Tarih Genel | Tarih Kütüphanesi - Part 4

Logo Background RSS

» Tarih Genel

  • 18. Yüzyılın Büyük Savaşları ve Paris Antlaşması
    Yazar Tarih Ağustos 16th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    b. 18. Yüzyılın Büyük Savaşları ve Paris Barışı (1763)

    Daha önce gördüğümüz gibi, Otuz Yıl Savaşları’ndan Fransa Avrupa’nın en güçlü devleti olarak çıktı. Ama 14. Louis’in ölümünden sonra (1715) Fransa’nın askeri üstünlüğü yavaş yavaş ortadan kalkmaya ve bir uçta İngiltere, öteki uçta Avusturya güçlenmeye başladı.

                “Eski Rejim”, tümü titizlikle bağımsızlığını korumaya çalışan çok sayıda devlet üzerine oturuyordu. Fransa, 14. Louis ile bu güç dengesini bozmaya çalışmış ama İngiltere’nin 1689’da Büyük İttifaka girmesiyle güç dengesi yeniden kurulmuştu. Bunu izleyen yıllarda, Avrupa’da İspanya İmparatorluğu’nun parçalanması (1700 – 1714), Baltık’ta İsveç İmparatorluğu’nun yıkılması (1700 – 1721) ve Polonya’nın parçalanması gibi büyük çaplı düzenlemeler ile, Avrupa’nın belli başlı devletleri arasında güç dengesine dikkat edilerek yapılmıştı. Bunu izleyen Yedi Yıl Savaşları’nda (1756 – 1763) İngiltere kesin bir zafer kazandı ve Hindistan ile Amerika’da Fransız topraklarını eline geçirdi. 18. yüzyılın ikinci yarısındaysa, Doğu Avrupa’daki genişlemeden Rusya ve Prusya’nın, Avusturya’ya göre daha avantajlı çıktıkları gözlenmektedir.

                1500’lerden sonraki 300 yıllık süre içinde “Batı’nın yükselişi”, Yedi Yıl Savaşları sonunda imzalanan Paris Barış Antlaşması’nda açıkça görülmektedir. Bu antlaşmada dört büyük Avrupa devleti – İngiltere, Fransa, İspanya ve Portekiz – dünyaya kendi istedikleri gibi bir düzen vermeye çalıştılar. İngiltere ilk kez bir dünya gücü olarak tanındı ve Fransa ile yüz yıllık mücadelesi İngiltere lehine sonuçlandı. Artık bundan sonra, örneğin Asya ve denizlerinde güç dengesini sağlayacak olan Osmanlı Devleti bir yana, Portekiz ve İspanya bile değil, İngiltere idi.

                Paris Antlaşması, yalnız Avrupa’nın öteki uygarlıklara göre üstünlüğünü göstermekle kalmamış, Avrupalılar arasında 18. yüzyıl savaşlarının sınırlı niteliğini de ortaya çıkarmıştır. Önceki din savaşlarına damgasını vuran “haklılık inancı” ve savaşları yıkıcı sonuçlara götüren bağnazlık, 19. ve 20. yüzyıllarda daha da coşkulu bir biçimde yeniden belirecekse de, 18. yüzyılın bu büyük savaşlarında görülmemektedir. Otuz Yıl Savaşları’ndan sonra Avrupa devletleri arasındaki rekabet dini mücadeleye değil, kurulu ulus-devletler arasında güç dengesini sağlama temeline oturdu. Güç dengesi, 1713 Utrecht Barışı’ndan beri, Avrupa devletleri arasında barışın gereği olarak düşünüldü. Dolaysıyla, 18. yüzyıl savaşları hiçbir zaman var ya da yok olma mücadelesi biçimine dönüşmedi; bazı savaş kurallarının ortaklaşa gözlenmesiyle, yıkıcılığı azaltıldı. Ordular göreli olarak küçüktü ve amaçları da karşı tarafın toptan yok edilmesi olmadı. Üstelik din savaşlarında sivil halka verilen büyük zarar göz önüne alınarak savaş alanları sınırlandırıldı.
    (Devamini Oku)

