Türk Tarihi | Tarih Kütüphanesi - Part 2

Logo Background RSS

» Türk Tarihi

  • Oğuz Adı Nereden Gelmektedir?
    Yazar Tarih Temmuz 23rd, 2015 | Yorum Yok Yorum var

    Oğuz Adı

    İlhanlı Devleti hükümdarlarından Gazan Han devrinde veya Gazan Han’ın halefi Olcaytü zamanında (1304–1316) yazılmış Oğuz Kağan destanında, ilk süt manasına “ağız” kelimesi “Oğuz” şeklinde belirtilmekteydi. Muasır kaynaklarda ağız kelimesine rastlanmadığı için bu ağız kelimesinin Oğuz kelimesine menşe olduğu şüphe ile karşılanmaktadır.

    Müsteşrik J. Marguart, Oğuz kelimesini OK+UZ şeklinde ayırmıştır. Bu değerlendirmeye göre Ok=ok, Uz=adam demek olup, Oğuz kelimesi “Oklu adamlar” şeklinde telaffuz edilmiştir. Fakat bu görüş de kabul görmemiştir. Çünkü Türkçe’de adam manasına gelen uz şeklinde bir kelime bulunamamıştır.

    Oğuz kelimesi Müsteşrik Nemeth’e göre Türkçe’de aynı zamanda kabile manasına gelen “OK” sözüne eski Türkçedeki çoğul eki “-z” ilavesiyle türemiş (ok-uz) olup “kabileler” manasına gelir. Bu açıklamanın doğru ve Türk Tarihinin sosyal ve siyasi gelişmesi açısından da tutarlı olduğu görülür. Oğuz kelimesinin Çince’ye “kabileler” diye tercüme edilmesi de bu görüşü destekler. Burada görülüyor ki “Oğuz” adı, aslında etnik bir isim olmayıp doğrudan doğruya “Türk Kabileleri” manasına ifade eden bir kelime durumundadır. (Devamini Oku)

  • Oğuz Boylarının Listesi
    Yazar Tarih Temmuz 23rd, 2015 | Yorum Yok Yorum var

    Oğuz Boyları Listesi

    Oğuz boyları sağ ve sol olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Sağ bölümde 12 sol bölümde de 12 olmak üzere toplam 24 oğuz boyu bulunmaktadır. Sağ bölümde bulunanlara Bozoklar sol bölümde bulunanlara da Üç Oklar denilmiştir. Bu Oğuz boylarının oluşumunda Oğuz Han Efsanesi temel alınmıştır.

    Efsaneye göre Oğuz han tanrısına ibadet ederken gök bir anda karardı ve gökten mavi bir ışık düştü. Bu ışık güneşten ve aydan parlaktı. Bu ışığın içinden bir kız çıktı. Oğuz, bu kıza aşık olur ve onla evlenir. Bu evliliğinden GÜN, AY ve YILDIZ adlarında üç çocuğu oldu. Daha sonra Oğuz bunlara BOZOK demiştir.

    BOZOKLAR (Oğuzların Sağ Kolu)

     GÜN han Oğulları (Birinci Oğlu)

    • Kayı
    • Bayat
    • Alkaravlı
    • Karaivli

    Ongun yani kutsalları “Şahin”dir.

    AY han oğulları (İkinci oğlu)

    • Yazır
    • Döger
    • Dadurga
    • Yaparlı

    Ongun yani kutsalları “Kartal”dır.

    YILDIZ han oğulları (Üçüncü oğlu)

    • Avşar
    • Kızık
    • Beğdili
    • Karkın

    Ongun yani kutsalları “Tavşancıl”dır.

    Oğuz yine bir gün avlanmaya çıktı. Bir gölün kenarına vardı. Gölün ortasındaki ağacın altında oturan bir kız görüp ona da âşık oldu. Onunla da evlendi. Bu evliliğinden GÖK, DAĞ ve DENİZ adını verdikleri üç oğlu oldu. Oğuz, bu oğullarına daha sonra ÜÇ OKLAR adını vermiştir. (Devamini Oku)

  • Türklerin İslamiyete Girişini Kolaylaştıran Nedenler
    Yazar Tarih Kasım 30th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Türklerin İslamiyete Girişini Kolaylaştıran Nedenler

    İslâmiyet büyük ölçüde Müslüman Arapların siyasî hakimiyet kurdukları sahalarda yayılmış olduğu halde siyasî hakimiyet tesis edilmeden İslâm’ın yayıldığı topraklar ise başta Türk ülkeleri olmak üzere Güney Doğu Asya’dır.

    İslâm dini Müslümanların fethettiği topraklarda cebir ve tehdit yoluyla değil gönül hoşluğuyla yayılmıştır. Zaten insanlara baskı yaparak İslâmiyeti kabul ettirmek bizâtihi Kur’an-ı Kerîm’in ruhuna aykırıdır. Çünkü “Dinde zorlama yoktur” (Bakara, 2/256).

    Kâinâtın ezelî ve ebedî Gök-Tanrı tarafından idare edildiğine inanan Türkler zamandan ve mekândan münezzeh, her türlü yorum ve tasavvurdan uzak ilâh fikrini İslâm’ın Allah inancında buldukları için Müslümanlığı benimsemekte zorlanmadılar.

    Allah’ın sıfatları, ahiret hayatı, ruhun ebedîliği, kıyamet hayatı, kadere iman, ahlak anlayışı sevap-günah, cennet, cehennem, şehitlik, aile hayatı, fetih felsefesi, cihad, adalet, hakimiyet, vatan sevgisi istiklâl aşkı ve şûra gibi çeşitli konularda İslâm dininin ortaya koyduğu prensip ve esaslarla Türklerin benimsemiş olduğu inanç sistemi ve ilkeler arasında büyük bir uyum olması onların İslâm’a bakış açılarını etkilemiş ve diğer dinlere tepki göstermelerine rağmen İslâmiyete karşı çıkmak şöyle dursun kendi istek ve irâdeleriyle rahatlıkla benimseyip kabul etmişlerdir. (Devamini Oku)


sitemap