlıklı görüşler arasındadır. (Devamini Oku)

  • Kıpçakların Menşei
    Yazar Tarih Ağustos 2nd, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Kıpçakların Menşei

    Kıpçak ve Kuman kelimelerinin anlamları ve nereden geldikleri hakkında bilgi verdikten sonra şimdi de Kıpçakların kimliği ve menşeleri üzerinde durmaya çalışalım. Bir iki görüş dışında bütün tarihçiler Kıpçakların bir Türk boyu olduğunda birleşmektedirler.
    Kıpçak/Kuman kabilelerinin etnik menşei sorunu, Türkolojinin en çapraşık problemlerinden birisidir. Bunların menşeine dair ilk geniş araştırmayı yapmış olan Marquart’ın19 Kumanların Uzak Doğu’da Amur Nehri dolaylarında yaşadığını ileri sürdüğü “Murqa” adlı bir Moğol kavminin “Kun” kabilesine bağlama iddiası, onun kaynaktaki bazı kelimeleri yanlış okuması (Örneğin “fırka” sözünü kavmin adı zannederek “Murqa”) dolayısıyla kabul görmemiştir.20 Marquart’ın verdiğimiz örneğe benzer birçok yanlışı Pelliot ve Eberhard tarafından düzeltilmiş ve tarihçiler nezdinde Kumanların Moğollara dayandığı fikri benimsenmemiştir.
    Ayrıca “Kun” isminin, yine bir Moğol-Tibet karışımı olan T’u-yü-hun kavim adından kısaltma olabileceğine dair G. Haloun’un düşüncesi de ikna edici görülmemiştir. Nedeni de beyaz ırkın seçkin vasıflarını taşıyan Kumanların çehrelerinde ve bedeni yapılarında hiçbir Moğol çizgisi bulunmadığı gibi Kıpçak-Kuman dilinde de Moğolca unsurlara rastlanmaması olabilir.
    Bütün bunlara rağmen, Kumanların ırkî özellikleri bazı araştırıcıları, onlarla Âriler (Hind-Avrupalılar) arasında (Devamini Oku)

  • Kuman Kelimesinin Anlamı Nedir?
    Yazar Tarih Ağustos 1st, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Kuman Kelimesinin Anlamı Nedir?

    Dilciler, kuman kelimesinin temelinde Türkçe (>Moğolca) kuba kelimesinin yattığı görüşündedirler. Aslen Hakas-Altay Türkçesi grubunda görülen bu kelimenin manası soluk, solgun, sarımtrak’tır. Kelime Kaşgarlı’nın Divan’ında (1074-1076’da) görülmekte ve “kırmızı ile sarı arası bir renk”olarak izah edilmektedir.
    Şark kaynaklarındaki Kıpçakların adı Batı kavimlerinde ve Ermenilerde farklı şekilde geçmektedir. Bu bakımdan bozkırlı Türk toplulukları arasında istisna teşkil ederler. Onlara Bizanslılar “Kumanos, Kumanoi, Cumanus, Komani”, Ruslar “Polovets”, Almanlar ve diğer bazı Batılı milletler “Falben, Falones, Valani, Valwen, Pallidi”, Ermeniler “Xarteks”, Macarlar “Kun” demişlerdir. Latin kaynaklarında Bizanslıları takiben Kuman adı geçiyor. Türkçedeki Kuman adı ise Bizans’tan alınmış olabilir.
    Ruslar, Almanlar, diğer Batılılar ve Ermeniler tarafından verilen isimler, aslında renk (sarı, sarımsı, açık sarı, saman sarısı) ifade eder. Adlarının ilk defa geçtiği Rus Kroniki’nde (1055-1056) Türkmen, Peçenek ve Tork’larla (Uz) aynı cinsten oldukları belirtilen Kumanlar, anlaşıldığına göre buralarda, daha ziyade dış görünüşleri ile tanıtılmak istenmiştir. Esasen Doğulu ve Batılı kaynaklar, Kumanların kumral saçlı ve sarışın olduklarında fikir birliği içerisindedirler.
    Pritsak, Kuman ve Kun kelimelerinin etimolojisi üzerinde durmuş ve bu konuya yaklaşımı şöyle olmuştur: Ona göre, Kuman kelimesinin sonundaki “n” harfi problem meydana getirmektedir. Karl Heinrich Menges buna şu şekilde yaklaşır: “Bu nâdir rastlanan bir isim eki, -n veya daha ziyade eski tip bir çokluk eki -an/-en olabilir. Meselâ Kaşgarlı’da da er “erkek” kelimesinin çokluğu er-en “erkekler” olarak görülür. (Devamini Oku)


sitemap