  • Osmanlı Devletinin Avrupada Genişlemesi
    Yazar Tarih Temmuz 22nd, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Osmanlı Devletinin Avrupada Genişlemesi, Osmanlı Devletinin Avrupada İlerlemesi, Osmanlı Devletinin Avrupada Büyümesi, Osmanlının avrupada ilerlemesi, osmanlının avrupada genişlemesi, osmanlı devletinin avrupada büyümesi

    (ii) Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da Genişlemesi: Şimdiye kadarki açıklamalardan anlaşılacağı gibi, burada Osmanlıların ayrıntılı tarihe girmek, çizilmeye çalışan genel çerçevenin dışında kalmaktadır. Bu bakımdan, siyasi tarih açısından önemli bazı değerlendirmelerle yetinmek gerekiyor.

    Osmanlıların ilk üç kurucu sultanlarından Osman Gazi, küçük bir kavmin başındayken, dirayetiyle ve hoşgörülü yönetimiyle çevresindeki aşiretleri denetimi altına almış ve Osmanlı tarihine, çevresine halk toplayan bir kavmin şefi olarak geçmiştir. Orhan Gazi, babasının çevresine topladığı bu halkı devlet biçiminde örgütlemiş ve Avrupa’ya yerleşmek için ilk adımı atmıştır. Devlet kurucu olarak Osmanlıların ilk “devlet başkanı” sayılabilir. İlk geniş zaferlere girişen I. Murat, babasından devraldığı devleti, bir imparatorluk biçimine sokan sultandır. Döneminde devletin sınırları Grek yarımadası hariç hemen hemen Balkan yarımadasını içine alacak biçimde genişlemiş ve burada 5 yüz yıl sürecek bir egemenliğin ilk tohumları atılmıştır. Bu egemenlik, birbirinden çok farklı din, dil ve ırk unsurlarını aynı potada bir araya getiren yeni Osmanlı uygarlığının doğuşunu simgelemektedir.

    Osmanlıların Balkanlar’da ilerlemeye başlaması, Batı’da çöküşle aynı zamana rastladı. Esnek olmayan ve dirim gücünü yitiren Avrupa toplumu çöküşünün en alt noktasıydı. Köylüler toprak ağalarına, işçiler tüccarlara başkaldırıyordu. Kara ölüm (veba) Batı Avrupa ve Akdeniz’i mahvetmişti. Coğrafi keşifler, Avrupa’nın geriye kalan enerjisini Atlantik Okyanusu’nun ötesine götürmüştü. Bu durum, ancak Osmanlıların işine geliyordu. Osmanlıların Balkanlar’daki ilerlemesine karşı Papa urban bir Hıristiyan birliği sağlamak istediyse de, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki düşmanlık bunu engelledi: “Osmanlılar yalnızca düşmandırlar, ama hizipçi Yunanlılar düşmandan da beterdir” sözü o zamana aittir. Osmanlılar bu ayrılıktan yararlandılar ve Katolikliğe karşı Ortodoks Kilisesi’ni himayeleri altına aldılar.

    I. Murat, Balkanların himaye altındaki devletlerinin Hıristiyanlarına belirli bir hoşgörü göstererek, olası bir tepkiyi önledi. Ortodoks patriği 1385’te Papa’ya yazdığı mektupta, Sultan’ın kilisenin tam bir serbesti içinde bıraktığını söylemektedir. I. Murat ayrıca Balkanlardaki askeri sınıfın üyelerini Osmanlı Hizmetine geçirdi. Böylece, hala kendi prenslerinin komutası altında savaşan binlerce savaşkanı çok akıllı bir biçimde kullanmaya başladı. Buna karşılık onlara vergiden bağışıklık ve belirtilen devlet topraklarından yararlanma hakkı sağladı. Devletin askeri gücü daha da artırmak amacıyla babası tarafından koruma birliği olarak kurulan “yeniçeri” birliğini tam bir milis gücü biçimine dönüştürdü. Böylesine bir özümleme süreciyle uzun yıllar sağlıklı bir biçimde işleyecek olan çok ırklı, çok dinli ve çok dilli bir imparatorluğun tohumlarını atmış oldu.
    (Devamini Oku)

  • Tarihte Bugün – 20 Temmuz
    Yazar Tarih Temmuz 20th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    20 Temmuz, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 201. (Artık yıllarda 202.) günüdür. Yıl sonuna 164 gün vardır.

