Tarih Kütüphanesi - Part 3

Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MAIL
Forum

  • Türklerin Kullandığı Takvimler
    Yazar: | Tarih: 14 Temmuz 2018 | Yorum Yok Yorum var

    Türklerin Tarih Boyunca Kullandığı Takvimler

    Güneş Esaslı Takvimler: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşünü esas alan takvimlerdir. Dünya, güneş etrafında bir turunu 365 gün 6 saatte tamamlar.

    Ay Esaslı Takvimler: Ayın dünya etrafındaki turlarını esas alan takvimlerdir. Ayın, dünyanın etrafında 12 kez dönmesi 354 gün sürer.

    1) 12 Hayvanlı Türk Takvimi

    • Türklerin kullandığı ilk takvimdir. Kendileri yaptığı için Türklerin milli takvimidir.
    • Güneş esaslı takvim olup bu takvimde 1 yıl 365 gün 5 saatir.
    • Türkler bu takvimde her yıla bir hayvan ismi vermişlerdir. 12 yılda bir hayvan ismi değişmiştir. (yılan yılı, köpek yılı, sıçan yılı, at yılı, koyun yılı vs.)
    •  Bu takvimde aylar ise sayılar olarak belirtilmiştir.
    • Bu takvimi tarihte; Kök Türkler, Uygurlar, Tuna Bulgarları ve İtil Bulgarları kullanmıştır.

    2– Hicri (Kameri) Takvim

    • Ay esaslı takvimdir. (Türklerin ay esaslı olarak kullandıkları tek takvimdir.)
    • Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra kullandığı takvimdir.
    • Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye 622 yılında yaptığı göç olan Hicret’i, takvimin başlangıcı kabul edilir.
    • Hicri Takvim, Hz. Ömer Döneminde oluşturulmuştur.
    • Bu takvimde 1 yıl 354 gündür.
    • Günümüzde sadece kandil, bayram gibi dini işlerde kullanılmaktadır.

    (Devamini Oku)

  • Tarih Yazıcılığı Türleri
    Yazar: | Tarih: 14 Temmuz 2018 | Yorum Yok Yorum var

    1- Hikâyeci (Rivayetçi) Tarih

    • İlk çağlarda ortaya çıkmış tarih yazımı çeşididir.
    • Hikâyeci tarih anlayışında olaylar, hikâye yoluyla anlatılmış ve daha çok efsanelere yer verilmiştir.
    • Hikâyeci tarih anlayışında yer ve zaman belirtildiği için masallardan bu yönüyle ayrılır.
    • Hikâyeci tarihin ilk temsilcisi de “Tarihin babası” olarak bilinen Heredotos’tur. (Heredot)

     

    2- Öğretici (Pragmatik-Faydacı-Didaktik) Tarih

    • Geçmişten ders çıkarmak, topluma ahlaki ve milli değerleri benimsetmek amacıyla yazılan duygusal tarih yazıcılığıdır.
    • Öğretici tarih anlayışında eserlerde nasihatler yer alır.
    • Başarısızlıklara çok az yer verilirken başarılara ve kahramanlara büyük yer verilmiştir.
    • Öğretici tarih yazımının temsilcisi de “Thukydides”tir.

     

    3- Kronik Tarih

    • Kronik tarih anlayışında olayları, oluş sırasına göre yani gerçekleştiği tarihe göre sıralanır.
    • Kronik tarih anlayışında, her yılın olayları, aralarında bağlantı olmadan, yorum yapılmadan, neden-sonuç ilişkisi verilmeden yazılır.
    • Kronik tarihin en güzel örnekleri; Anadolu uygarlıklarından biri olan Hititlerin tanrılarına hesap vermek amacıyla yazdıkları “anallar” (yıllıklar)dır.

    (Devamini Oku)

  • İtil (Volga) Bulgarları ve İslamiyet
    Yazar: | Tarih: 9 Temmuz 2018 | Yorum Yok Yorum var

    İtil (Volga) Bulgar Hanlığı’nda İslâmiyet

    “Benim elimle Tâlût adında bir Bulgar Müslüman oldu. Ona Abdullah adını verdim. Bu adamın karısı, anası ve çocukları Müslüman oldular. Ona “Elhamdü lillah.” ve “Kul huvallahü ahad.” surelerini öğrettim. Bu iki sureyi öğrenmekten dolayı duyduğu sevinç, Bulgar hükümdarı olsa duyacağı sevinçten daha fazla idi.”  (İbn Fadlân -Seyahatnâmesi)

    “Bulgarlar Türk Tarihinin umumî cereyanında büyük bir mevki sahibi değillerse de ilk evvel heyet-i mecmualarıyla İslâmiyet’i kabul etmeleri itibarıyla Türk ve İslâm Tarihinde mevkîleri vardır. (Fuat Köprülü – Türkiye Tarihi adlı eserinden) 

    Bu makalede, isminden de anlaşılacağı üzere, İdil (Volga) Bulgarları sahasında İslâmiyet’in kabulü konusu değerlendirilmeye çalışılacaktır. Ülkemizde Bulgarlar hakkında yapılan araştırmalar hem sayıca çok az ve hem de meselenin muhtelif noktalarını açıklamaktan oldukça uzaktırlar. Bizim dikkatimizi çeken husus Bulgarların İslâmiyet’i kabulü ve İdil (Volga) Bulgar Hanlığı’nın hangi tarihten itibaren bağımsız bir devlet olarak kabul edilebileceği konularında, özellikle çelişkili görüşlerin bulunduğu yönündedir. Bu nedenle bu küçük boyutlu çalışmamızda biz, bu konulardan birincisine açıklık getirmek istiyoruz. Böylelikle, özelde İdil (Volga) Bulgarlarıyla ilgili değerlendirme eksikliklerini giderme yönünde bir adım atmış olacağımız gibi, ayrıca Türkler arasında İslâmiyet’in gönül rızası ve serbest kabul ile yayıldığının önemli bir örneğini de ortaya koymuş olacağız. (Devamini Oku)


sitemap