    ~ 20 Temmuz Tarihinde Yaşanan Olaylar ~

    1402 – Ankara Savaşı: Osmanlı İmparatorluğu sultanı Yıldırım Bayezid ile Büyük Timur İmparatorluğu sultanı Timur arasında, Ankara’nın çubuk Ovası’nda yapılan savaş.
    1871 – Britanya kolombiyası, Kanada federasyonuna katıldı.
    1881 – Amerika Birleşik Devletleri ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefi olan Sioux kabilesi lideri Oturan Boğa teslim oldu.
    1903 – Ford ilk arabasını üretti.
    1916 – I. Dünya Savaşı: Rus askerleri Ermenistan’ın Gumiskhanek kentini ele geçirdi.
    1921 – New York ile San Francisco arasında hava yolu ile posta servisi başladı.
    1936 – Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
    1940 – Danimarka, Birleşmiş Milletler’den ayrıldı.
    1944 – II. Dünya Savaşı: Adolf Hitler’e, Alman ordusundan bir albayın (Claus von Stauffenberg) önderliğinde, başarısız olarak sona eren 20 Temmuz suikasti gerçekleştirildi.
    1949 – İsrail ve Suriye, 19 ay süren savaşın ardından barış antlaşması imzaladı.
    1951 – Ürdün Kralı I. Abdullah, Cuma namazı sırasında bir Filistinli tarafından öldürüldü.
    1960 – Seylan’da (şimdiki Sri Lanka), Sirimavo Bandaranaike, dünyanın seçimle iş başına gelen ilk kadın başbakanı oldu.
    1964 – Vietnam Savaşı: Vietkong askeri birlikleri Cai Be’ye saldırdı: 11 Güney Vietnam’lı askeri personel ile 30’u çocuk 40 sivili öldürdü.
    1965 – Moskova’ya yaptığı ziyaretten dönen Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.
    1969 – Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay’a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong Ay’a ilk ayak basan insan oldu.
    1973 – Filistinli militanlar, Amsterdam’dan Japonya’ya giden Japon havayollarına ait bir yolcu uçağını kaçırarak Dubai’ye indirdiler.
    1974 – Kıbrıs Harekâtı: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın başlangıcı.
    1976 – Viking-1, 11 ay süren yolculuktan sonra Mars’a kondu ve Dünya’ya fotoğraflar aktarmaya başladı.
    1980 – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ülkelerin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımamaları gerektiğine 14-0 oyla karar verdi.
    1984 – Penthouse dergisi çıplak fotoğraflarını yayımlayınca, Miss America yarışması yetkilileri, Vanessa Lynn Williams’tan tacını iade etmesini istedi.
    1994 – Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9’un parçaları Jüpiter’e çarptı.
    1996 – İspanya: ETA bir havaalanına bomba attı: 35 kişi öldü.
    2001 – Londra Borsası halka açıldı.
    2002 – Lima’daki (Peru) bir diskotekte çıkan yangında 25 kişi öldü.
    2005 – Kanada, aynı cinsler arasında evliliğe izin veren dördüncü ülke oldu.
    2009 – 2. Ergenekon davasında emekli orgeneraller ޞener Eruygur ve Hurşit Tolon’un da aralarında bulunduğu 56 sanığın yargılanmasına başlandı. Kayıp yakınları ve İHD üyeleri sanıkların kayıplar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili de yargılanmasını istedi.

    ~ 20 Temmuz Tarihinde DOĞANLAR ~
    1754 – Destutt de Tracy, ideoloji fikrinin öncü ismi, filozof (ö. 9 Mart1836)
    1785 – II. Mahmut, 30. Osmanlı padişahı (ö. 1839)
    1822 – Gregor Mendel, Avusturyalı bilim adamı ve rahip (ö. 6 Ocak 1884)
    1847 – Max Liebermann, Alman ressam ve grafik sanatçısı (ö. 1935)
    1864 – Erik Axel Karlfeldt, İsveçli şair (ö. 1931)
    1873 – Alberto Santos-Dumont, Brezilyalı havacı (ö. 1932)
    1890 – II. Georgios, Yunanistan Kralı (ö. 1 Nisan 1947)
    1901 – Vehbi Koç, Türk sanayici ve iş adamı. (ö. 1996)
    1919 – Edmund Hillary, Yeni Zelandalı dağcı ve kâşif (ö. 2008)
    1925 – Frantz Fanon, Fransız düşünür (ö. 1961)
    1933 – Cormac McCarthy, ABD’li yazar
    1938 – Deniz Baykal, Türk avukat ve siyasetçi ve CHP eski genel başkanı
    1938 – Natalie Wood, ABD’li sinema oyuncusu (ö. 1981)
    1942 – Aysan Sümercan, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu
    1946 – Randal Kleiser, Amerikan film yapımcısı ve yönetmeni
    1948 – Carlos Santana, Meksikalı müzisyen
    1954 – Keith Scott, Kanadalı müzisyen
    1957 – Donna Dixon, ABD’li oyuncu
    1964 – Chris Cornell, ABD’li müzisyen, vokalist
    1968 – Hami Mandıralı, Türk futbolcu
    1969 – Josh Holloway, ABD’li oyuncu
    1973 – Omar Epps, ABD’li aktör ve müzisyen
    1975 – Yusuf ޞimşek, Türk Milli Futbolcu
    1975 – Ray Allen, ABD’li basketbolcu
    1977 – Kiki Musampa, Kongo asıllı Hollandalı futbolcu
    1978 – Willie Solomon, Amerikalı Basketbolcu
    1979 – Miklós Fehér, Macar futbolcu
    1980 – Gisele Bündchen, Brezilyalı model
    1985 – Gökhan çilingir, Türk sinema oyuncusu,söz yazarı
    1988 – Zilan Odabaşı, Türk sinema oyuncusudur
    1993 – Atınç Nukan, Türk futbolcu
    1994 – Maia Shibutani, ABD’li buz patenci

    ~ 20 Temmuz Tarihinde ÖLENLER ~
    1757 – Johann Christoph Pepusch, Alman besteci (d. 1667)
    1816 – Gavrila Derjavin, Rus şair, devlet adamı (d. 1743)
    1866 – Bernhard Riemann, Alman matematikçi (d. 1826)
    1923 – Pancho Villa, Meksikalı devrimci, asi, general (d. 1878)
    1926 – Feliks Dzerjinski, SSCB’de Bolşevik önder (d. 1877)
    1927 – I. Ferdinand, Romanya kralı (d. 1865)
    1937 – Guglielmo Marconi, İtalyan kaşif, Nobel Fizik Ödülü sahibi (d. 1874)
    1944 – Ludwig Beck, Nazi Almanyası döneminde asker (d. 1880)
    1945 – Paul Valéry, Fransız yazar, şair (d. 1871)
    1951 – I. Abdullah, Ürdün kralı (d. 1882)
    1955 – Kalust Sarkis Gülbenkyan, Ermeni asıllı Osmanlı Devleti vatandaşı işadamı (d. 1869)
    1959 – Musahipzade Celal, Türk oyun yazarı (d. 1868)
    1973 – Bruce Lee, çin asıllı ABD’li aktör, dövüş sanatları eğitmeni (d. 1940)
    1973 – Robert Smithson, ABD’li sanatçı (d. 1938)
    1992 – Mahmut Türkmenoğlu, Türk siyasetçi (d. 1933)
    1995 – Ernest Mandel, Belçikalı marksist teorisyen (d. 1923)
    2006 – Gérard Oury, Fransız film yönetmeni, senarist (d. 1919)
    2009 – Vedat Okyar, Eski Beşiktaş başkanı ve Beşiktaş kaptanı (d. 1945)


sitemap